Özel biLİm ve sanat anaokulu rehberlik biRİMİ BÜlteni mart 2014 Çocuklar ve kelimeler



Yüklə 21.82 Kb.
tarix10.04.2017
ölçüsü21.82 Kb.




ÖZEL BİLİM VE SANAT ANAOKULU

REHBERLİK BİRİMİ BÜLTENİ

MART 2014




ÇOCUKLAR

VE

KELİMELER

Bu ay ki bülten konumuzu çocuklarımızın dil ve dili kullanma becerisi üzerine yapılandıralım istedik. Her yaşta daha da gelişen kelime bilgisi, yaşanan aksamalar ve daha da gelişebilmesi için anne babalara düşen görevlere kısaca göz gezdirelim ve bilgilerimizi tazeleyelim.
Sözel iletişim, dil ve konuşma gelişimini içeren kompleks bir gelişim alanıdır. Dil, düşüncelerimizi sembolik olarak kodladığımız ve iletişim kurmak için kullandığımız toplumsal bir süreçtir. Konuşma ise sözel dildeki sesleri çıkarmak için gerekli olan motor işlemdir. (Korkmaz, B. 100 Soruda Dil ve Konuşma Bozuklukları, Sağlık Yayınları, İstanbul, 2008).
İnsan dili ve dili kullanma kabiliyeti son derece büyük bir değerdir. Çünkü biz insanlar kişiler arası iletişimin önemli bir payını oluşturan konuşma yetimiz sayesinde kendimizi ifade eder, talep, memnuniyetsizlik ve duygularımızı paylaşırız. Sözel iletişimle karşılıklı ilişkiler yoğunluk kazanır, derinleşir.
Çocuğun iletişimi, doğumla başlar. Çocuğun ağlamaya başlaması ve ağlamayı bir iletişim aracı olarak kullanması beklenen bir dil gelişimidir.

Anne ve babaların tüm gelişim alanlarına dair edinmeleri gerektiği gibi dil gelişimi ile ilgili de edinmeleri gereken asıl bilgi, dil ve konuşmanın normal-beklenen seyridir. Bu sayede herhangi bir aksaklıkla karşı kaşıya olma riskini daha erken fark edebilir ve bir uzman yardımı ile önleyici çalışmalara başlayabilirler.
Özellikle okulumuz yaş dönemlerini dikkate alarak erken dönemlere bu yazıda yer vermeyeceğim. Genel olarak bakıldığında daha erken ya da daha geç olabilmek koşuluyla her çocuk 12-18 Ay tek sözcük, 18-24 Ay iki sözcükle başlayıp hızla çoğalan kelime bilgisiyle anadilinin temel yapılarını öğrenerek; özne, yüklem ve nesne gibi cümlenin öğeleri arasındaki ilişkileri anlamaya başlar.





ÇOCUKLARDA KONUŞMA PROBLEMLERİ
Anne babalara düşen görev her alanda olduğu gibi konuşma ve kelime telaffuzlarıyla ilgili yaşından beklenen evrelerde geciken, farklı olan durumları çocuklarında fark etmeleri ve bu gecikmenin doğal seyrinde olup olmadığını kısaca araştırmaları yükümlülüğü vardır.
Dizarti: Konuşma kaslarının güç ve kontrolü ile ilgilidir. Dizartik konuşma nefesli, iç içe geçmiş, bozuk ritimli, ses şiddetinin ayarlanamaması şeklinde kendini gösterebilir.


Artikülasyon bozuklukları: Çocuğun belirli sesleri üretmekte güçlük çekmesi veya sesleri yanlış üretmesidir.
Sözel apraksi: Konuşma seslerinin üretilmesinde gerekli olan sinir ve kas düzeninin yeterli olmasına rağmen konuşma için gerekli seslerin istemli olarak üretilmesindeki güçlüktür. Apraksili çocuklarda dil ve konuşma gelişimi oldukça yavaştır ve konuşmanın anlaşılabilirliği ileri derecede bozuktur. Ancak dili anlaması konuşmaya göre çok daha iyidir.
Seçici Mutizm: Akıcı konuşma becerisine sahip olan çocuğun konuşmanın gerektiği sosyal durumlarda (Okul, arkadaş çevresi vb) konuşmaması olarak tanımlanabilir. Bu zorluğun ortaya çıkışı genellikle 5 yaşından öncedir özellikle 1-3 yaşlar arasında fark edilebilir. Okula başladıklarında bu yeni ortamda hiç konuşmazlar veya çok kısık sesle konuşurlar ve okuldaki çeşitli sosyal etkinliklerin ve durumların dışında kalırlar.
Konuşma becerisi ve kelime bilgisini geliştirmek için ebeveynler neler yapmalıdır?


  • Kelime dağarcığı çok fazla kitap okuyarak kitaplardaki farklı ve yeni sözcüklerle ilgili sohbet ederek ve sözcüklerin anlamları üzerinde tartışarak gelişir. Çocuklar kullandıkları sözcükleri daha iyi öğrenirler, bu nedenle aynı kitabı çocuğa defalarca okumak gerekir. Her okuduğunuzda farklı bir anlam düzeyi çıkarırlar.

  • Her konuda sohbet etmek çok önemlidir. Küçük çocukları dinleyerek de onların neye ilgi duyduklarını öğrenebiliriz. Ancak sadece sohbet ederken farklı kelimeleri yakalamak zordur. Kitaplar her zaman yönlendiricidir

  • Değişik mekanları gezmek, dış dünyayı algılamaları ve yeni sözcükler öğrenmeleri için bir fırsattır.

  • Her yaşta sözcük dağarcığı gelişebilir. Ancak, erken çocukluk döneminde edinilen sözcük dağarcığının zenginliği, ileriki yaşlarda yeni sözcükler öğrenmeyi kolaylaştırır.


Hatırlamakta fayda vardır ki sizler hangi kelimelerle, hangi vurgularla, hangi ses tonuyla konuşuyorsanız taklit ederek öğrenen çocukta sizin gibi konuşacaktır.

Çevresinden öğrendiği yeni kelimeler içinde hoşunuza giden kelimeler olduğu gibi hoşunuza gitmeyen kullanmadığınız kelimeler de duyabilirsiniz. Bu kelimelerin kalıcı olması ya da silinmesi de sizlerin elinde olan bir durumdur.
B

ol sohbetli, bol kitaplı, bol kelimeli ve paylaşımlı iletişimler kurmanız dileğiyle…





PSİKOLOG HANZADE OZAN

ÖZEL BİLİM VE SANAT ANAOKULU

REHBERLİK BİRİMİ





Поделитесь с Вашими друзьями:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə