Posttravmatik baş AĞrilari doç. Dr. Sabahattin saiP



Yüklə 62.1 Kb.
Pdf просмотр
tarix10.03.2017
ölçüsü62.1 Kb.

 

1

POSTTRAVMATİK BAŞ AĞRILARI 



 

Doç. Dr. Sabahattin SAİP 

İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Nöroloji  Anabilim Dalı 

 

   


       Kafa  ve  boyun  travmaları çağımızın en önemli sorunlarındandır. Özellikle trafik 

kazaları ve iş kazaları nedeniyledir. Kafa travması insidansı Kuzey Amerika’da 100.000’de 

200, Avrupa’da ise bu oran 100,000’de 350 dir. Ülkemizde kesin rakamlar olmamakla birlikte 

yaşadığımız trafik kargaşasında ve iş yeri güvenliklerinin yetersizliğinden dolayı Avrupa 

insidansından yüksek olması beklenir. Bu da her yıl yaklaşık 250.000 kişinin kafa travmasına 

maruz kaldığı anlamına gelir. Kafa travmalarının yaklaşık %80’i hafif, %10’u orta, %10’da 

ağır,ciddi olarak değerlendirilir.Bir başka deyişle öldürücü olabileceği gibi, sakat bırakıcı yada 

çoğunlukla gözardı edilen belki hayatını tehdit etmeyen ancak yaşam kalitesini etkileyen 

değişik nöropsikiyatrik sorunlarla sonuçlanır.Gerçekten özellikle trafik kazaları sonucu ölüm 

tüm dünyada sıktır ve ölüm nedenleri arasında dördüncü sıradadır. Ölüm yada ciddi 

özürlülüğün nedeni de genellikle baş ve boyun yaralanmalarıdır. Bu nedenle olsa gerek kaza 

geçirmiş kişilere acil servislerde bu gözle bakılıp değerlendirilir. Bilinç durumuna göre ,hayati 

tehlikesi var yada yok olarak değerlendirilerek kişiye yaklaşılır. Bu yaklaşımla, yukarıda da  

söz edildiği gibi %80’ninde olay hafif atlatılmıştır. Hayati tehlikeleri ve hastaneye yatarak 

tedavi görmeleri gerekmemektedir.Ancak bu hiç bir şey olmamışçasına kişilerin evlerine ve 

işlerine rahatça gönderilmeleri anlamına gelmemeli. Bazılarında kısa süreli bazılarında uzun 

süreli, belki de tüm yaşamlarını etkileyecek değişik sorunlar ortaya çıkabilir. Posttravmatik 

sendrom,olarak değerlendirilen bu durum baş  ağrısı, bilinç değişiklileri, duygu durum 

değişiklikleri, başdönmesi, bulantı, kusma  gibi değişik nöropsikiyatrik semtomatolojilerden 

oluşur. Baş ağrısı en önde gelen yakınmadır. Yapılmış değişik çalışmalarda kafa tavmaları 

sonucu baş  ağrısı görülme sıklığı %30 ile %90 gibi değişik oranlar bildirilmiştir.  Tüm bu 

rakamlar kafa travmalarına sadece hayati tehlike var-yok penceresi dışında da yaklaşmak 

gerektiğini göstermektedir. Zira gözardı edilen bu sorun gereksiz incelemeleri ve beraberinde 

iş günü kayıpları ile birlikte ciddi bir ekonomik yük getirmektedir. 

        Kafa  yada  boyun  travması sonucu ortaya çıkan baş  ağrısının nedeni tam olarak 

bilinmemektedir. Değişik mekanizmalar rol oynamaktadır. Kafatasını çevreleyen dokuların ve 

komşu organların ağrıya duyarlılıklarından ötürü her seferinde bir başka neden söz konusu 

olabilir. Bu yapıların travmaya bağlı olarak yaralanmaları, enflamasyona maruz kalmaları, 

itilmeleri, basıya uğramaları, kafa içi basınç değişiklikleri, meningslerin etkilenmesi, kafa içi 

ve dışı vasküler yapılarda meydana gelebilecek değişiklikler (kanama, tromboz) başlıca ağrı 

nedenleridir. Baş ağrısının tek bir nedeni, mekanizması olmadığına göre, ağrının da benzer, 

tek karakterde olmayacağı beklenir. Gerçekten kafa travması sonucu ortaya çıkan başağrısı 

değişik biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. En sık olarak bilinen primer baş  ağrılarını  taklit 

etmektedir. En sık olarakta gerilim tipi baş  ağrısı özellikleriyle karşımıza çıkmaktadır. 

Yapılmış değişik çalışmalarda posttravmatik baş  ağrılarının % 85’i gerilim tipi, %8’i 

servikojenik tipte, %1-2’si de migren benzeri olarak ortaya çıktığı bildirilmiştir. Yine çok 

seyrek olarak küme baş ağrısı bildirilmiştir. 

       Baş ve boyun travması sonrası baş  ağrısının ortaya çıkmasında, kişiden kişiye 

değişmekle birlikte, değişik  faktörlerin kolaylaştırıcı rol oynadıkları gözlenmiştir. Kadınlarda 

daha sık görülmekte, ileri yaşta daha çabuk, daha kolay ortaya çıkmakta  ve tam olarak 

iyileşme daha az olmaktadır. Kafa travmasının oluş biçimi, Başın rotasyona uğraması ve 

kapalı travma, ağrının ortaya çıkmasında önemli rol oynamaktadır. Travmanın  şiddeti ve 

posttravmatik sendromun şiddeti ile baş ağrısının ortaya çıkması arasında bir ilişkinin varlığı 

gösterilememiştir.Hatta bazı çalışmalar travmanın  şiddetli olması ile ağrının ortaya çıkması 

arasında ters orantılı ilişki bildirmişlerdir.Diğer taraftan çok hafif travma sonrası ortaya çıkan 

ağrının,travmayla ne kadar ilişkili olduğu tartışmalıdır. Travma öncesi olmayan ve hemen 

sonrası günler içerisinde ortaya çıkan ağrıyı posttravmatik olarak yorumlamak her zaman 


 

2

kolaydır. Ancak travmadan haftalar,aylar sonra ortaya çıkan ağrıyı,travmayla ilişkilendirmek 



her zaman kolay olmamaktadır.  

       Durum böyle olunca söz konusu ağrının ne kadarı travmaya bağlı, ne kadarı primer baş 

ağrısı tartışması yapılabilir. Uluslararası baş ağrısı derneği kafa yada bayun travması sonrası 

ortaya çıkan vede travmanın etkileri ortadan kalktıktan sonra ağrının geçmesi koşuluyla 

posttravmatik baş  ağrısından sözedilebileceğini belirlemiştir. Bu derneğin baş  ağrıları 

sınıflamasına göre posttravmatik baş  ağrıları sekonder baş  ağrılarının ilk sırasında yer 

almaktadır. Bu bölümde baş ve boyun travmaları sonucu ortaya çıkan ağrılar, aşağıda 

görülen, 7 alt başlık altında yer almaktadır. Öncelikle akut ve kronik posttravmatik baş ağrısı  

olarak tanımlanmış ve incelenmiştir. Biz de burada bu yolu izlemek durumundayız. 

   


1-  Akut posttravmatik baş ağrısı 

2-  Kronik posttravmatik baş ağrısı 

3-   Wiplash İncuriye bağlı akut baş ağrısı 

4- Wiplash İncuriye bağlı cronic baş ağrısı 

5-  Travmatik intrakraniyal hematoma bağlı baş ağrısı (Epidural,subdural)  

6- Baş ve boyun travmasına bağlı diğer nedenli baş ağrıları 

7- Post-kraniyotomi baş ağrısı            

 

AKUT POSTTRAVMATİK BAŞ AĞRISI 

         Akut  posttravmatik  baş  ağrısı, kafa yada boyun travması sonucu ortaya çıkan ve bir 

süre sonra, travmanın etkilerinin ortadan kalkmasıyla tamamen geçen durumdur. 

 

Uluslararası baş ağrısı derneği ,akut posttravmatik baş ağrısını tanımlamış ve tanı kriterleri 



oluşturmuştur. Yenilenmiş 2003 sınıflamasına göre aşağıdaki kriterlere uyan baş  ağrısını 

akut posttravmatik olarak değerlendirmekteyiz. 

     I- Orta veya ciddi kafa travmasına bağlı posttravmatik baş ağrısı 

A-  Tipik özellik göstermiyen ve C ve D kriterlerini içeren baş ağrısı 

B- Aşağıdakilerden en azından bir özelliği içeren kafa travması 

1-30 dakikadan fazla süren bilinç kaybı 

2-Glasgow koma skalasının 13’ün altında olması 

3-48 saat ve daha fazla süren amnezi 

4-Görüntüleme yöntemleriyle travmatik beyin hasarının gösterilmesi. (serebral 

hematom, intraserebral kanama ve/veya subaraknoid kanama, beyin kontüzyonu 

ve/veya kafatası fraktürü.) 

C- Kafa travması sonrası 7 gün içinde veya bilincin geri dönmesi sonrası ortaya 

çıkan baş ağrısı. 

D- Kafa travmasından 3 ay sonra baş ağrısının geçmesi 



     II-Tipik özellik göstermeyen ve C ve D kriterlerini içeren baş ağrısı 

 B -Aşağıdaki özellikleri içeren kafa travması 

1-Hiç bilinç kaybı olmaması yada 30 dakikadan kısa süren bilinç kaybı 

2-Glasgow koma skalasının 13 ve üzerinde olması 

3-Kontüzyon düşündürten semptom ve/veya belirtilerin olması  

 C- Kafa travması sonrası 7 gün içinde ortaya çıkan baş ağrısı. 

 D- Kafa travmasından 3 ay sonra baş ağrısının geçmesi 

  

      İster hafif ister ciddi travma sonrası bir hafta içinde ortaya çıkan vede 3 ay gibi bir süre 



içinde geçen ,kaybolan baş    ağrıları söz konusudur. Ortaya çıkan ağrının özellikleri bilinen 

primer baş  ağrılarını (Gerilim baş  ağrısı,Migren, ve diğer) taklit edebilir. Bir başka deyişle 

ağrının kendine has tanı koydurucu özellikleri yoktur. Travmaya bağlı olarak ortaya çıktığının 

kanıtı, travma öncesi böyle ağrıların olmaması, olsada travma sonrası karakter değiştirmiş 

olaması vede travmadan 3 ay kadar sonra tamamen geçmiş olmasıdır. 

             Kafa  yada  boyun  travması sonrası hemen   ortaya çıkan baş  ağrısının nedeni tam 

olarak bilinmemektedir. Değişik mekanizmalar rol oynamaktadır.Kişiden kişiye farklılıklar 


 

3

olabilir. Bu nedenledir ki ağrı karşımıza değişik karakterlerde çıkmaktadır. Değişik 



spekülasyonlar yapılabilir. Ancak ağrının nedeni aşağıdaki olasılıklardan biri sorumlu olabilir. 

1-Kafatasını çevreleyen ve ağrıya duyarlı kas-iskelet ve diğer yumuşak  dokuların 

travmaya    

   bağlı olarak etkilenmeleri sonucu yansıyan ağrı, 

2-Travmaya bağlı olarak gelişen epidural,subdural veya subaraknoid kanamanın 

meningeal 

    nossiseptiv afferentleri uyarması,aktive etmesi, 

3-Kafa içi basınç artmasına bağlı olarak ağrıya duyarlı intra kraniyal yapıların  

   gerilmesi,itilmesi, 

4-Kafa içi basınç azalması, 

5-Travmatik venöz sinüs trombozuna bağlı olarak trigemino-vasküler sistemin 

aktivasyonu. 

                                                            KLİNİK 

 

         Klinik  özellikler  açısından bakıldığında primer baş  ağrılarını taklit etmektedir. 

Özelliklede 

1-Gerilim tipi posttravmatik baş ağrısı   

2-Migren tipi posttravmatik baş ağrısı   

3-Küme tipi posttravmatik baş ağrısı   

 

       Gerilim tipi posttravmatik baş  ağrısı  en sık olarak görülendir. Değişik çalışmalarda 



%80-90 olarak bildirilmiştir.Ağrının özelliği künt, dolgunluk ve basınç tarzındadır. Genellikle 

tüm başta hissedilir, başı çepeçevre sıkıyorlarmış gibidir. Ağrı hafif yada orta şiddettedir. 

Epizodik olabileceği gibi süregen de olabilir. Ağrıya seyrek olarak bulantı  eşlik edebilir. 

Seyrek olmamakla birlikte boyun travmasına bağlı olarak (%8-10) benzer ağrı ortaya 

çıkabilir.Bu durumda ağrı enseden başlar ve frontal bölgeye yayılım gösterir.Ağrı yine gerilim 

tipi baş ağrısı özelliklerini gösterir ve genellikle boyun hareketleriyle tetiklenir. 

     Migren tipi posttravmatik baş  ağrısı  %2,5-5 oranında görülür. Tekrarlayıcı genellikle 

tek taraflı yarım baş  ağrısı  şeklindedir.Zonklayıcı karakterde olup,ağrıya bulantı,kusma ve 

foto-fonofobi eşlik edebilir. Orta ,şiddetli olan ağrı baş hareketi ve egzersizle artma eğilimi 

gösterir.Ağrının başlayacağı genellikle kişilerce anlaşılır. Hafiften başlar. Önce boyun ,yada 

şakaklarda huzursuzluk hissiyle başlar ve saatlar içersinde şiddetlenir. 24-72 saat sürebilir. 

Kişiler bu dönemlerini sessiz , karanlık bir ortamda geçirme eğilimindedirler.Ağrı sonrası bir 

gün kadar süren halsizlik olabilir. 

      Küme tipi posttravmatik baş ağrısı  görülme sıklığı ile ilgili veri yoktur. Olgu bildirimleri 

söz konusudur. Tüm özellikleriyle primer küme baş  ağrısına benzemektedir.Ağrı  kısa süreli 

(30dk-2saat) ve bazen aynı gün içerisinde tekrarlama eğilimindedir. Oyucu,zonklayıcı ve çok 

şiddetli olan ağrı periorbital ve frontotemporal yerleşimlidir. Ağrıya genellikle gözde sulanma 

,kızarma, ptozis,miyozis ve burunda tıkanıklık,akıntı gibi lokal otonom bulgulardan bir yada 

birkaçı eşlik eder. 

      Klinik  olarak  önemli  bir  durum  da  baş ve boyun travmaları sonucu aşırı analjezik 

kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan baş  ağrılarıdır. Genellikle yanlış olarak gerilim tipi 

olarak değerlendirilir. Ağrı genellikle sabah başlar ve tüm gün sürer. Tüm başta ve basınç 

hissi tarzındadır.Gerilim tipi baş ağrsından ayırdedilmesi,analjezik kesilmesi sonrası ağrının 

geçmesiyledir. 

 

TANI 

Akut posttravmatik baş  ağrılarının nedenleri arasında ciddi ve hızla tedavi gerektirir 

durumlar olabileceğinden kişilerin öyküleri özenle alınmalı, nörolojik bakıları özenle yapılmalı 

ve gerekli tetkiklerin  yapılması hızla planlanmalıdır. Kafa tabanı kırıklarının, travmaya bağlı 

hematom, lokal kontüzyon veya hidrosefalinin görüntülenmesi için bilgisayarlı beyin 

tomografisi yardımcı olur. Kraniyal magnetik rezonans görüntüleme ise nonhemorajik lokal 

kontüzyonları daha iyi göstermektedir. Eğer boyun travması söz konusu ise servikal bölgeye 

yönelik görüntüleme (direkt grafi,bilgisayarlı tomagrafi) incelemelrinden yararlanılmalıdır.  İlk 



 

4

planda bu tetkiklerin normal olması günler içerisinde başağrısının seyir değiştirmesi yada 



nörolojik muayenede yeni bulgu saptanması tekrar durum değerlendirmesi yapılmalı ve  eğer 

gerek görülürse bazı  tetkikler yenilenmelidir. 



PROGNOZ 

Travmadan hemen sonra bilinç kaybının eşlik etmediği gençlerde kısa sürede tam 

iyileşme görülür.Bir haftatdan fazla sürmez.Eğer olaydan sonra 60 dakikaya kadar süren 

amnezi söz konusu    ise iyileşmede gecikecektir. 2 ile 3 ay sürebilir. Daha ciddi durumlarda 

iyileşme de gecikecek ve aylar sonra olacaktır. Yaşlılarda görece olarak daha uzun 

sürebilir.İyileşmeyi  süresini belirleyen faktörler arasında, kişinin ve sosyal çevresinin 

özellikleri de belirler.  

 

TEDAVİ 

Akut posttravmatik baş  ağrısında tedavi yaklaşımı tamamen ağrının tipine,şiddetine 

ve süresine bağlıdır.İlk basamak olarak basit analjezikler (asetil salisilik asit 500-

1000mgr/gün, parasetamol 500-1500 mgr/gün) veya nonsteroid antienflamatuarlar (NSAİ) 

(naproksen 500-1000mgr/gün, diklofenek 50-100mgr/gün, ibuprufen 400-600mgr/gün vd.) 

kullanılabilir.Kombinasyonlardan kaçınılmalıdır. Ağrının uzun sürmesi durumunda sürekli 

analjezik kullanımı ve buna bağlı baş  ağrısı tehlikesi göz ardı edilmemelidir.Bu nedenle 

ağrının bir aydan fazla sürmesi durumunda ağrının tipinin belirlenmesi ve duruma göre uygun 

profilaktik tedavinin başlanması uygun olacaktır. 

Eğer söz konusu baş  ağrısı gerilim tipindeyse o zaman profilaktik olarak vede 

kontrendike bir durum sözkonusu değilse tisiklik antidepresanlar, özellikle amitriptilin (50-

100mgr./gün) kullanılabilir. Bunlar kullanılamıyorsa yada kişide ağrı  dışında  değişik 

çökkünlük belirtileri de varsa o zaman serotonin geri alım inhibitörleri (SSRİ) kullanılabilir.  

          Posttravmatik migren benzeri baş ağrısı söz konusu ise ağrıya  yönelik olarak bir basit 

analjezik veya NSAİ ile birlikte bir antiemetik (domperidon veya metoklopramid, 10-

20mg/gün) kullanılabir. Eğer ağrı atakları  sık ise ozaman profilaktik tedavi planlanmalıdır. 

Kişinin durumuna göre trisiklik antideprasanlar, beta adrenejik blokerler(propranalol veya 

metoprolol), Na valproat, gabapentin ve topiramat gibi antiepileptiklere de başvurulabilir. 

         Boyun travmasına bağlı başağrısı söz konusu ise vede baş hareketleriyle ağrı artıyorsa 

uygulanan analjezik tedaviye ek olarak boyun hareketlerini sınırlayan kolar önerilebilir. Ancak 

boyun kas atrofisi tehlikesine karşın uzun süreli kullanımdan kaçınılmalıdır. Yine eğer 

oksipital-boyun bölgesinde ağrıyı tetikleyen hassas nokta saptanır ise, uygun koşullarda lokal 

anestetik uygulanabilir. 

Akut posttravmatik baş  ağrısıyla uğraşır iken öncelikle kişiye zarar vermeme ilkesini 

hep akılda tutmalıdır. Bu nedenle kesinlikle hastaya opioid analjezikler kullanılmamalıdır. 

Yine uzun süreli benzodiyazepin, nöroleptik kullanımından israrla kaçınılmalıdır.  İlaca bağlı 

baş ağrısı riskini akıldan çıkarmamalı ve bu nedenle herhengi bir analjeziği 4 haftadan fazla 

kullanmamalı, kombine preperatlardan, barbitürat ve ergo türevlerinden özellikle 

kaçınılmalıdır.Boyun travmalarında traksiyon gibi agresiv yaklaşımlardan ve uzun süreli kolar 

uygulamasından kaçınılmalıdır. 



 

KRONİK POSTTRAVMATİK BAŞ AĞRISI 

Sıklıkla posttravmatik sendromun bir paraçası olarak karşımıza çıkar.  İsminden de 

anlaşılacağı gibi olaydan hemen sonra başlayıp 3 aydan uzun süren ağrılar söz konusudur. 

Olayın yasal,adli boyutuyla mı ilişkili, yoksa gerçekten posttravmatik baş ağrısı mı sorusuna 

iyi yanıt aranmalı. Zira gereksiz tetkiklerle hem ekonomik , hem de zaman kaybı olabilir. 

Uluslararası başağrısı derneğinin 2003 sınıflamasına göre tanı kriterler aşağıda verilmiştir. 

Burada da travmanın hafif yada şiddetli olmasına göre iki ayrı grup oluşturulmuştur. 

    


  I- Orta veya ciddi kafa travmasına bağlı posttravmatik baş ağrısı 

E-  Tipik özellik göstermeyen ve C ve D kriterlerini içeren baş ağrısı 

F- Aşağıdakilerden en azından bir özelliği içeren kafa travması 

1-30 dakikadan fazla süren bilinç kaybı 

2-Glasgow koma skalasının 13’ün altında olması 


 

5

3-48 saat ve daha fazla süren amnezi 



4-Görüntüleme yöntemleriyle travmatik beyin hasarının gösterilmesi. (serebral 

hematom, intraserebral kanama ve/veya subaraknoid kanama, beyin kontüzyonu 

ve/veya kafatası fraktürü.) 

G- Kafa travması sonrası 7 gün içinde veya bilincin geri dönmesi sonrası ortaya 

çıkan baş ağrısı. 

H- Kafa travmasından 3 ay sonrasında da   baş ağrısının geçmemesi, sürmesi.  

 

.ll-Hafif kafa travmasına bağlı başağrısı 



 A- Tipik özellik göstermiyen ve B,C ve D kriterlerini içeren başağrısı 

 B - Aşağıdaki özellikleri içeren kafa travması 

1-Hiç bilinç kaybı olmaması yada 30 dakikadan kısa süren bilinç kaybı 

2-Glasgow koma skalasının 13 ve üzerinde olması 

3-Konküzyon düşündürten semptom ve/veya belirtilerin olması  

 C- Kafa travması sonrası 7 gün içinde ortaya çıkan başağrısı. 

 D- Baş ağrısının travmada 3 ay sonrasında da sürmesi. 

         Kriterlerden de anlaşılacağı gibi akut olandan farkı sadece 3 aydan fazla sürmesidir. Ne 

kadar sürdüğü konusunda değişik veriler bildirilmiştir. Şöyleki 6 ay ve üzeri %25-%35, 1 yıl 

ve üzeri % 20, 2 yıl %25, 4 yıl kadar süren de % 20 gibi oranlar sözkonusudur.Ortaya 

çıkmasının ve uzun sürmesinin nedenleri arasında olayın adli yanı  dışında değişik risk 

faktörlerinin olabileceği üzerinde durulmuştur. Kadınlarda,ileri yaşlarda,düşük 

sosyoekonomik ve eğitim görmüşlerde daha sık görülmekte ve uzun sürmektedir. Travmanın 

orta şiddette olması, sonrasında ortaya çıkan amnezi ve bilinç kaybının kısa sürmüş olması 

da   posttravmatik baş  ağrısı görülmesi açısından ,daha ciddi travmalara göre risk faktörü 

olarak bildirilmiştir. Yine tekrarlayıcı travmaların da sorumlu olabileceği üzerinde 

durulmaktadır. Ancak en önemli faktör altta yatan psikolojik ve psikiyatrik nedenlerdir. 

Özellikle posttravmatik depresyonun, stress bozukluğunun varlığı, düşük IQ, premorbit kişilik 

yapısı ciddi risk oluşturmaktadır. Yine , özellikle işinde başarılı olamamış, sabit bir işte 

tutunamamış kişiler yaşamış oldukları bu durumu kendilerine ekonomik kazanç ve işe 

gitmeme yönünde fırsat olarak görebilirler, buda baş ağrılarının ve diğer yakınmaların uzun 

sürmesine hatta kalıcı olmasına neden olabilir.  



                                  

                                                PATOFİZYOLOJİ 

 

        Baş ve boyun travması sonrası kronik dönemde ortaya çıkan baş  ağrısının ön planda 

olduğu semptomların patofizyolojisi konusunda aksonal yıkım,serebral metabolik ve 

hemodinamik değişiklikler, yumuşak doku yaralanmaları üzerinde durulmaktadır. Travma 

sonrası 1 ile 3 ay içinde ileri görüntüleme yöntemleriyle özellikle subkortikal gri maddede 

anormallikler ve serebral metabolizmada değişiklikler saptanmıştır. Elektroensefalografi 

(EEG) ile beyin elektriksel aktivitesinde değişiklikler bildirilmiştir. Ancak tüm bunlar ortaya 

çıkan semtomları açıklamak için yetersiz kanıtlardır. Özellikle kişinin psikososyal durumunun 

beirleyici olduğu üzerinde duranlar çoğunluktadır. Aslında tek bir neden sözkonusu değildir. 

Belli ki değişik faktörlerin bir araya gelmesi posttavmatik sendromu doğurmaktadır.   



                                            

KLİNİK 

      Klinik olarak ortaya çıkan baş ağrısı akut travma sonrası görülenden farklı değildir. Yine 

bilinen primer (Gerilim tipi baş  ağrısı, migren.. gibi)baş  ağrılarını taklit edebilir.Tek farklılık 

migren benzeri baş  ağrısı akut olarak ortaya çıkandan daha sıktır. Özellikle boks 

yapanlarda,futbol,voleybol, basketbol gibi spor yapan ve aralarla kafa darbelerine maruz 

kalanlarda migren benzeri ağrılar görülmektedir. Travmanın tetiklediği migren olarak 

tanımlanmaktadır. Ailede migren olması risk faktörü oluşturmaktadır. Kronik posttravmatik 

baş ağrılarının %15-20’i migren benzeri ağrılardır. 



 

TEDAVİ 

 

 

6

      İster akut, ister kronik dönemde ortaya çıkan baş  ağrıları primer baş  ağrılarına 



benzediğinden tedavi yaklaşımı, yukarıda söz edildiğinden farklı değildir. Ancak, kronik 

dönemde ortaya çıkan ağrı posttravmatik sendromun sadece bir parçası olduğundan bütün 

olarak değerlendirmek doğru olacaktır.  

 

POSTKONTÜZYO SENDROM 

      Baş ağrısı, baş ve boyun travması sonrası görülen en önemli semptomlardan biri olmakla 

birlikte, tek başına görülmesi seyrektir. Travmanın oluş biçimi, travmadan sonra geçen 

zaman ve yaşananlara göre değişmekle birlikte dizzines, anosmi, görme bulanıklığı, fotofobi 

ve fonofobi görülebilir. Ayrıca uykusuzluk, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık,anksiyete 

,depresyon gibi değişik psikosomatik semptomlar görülebilir. Kişiden kişiye yakınmalarda 

farklılıklar olabilir. Yukarıdada söz edildiği gibi baş  ağrısı en sık görülür. % 90 ve üzerinde 

baş  ağrısı ,%50 gibi dizines,%14 görme bulanıklığı,%5 anosmi,%7 fotofobi,%15 fonofobi  

görülür. %80 ve üzeri uyku bozukluğu, konsantrasyon güçlüğü, libido azalması,apati, 

anksiyete, unutkanlık,kişilik değişikliği,depresyon, fatig gibi psikosomatik yakınmalardan bir 

veya birkaçı görülebilir. 

     Ağır travmalar sonrası başın akselarasyon-deselarasyonuna bağlı olarak özellikle kortikal 

mikrohemorajiler, aksonal etkilenme,ödem klinik olarak ortaya çıkan semptomlardan sorumlu 

olabilir. Oluşan hasarın lokalizasyonu, boyutu semtomların çeşitliliğini ve ne kadar süreceğini 

belirleyen faktörlerdir. Özellikle orbitofrontal ve ön temporal bölgelerin etkilenmesi bilişsel ve 

davranışsal sorunların görülmesine neden olmaktadır. Yakınmaların uzun sürmesinin diğer 

nedenleri arsında yaş önemli faktördür.Yaşlılarda, gençlere göre sorun daha israrcı hatta 

kalıcı olma eğilimindedir. 

     Hafif,  orta  şiddette yaralanmalar sonrası ortaya çıkan tablonun açıklaması daha 

zordur.Zira bu durumda organik nedelerden çok, kişinin psikososyal yapısı, çevresi vede 

özellikle kazadan dolayı ortaya çıkan hukuksal sorunlar belirleyici rol oynamaktadır.Tazminat 

davalarının uzun sürmesi oluşan tablonun da uzun sürmesini getirir. Kişinin bu durumu bir 

taraftan sosyal açıdan çevresine karşı kullanması, diğer taraftan kendisi lehine ekonomik 

çıkar edinme olarak değerlendirmesi sorunun iyice komplike hal almasını da beraberinde 

getirecektir. Bu nedenle  değişik yakınmaların toplamı olan postkotüzyo sendromun 

tedavisinin ana stratejisi bu gibi hukuksal problemlerin çözümü temelinde şekillenmelidir. 

Medikal olarak özellikle antidepresanlardan ve fenotiyazinlerden yarar sağlanabilir. Ancak 

sorunun kompleks olması nedeniyle değişik psikoterapötik yaklaşımlar denenebilir. 

 

                            KAYNAKLAR 



 

1.  Keidel M., Ramadan N.M.  Akut and Chronic Posttraumatic Headaches  765-780  The 

Headaches second edition. Edited by J. Olesen,P. Tfelt-Hansen and K.M. A.Welch. 

Lippincott Williams & Wilkins, Philadelphia 2000. 

2.  Young W.B.,Packard R.C.,Ramadan N.  Headaches Associted with Head Travma 

325-348  Wolff’s Headache and Other Head Pain seventh edition.Edited by 

Silberstein S.D.,Lipton R.B.,Dalessio D.J. Oxford University Press,Inc. 2001 

3.  Victor M.,Ropper A.H. Headache and Other Craniofacial Pains. Adams and Victor’s 

Principless of Neurology Seveth edition. 175-203 McGraw-Hill Companies,Inc.2001 

4.  Headache Classification Committee of the International Headache Society 2003. The 

International Classification of Headache Disorders Cephalalgia Vol.24,Supp.1,2004 

 

 



 

 

 



 



Поделитесь с Вашими друзьями:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə