7. sinif siNİr sistemi ÜNİtesiNİN 5e modeliyle öĞretilmesi Gİrme evresi



Yüklə 53.93 Kb.
tarix21.04.2017
ölçüsü53.93 Kb.
7.SINIF SİNİR SİSTEMİ ÜNİTESİNİN 5E MODELİYLE ÖĞRETİLMESİ

1.GİRME EVRESİ:

Canlılarda organizasyon:

HücreDokuOrganSistemOrganizma şeklindedir.

Canlılarda bazı tepkilerin alınmasını sağlayan hücreler vardır. Bu hücreler duyu organlarını meydana getirir. Bu duyu organları beyinden kontrol edilir. Her duyu organı almış olduğu uyartıyı beyinde değerlendirip, tepkisini ilgili organda gösterir.

Her duyu organı farklı bir uyartıyı alabilir. Örneğin göz ışığa uyarlıdır, kulak titreşime duyarlıdır, burun ve dil suda çözünen maddelere duyarlıdır, deri dokunmaya duyarlıdır. İnsanda dış ortama açık 5 duyu organı vardır.



  • Peki, bütün canlılar dışardan aldıkları tüm uyarılara aynı şekilde mi tepki veriyorlar? Verdikleri tepkileri aynı yolla mı gösteriyorlar?

  • Canlılardaki gelişmişlik düzeyi ile bu canlılardaki sinir sistemlerinin gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişki nedir?

DEĞİŞİK CANLILARDA SİNİR SİSTEMLERİ

 

Canlıların dış ve iç çevresi ile ilişkisini sağlayan sistemlere sinir sistemi denir.


Canlı, sinir sistemi sayesinde dış ortamdaki değişiklikleri alır, değerlendirir ve tepkisini gösterir. İç ortamda ise sistemler arasındaki koordinasyonu düzenler ve kararlı bir dengenin oluşmasını sağlar.

Bitkilerde Sinir Sistemi

Bitkilerin dışarıdan gelen uyartılara karşı gösterdiği tepki hayvanlara oranla yavaştır. Bitkiler çevresel etkilere yön değiştirerek cevap verir. Bitkiler dış etkiler karşısında bulundukları ortamı değiştirmezler.



Omurgasızlarda Sinir Sistemi

 

A. Bir Hücrelilerde Sinir Sistemi

Bütünlüğü sağlayan, dış etkilere karşı cevap veren, protein yapıdaki moleküllerdir. Örneğin, paramesyumdaki kirpikler sitoplâzmadaki sinir telcikleri tarafından uyartının yönüne göre çarptırılır ve hücre bulunduğu ortamı değiştirir.



Şekil–1 Paramesyumda Sinir Telcikleri

 

B. Hidralarda Sinir Sistemi

 

Dışardan gelecek uyartıları iletebilecek özel bir sistem bulunmaz. Ancak her hücre dışardan aldığı uyartıya karşı tepki gösterir. Ayrıca uyartıyı hemen yanındaki hücrelere vererek iletilmesini sağlar.



 

 



Şekil–2 Hidrada Sinir Ağı

 

C. Planaria'da Sinir Sistemi

 

Vücudun iki yanında yer alan sinir şeritleri enine bağlarla birbirine bağlanarak ip merdiven şeklini alır. Planaria'nın baş kısmında sinir hücreleri gövdelerinin meydana getirdiği kümeler vardır. Bu kümelere gangliyon denir.



 

 



Şekil–3 Planariada Sinir Sistemi

 

Halkalı solucanlarda, salyangozda, mürekkep balığı ve eklembacaklılarda gelişmiş bir merkezi sinir sistemi görülür.



 

D. Omurgalılarda Sinir Sistemi

 Çok hücreli, gelişmiş yapılı canlıların (insanlar, omurgalı ve bazı omurgasız hayvanlar) vücudu özel görevler yapan organ ve sistemlerden oluşur. Vücudu oluşturan kalp, akciğer, kas, böbrek, mide… gibi organlar ile bazı organların oluşturduğu dolaşım, boşaltım, solunum, sindirim… gibi sistemlerin birbirine bağlı, koordineli ve ahenkli çalışmasını sağlayan, yöneten sisteme sinir sistemi denir.  İnsanda sinir sistemi vücudu etkileyen iç ve dış etkiler karşısında, organ ve sistemlerin çalışmasını düzenler. Sinir sistemi vücuttaki uyarılma, değerlendirme, uyarma, görevlerini etkili ve hızlı bir şekilde gerçekleştirir.



2.KEŞFETME EVRESİ:

Öğrencilere yukarıdaki resim dağıtılır ve öğrencilerden şunları yapmaları istenir:



  • Omurgasız canlıları inceledik, bir omurgalı olan insanda sinir sistemi nasıldır?

  • Verilen resim üzerinde insanda ki sinir sistemi çiziniz.

Öğrencilere çizimleri yapmaları için yeterli süre verildikten sonra yaptıkları çizimleri diğer arkadaşları ile paylaşmaları istenir. Öğrencilerin vermiş olduğu cevaplar doğrultusunda neden niçin şeklinde sorular yöneltilerek konuyu öğrencilerin kendi cümleleri ile toparlamaya çalışılır.



3.AÇIKLAMA EVRESİ:

Öğrencilerin verdikleri cevaplar doğrultusunda öğretmen konuyu şu şekilde devam ettirir:



SİNİR SİSTEMİMİZ...

Sinir sistemini genel olarak, merkezi ve çevresel (periferik) sinir sistemi olarak iki kısma ayırmaktayız. Çevresel sistem, vücudun her yanından alınan duyu (tat, dokunma, görme, işitme, vücudun pozisyonu, ağrı, ısı, titreşim vb) bilgilerini merkeze taşıyan ve merkezden çıkan emirleri kas veya salgı bezi gibi ilgili yerlere götüren sinir kablolarından oluşur. Yani çevresel sinir sistemini (o kadar basit değilse de) bir postacı olarak düşünebiliriz.



Öğrencilere yaptığı çizimlerle verilen resmi karşılaştırmaları istenir. Bu sayede yaptıklarını değerlendirme fırsatı sunulur. Merkezi sinir sistemi ve Çevresel sinir sistemi kısaca anlatılır.

Sinir sistemi yapı ve görevlerindeki farklılığa dayanarak kısımlara ayrılır. Bunlar merkezi ve çevresel sinir sistemleridir.

Merkezi Sinir Sistemi

 

Sinir sisteminin yönetim ve değerlendirme ile ilgili kısmıdır. Vücudun idare merkezi olup organ ve sistemlerin çalışma düzenlerini ayarlar. Merkezi sinir sistemi özel sinirsel organlardan oluşur. Kafatası ve omurga kemikleri arasında korunan bu sinirsel organlar beyin, beyincik, omurilik soğanı ve omuriliktir.





a) Beyin: Vücudun irade merkezi olan beyin, vücutta bilinçli şekilde yapılabilen yaşamsal olayları yönetir.

Beynin görevleri arasında;



  •    Duyu organlarından gelen bilgilerin değerlendirilmesi,

  •    İskelet (kol-bacak) kaslarının çalıştırılması,

  • Öğrenme, düşünme, hafıza, hayal kurma,

  •  Bilgi üretme, problem çözme, konuşma… bulunur.



b) Beyincik: Kafatasının arka tarafında beyinle omurilik soğanı arasında bulunur. Yapı ve görünüşü beyine benzediği için bu ismi almıştır. Beyincik vücudun denge organı olup düzenli kas hareketlerinin yapılmasını sağlar. Değerlendirme sonucunda beyinle etkileşerek iskelet kaslarının çalışma tempo ve düzenini ayarlar.

  •     İnsanların ritimsel yürümesi, koşması,

  •     Kuşların havada ahenkli uçması,

  •    Balıkların suda düzenli yüzmesi… Örnek verilebilir.



c)  Omurilik Soğanı: İç organların yönetimi ile sinirsel iletimde görev yapar. Canlı yaşamı için çalışması şarttır.



  • Beyinle omurilik arasında sinirsel bilgi iletimini,

  • Kalp, akciğer, bağırsak, mide, damar… gibi iç organların istemsiz çalışmasını,

  • Çiğneme, yutma, nefes alma, aksırma… olaylarını kontrol eder.



d) Omurilik: Omurgadaki omur kemikleri, bu sinirsel organı dış etkilere karşı korur. Omurilik vücutta ağaç kökü şeklinde tüm vücuda, sinirsel dallar verir. Vücut ile merkezi sinir sitemi arasındaki bağlantıyı sağlar. Özellikle beyinle bağlantısında bir farklılık görülür. Vücudun sağ tarafını beynin sol tarafına ve vücudun sol tarafını da beynin sağ tarafına bağlar. Çalışması canlı yaşamı için şart olan omurilik;

  • Beyin, omurilik, omurilik soğanı ile vücut organları arasındaki sinirsel iletimi,

  •   Ani ve güçlü etkilere karşı istemsiz tepki gösterilmesi (refleks) olaylarını kontrol eder.



Çevresel Sinir Sistemi

 

Lifsi yapıdaki sinir tellerinden (hücrelerinden) oluşur. Merkezi sinir sistemi organları ile vücut organları arasında uyarı, emir ve duyuları taşır. Duyu organlarından beyne uyarıları taşırken, beyin ve omurilikten kas ve salgı bezlerine emirleri iletir.



4.DERİNLEŞTİRME EVRESİ:

Genel hatlarıyla merkezi ve çevresel sinir sistemi anlatılmış olup sinir hücreleri anlatılmaya başlanarak konu derinleştirilmiş olur.



SİNİRLER:

İstemli ve istemsiz bütün hareketlerin uyartı ve emirlerini sinirler taşır. Sinir hücrelerine “nöron” denir.

Bir sinir hücresi 3 kısımdan oluşur:



a) Sinir gövdesi: Çekirdek ve sitoplâzma taşıyan asıl sinir hücresidir. Vücudumuzun en fazla özelleşmiş hücresidir. Bölünme yeteneğini kaybetmiştir. Mitokondri yönünden zengindir.Sinir gövdesinden çıkan kısa uzantılara “dendrit”, uzun uzantılara “akson” denir.

b) Dendrit: Sinir gövdesinden çıkan kısa uzantılardır. Bunlara“almaç” ta denir. Uyartı daima dendritler tarafından alınır ve akson boyunca taşınır.

c) Akson: Sinir gövdesinden çıkan uzun uzantılardır. Aksonun üzeri miyelin denilen tabaka varsa bu sinirlere miyelinli, kılıf yoksa miyelinsiz sinirler denir. İsteğimizin dışında çalışan organlara uyartı taşıyan sinirler miyelinsizdir. Bir sinir hücresinden diğer sinir hücresine uyartı geçerken iki sinir hücresi birbirine değmez aralarında bir boşluk vardır. Bu boşluğa “sinaps” denir. Bir sinir hücresinin aksonu, diğer sinir hücresinin dendritine bağlanır.



Hareket sinirleri: Bir ucu merkezi sinir sistemine, diğer ucu kas, bez veya organa bağlı olan sinirlerdir. Merkezi sinir sisteminden aldığı emirleri kas, bez veya organlara taşır. Kas kasılır, organ çalışır, bez salgı yapar.

Ara sinirler: Beyin ve omurilik nöronlarıdır. Duyu nöronları ile gelen bilgiyi değerlendirerek, motor nörona gönderirler.
Duyu sinirleri: Bir ucu duyu organına, diğer ucu beyine bağlı olan sinirlerdir. Duyu organlarından aldığı uyartıları beyine taşır. Motor ve duyu sinirleri “miyelinli” sinirlerdir. Miyelinli sinirler uyartıyı miyelinsiz sinirlerden daha hızlı taşır. Örneğin miyelinli sinirler uyartıyı 90–120 m/s, miyelinsiz sinirler12 m/s hızla iletirler.

SİNİR HÜCRELERİ NASIL HABERLEŞİRLER?

Az önce de belirtmeye çalıştığım gibi, sinir hücreleri arasında sinaps denen geçiş bölgeleri vardır. Buralar, hücreden hücreye bilgi (elektriksel sinyal) geçişinin olduğu yerlerdir. Elektriksel ve kimyasal olarak iki tip sinaps düşünebiliriz. Klasik anlamda bir kimyasal sinaps, sinir hücresinin ürettiği sinyali o hücreden diğerlerine taşıyan aksonun dallarından birinin uç kısmı ile alıcı hücrenin etrafındaki hücre zarının birbirleriyle yaklaşması sonucu meydana gelir. Evet, gerçekten de hücreler birbirlerine gerçek anlamda temas etmezler. Sadece, çok ince bir aralık bırakacak şekilde yaklaşırlar. Hücrelerin etrafını kaplayan hücre zarı, bu sinaps alanlarında hafif değişiklikler gösterir. Bu değişiklikler, sinapslardan sinyal iletiminin sağlanabilmesi için gereklidir.

Kimyasal bir sinapsta, sinyalin bir hücreden diğerine geçişi, nörotransmitter olarak adlandırılan ileti maddeleri aracılığıyla olur. Bu ileti maddeleri, iletinin geldiği kaynak hücrenin aksonunun ucundan salgılanır. Bu salgılanma, elektriksel uyarının aksonun ucuna gelmesi sayesinde olur. Salgılanan bu ileti maddeleri, sinapsı oluşturan o iki hücre arasındaki ince aralığa salgılanmaktadır. Bu salgılanmayı takiben, çok hızlı bir şekilde, bu ileti maddeleri, karşıdaki hedef hücrenin zarı üzerindeki uygun almaç (reseptör) moleküllerine bağlanırlar. İşte bu bağlanma, sebep olduğu çeşitli kimyasal olaylar sonucu, yeni hücrede bir elektriksel sinyalin doğmasına sebep olur. Çeşitli sinapslardan gelen verilerin toplanması veya bir sinapstan ardı ardına birkaç sinyalin yeni hücreye geçirilmesi ise, yüksek bir elektriksel potansiyel doğurur. Bu potansiyel, aksiyon potansiyeli adını alır ve işte bu potansiyel, diğer hücrelere aktarılmak üzere, akson vasıtasıyla gönderilen elektriksel sinyalin ta kendisidir.

İşte hücreler arası iletimi sağlayan mekanizma, kısaca bu şekilde işler. Bu sinyal geçişi, sadece sinir hücreleri arasında değil, kasılma emrini kas hücrelerine taşıyan sinir uçlarıyla kas hücreleri arasında ve bezlere salgı emrini veren uçlarla salgı bezi hücreleri arasında da mevcuttur. Küçük ayrıntı farklarıyla beraber, mekanizma benzerdir.





Şekil Genel bir kimyasal sinapsın şematik görüntüsü.

Sinapsların bir diğer önemli özelliği de “değişebilir” olmalarıdır. Bu durum, yakın zamanlarda ortaya konmuş bir mekanizmadır ve ilginç sonuçları vardır. Yani, iki (veya daha fazla) hücre arasındaki bu iletişim bölgelerini oluşturan hücre bölgeleri, aktifliklerini ve duyarlılıklarını ve hatta şekillerini değiştirirler. Bunun yanında, sinapslar, hücrelerin aktifliklerine bağlı olarak sürekli biçimde oluşup kaybolurlar. Yani sinaps dediğimiz bölgeler, hücrenin kolu-bacağı gibi sabit bir yapı değildir. Sürekli değişirler. Bunu, beyin fonksiyonları açısından düşünecek olursak, sinir hücreleri, her türlü aktiviteye bağlı olarak, aralarındaki bağlantıların sayılarını ve özelliklerini değiştirebilirler. Yani beyin, "her" yaptığı iş (aklınıza ne geliyorsa...) sırasında değişmektedir. “Düşünce düşüneni değiştirir” sözü, belki bu açıdan daha anlamlı hale gelmekte. Yakın zamanlarda, yaptığımız öğrenme deneyleri ile kendilerine bir şeyler öğretilen hayvanların, öğrenmeyle ilgili beyin bölgelerinden bazılarında, bu iletişim bölgelerinin sayısında artış olduğunu bulmuş olmamız, bu durumun bir başka göstergesi sayılabilir.

Sinir sistemi hakkında aslında daha söylenecek çok fazla şey var. Fakat konuyla derinden ilgilenmeyenler için, buraya kadar olan bilgiler, sinir sisteminin nasıl bir şey olduğu ve beynimizin nasıl çalıştığı gibi konularda genel bir kanı verecektir. Kanımca, insan için anlaşılması gereken en önemli şey, her gittiği yerde yanında götürdüğü vücudu ve özellikleri. Hele bir de entelektüel bir insan için, tüm insan vücudu konusunda olmasa bile, en azından sinir sisteminin işleyişi ve merkezi sinir sisteminin fonksiyonları hakkında genelden öte bir bilgiye sahip olmak kaçınılmazdır. Yaşadığımız dünyayı ve evreni anlamanın bir yolu da, onu nasıl algıladığımızı anlamaktan geçer...

SİNİR SİSTEMİNİN SAĞLIĞI

Sinir sitemimiz mikrop ve zedelenmelere karşı çok duyarlıdır. Felç, menenjit ( beyin zarı iltihabı) , sara, kuduz gibi hastalıklar sinir sistemi hastalıklarıdır. Yüksek tansiyon(hipertansiyon) sonucunda beyin kanamaları ve zedelenmeler ortaya çıkabilmektedir.



Beyin Hastalıkları:

  • Beyin İltihabı

  • Beyin kanaması

  • Beyin travması

  • Beyin sarsıntısı

  • Beyin tümörleri

Beyin İltihabı (Anseptik Menenjit)

Merkezi sinir sisteminin virüslerden ileri gelen hastalıklarına ansefalit adı verilir. Şiddetli baş ağrısı, ense sertliği ve ateş gibi belirtilerle başlar. Bu hastalığa kabakulak, herpes simplex, enfluenza, enfeksiyoz hepatit ve enfeksiyoz mononükleoz gibi virüsler neden olurlar. Kuduz virüsünün neden olduğu ansefalit ise öldürücüdür. Bu hastalığa, bakteriye rastlanmadığı göz önünde tutularak, cerahatli menenjitten ayırmak için aseptik menenjit adı da verilir.

Tedavide antiviral ve ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar kullanılır. Komada gibi baygın yatan hastalar hastanede bakıma alınır, kas kasılmaları şeklinde görülen konvülsiyonların hastaya zarar vermemesine çalışılır.

Beyin Kanaması (Serebral Hemoraji)

Damar sertliği ve tansiyon yüksekliği bulunan 50 yaşın üstündeki kimselerde birden bilinç kaybı ve inme şeklinde yarım felç görülürse beyinde bir tıkanmanın veya kanamanın meydana geldiği düşünülmelidir. Bilinç kaybı birkaç dakikada tamamlanır ve hasta olduğu yere yığılır kalır. Bu nedenle hastalığa, inme adı da verilmiştir



Beyin Sarsıntısı, Komosyo:

Kafatasının sarsılması veya kırılması sonucu içindeki beyin dokusunun zedelenmesine beyin travması denir.

Beyin sarsıntısı geçiren kimse en az 24 saat kontrol altında tutulmalıdır. Şok hali varsa serum ve kan transfüzyonları ile düzeltilmeye ve sinir hastalıkları uzmanı tarafından muayene edilerek teşhis konmaya çalışılır.

Beyin Tümörleri :

Kafa boşluğunda beynin çeşitli bölümlerinde gelişen urlara beyin tümörleri denir. Kafa içinde basınç artmasına ve beyin ödemine bağlı olarak baş ağrıları, baş dönmesi , kusma gibi genel belirtilerle kendini belli eder.

Beynin ön kısmında oluşan urlarda ruhsal bozuklukların ve kişilik değişikliklerinin görülmesi karakteristiktir. Önceleri durgunluk, unutkanlık, sonra aşırı sinirlilik ve psişik bozukluklar meydana gelir.

Tümörün tuttuğu beyin merkezlerine göre, parietal bölgedekiler konuşma bozuklukları (afazi), oksipital bölgedeki tümörler hemianopsi şeklinde görme bozuklukları, koku, işitme ve görme halüsinasyonları, ufak veya büyük görme (mikroskopi veya makroskopi) gibi belirtiler meydana getirirler.

Beyin urları kan muayenesi, beyin-omurilik sıvısının muayenesi, göz dibi muayenesi ve röntgen muayenesi gibi yardımcı muayene yöntemleriyle ve sinir hastalıkları uzmanı doktorların nörolojik muayenesiyle teşhis edilirler.

5.DEĞERLENDİRME EVRESİ:

Konunun anlatımı ilk dört aşamada bittikten sonra değerlendirme için öğrencilere aşağıdaki bulmaca verilir. Bu şekilde değerlendirmeyi daha eğlenceli hale getirmiş oluruz.



Soldan Sağa


3. İstemsiz hareketlerin merkezidir.
6. Uyarıları merkezi sinir sitemi organlarına ileten sinirlere duyu sinirleri, emirleri kaslara ve salgı bezlerine ileten sinirlere ........... sinirler denir.
7. İki yarım küreden meydana gelmiştir. Üzeri girintili çıkıntılı ve üç katlı bir zar ile kaplıdır.
8. Sinir sistemi merkezi sinir sistemi ve ............... sinir sistemi olmak üzere iki kısımda incelenir.
9. Üzerinde ............. kılıfı bulunan aksonlar uyarıları daha hızlı iletir.

Yukarıdan Aşağıya


1. Sinir hücresi üzerinden uzanan kısa uzantılara ........... denir.
2. Kulaktaki yarım daire kanallarından aldığı mesaja göre vücudun dengesini sağlar.
3. Merkezi sinir sisteminde yer alan organlar beyin, beyincik, omurilik soğanı ve ........ tir.
4. Bir sinir hücresi hücre gövdesi, dentrit ve ............... olmak üzere üç kısımdan oluşur.
5. Duyu sinirleri ve motor sinirler arasında bağlantı kuran sinirlere ............. denir.


Поделитесь с Вашими друзьями:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə