Ortaokul Öğrencilerinin Tarihsel Bilgi Edinme Kaynaklarına Yönelik Görüşleri



Yüklə 0,58 Mb.
Pdf görüntüsü
səhifə1/3
tarix25.05.2017
ölçüsü0,58 Mb.
  1   2   3

Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi (KEFAD) 

Cilt 16, Sayı 2, Ağustos 2015, Sayfa 1-21 

Ortaokul Öğrencilerinin Tarihsel Bilgi Edinme 

Kaynaklarına Yönelik Görüşleri 

 

Cemil Cahit YEŞİLBURSA

1

 

 



ÖZ 

Bu  çalışmada  ortaokul  öğrencilerinin  tarih  konularını  öğrenirken  en  sevdikleri  ve  en 

güvendikleri kaynaklara yönelik görüşleri araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 5, 6, 

7 ve 8. sınıfları içeren 214 ortaokul öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri iki 

kapalı uçlu sorudan oluşan yazılı görüşme formundan elde edilmiştir. Verilerin analizinde 

betimsel analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ortaokul öğrencilerinin tarih 

konularını öğrenirken en sevdikleri kaynaklar öğretmen, kitap ve ansiklopediler, müzeler- 

tarihi  mekânlar  ve  internet  olarak  ön  plana  çıkmıştır.  Ortaokul  öğrencilerinin  tarih 

konularını  öğrenirken  en  güvendikleri  kaynaklar  ise  öğretmen,  kitap-ansiklopedi  ve 

profesör olarak kümelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ortaokul öğrencilerinin sevilen 

ve güvenilen kaynak ayrımını yapabildikleri görülmüştür.  

Anahtar  kelimeler:  Sosyal  bilgiler,  ortaokul  öğrencileri,  tarih  öğrenimi,  öğrenme 

kaynakları. 



 

Middle School Students’ Views on Acquiring of 

Historical Knowledge Resources 

 

ABSTRACT 

This  study  explores  the  middle  school  students’  views  on  their  favorite  and  trusted 

sources in learning history. The research group of the study consists of total 214 middle 

school  students  includes  5

th

,  6


th

,  7


th

,  and  8

th

  grades.  Data  derived  from  a  questioner 



includes  two  closed-ended  questions.  Data  were  analyzed  by  using  descriptive  analysis. 

According  to  results  of  the  study,  middle  school  students’  favorite  sources  in  learning 

history  are  teachers,  books-encyclopedias,  museums-historic  places  and  internet. 

According  to  results  of  the  study,  middle  school  students’  trusted  sources  in  learning 

history are teachers, books-encyclopedias and professors. According to the results, middle 

school students were able to do the separation of loved and trusted source. 



Keywords: Social studies, middle school student, learning history, learning sources

 

GİRİŞ 

 

Çocukların nasıl düşündükleri ve öğrendikleri konusunda farklı birçok öğrenme 

teorisi bulunmaktadır (Vella, 2009). Çocukların öğrenmeleriyle ilgili teorilerden 

Piaget’nin  bilişsel  gelişim  teorisi  alanda  uzun  yıllar  baskın  olmuş  ancak  daha 

sonra  yapılan  araştırmalar  bu  teoriyi  çeşitli  yönlerden  eleştirmiş  ve  yetersiz 

bulmuşlardır (Dilek ve  Alabaş, 2010). Piaget’nin bilişsel gelişim teorisine  karşı 

gelenlerin  başında  Vigotsky  gelmektedir  (Dilek,  2002).  Vigotsky  bilişsel 

öğrenme  teorisine  karşı  sosyal  öğrenme  teorisini  geliştirmiştir.  Vygotsky’e 

                                                           

1

 Öğr. Gör. Dr., Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Sosyal Bilgiler Eğitimi 



Anabilim Dalı, yesilbursa@gazi.edu.tr 

2

                       

Ortaokul Öğrencilerinin Tarihsel Bilgi Edinme Kaynaklarına… C. C. Yeşilbursa 

(Turner-Bisset, 2005) göre “sosyal etkileşim öğrenme üzerinde büyük bir öneme 

sahiptir.  Bir  çocuk  bazı  şeyleri  kendi  başına  öğrenemeyebilir  fakat  sosyal 

etkileşim  yoluyla  başkalarından  da  öğrenebilir.  Böyle  bir  sosyal  etkileşim, 

çocukların  öğretmeleri  veya  akranları  vasıtasıyla  gerçekleşebilir”  (s.  24). 

Nitekim  çocukların  tarih  öğrenmeleri  konusunda  sosyal  çevrenin  etkisini 

gösteren çeşitli çalışmalar bulunmaktadır.  Husbands (1996), çocukların;  “tarihi, 

okullarda, evlerinde ebeveynleriyle konuşarak, okuyarak, televizyon programları 

ile  ya  da  kütüphanelerde  öğrendiklerini”  belirtmektedir  (s.  3).  Vella  (2009), 

Keith  Barton  ve  Linda  Levistik’in  çocukların  tarih  öğrenimi  üzerine  yaptıkları 

araştırmaların  sosyal  çevrenin  önemini  vurgulaması  bakımından  oldukça  kayda 

değer  bulmaktadır.  Vella  (2009),  Barton  ve  Levstik’in  Amerika’da  yaptıkları 

araştırmalarda,  “bilişsel  gelişim  aşamaları  ve  çocukların  okul  deneyimlerinin 

yanında  akrabalar  ve  medya  etkisi  gibi  diğer  etmenlerin  çocukların 

öğrenmelerini  ve  düşüncelerini  nasıl  etkilediğini  ortaya  koyduklarını” 

belirtmektedir  (s.  12).  Barton,  Amerika’da  ve  İrlanda’da  öğrencilerin  tarih 

öğrenmeleri üzerine yaptığı çalışmada, öğrencilerin akrabalarını, yazılı ve görsel 

medyayı,  müzeleri,  tarihi  mekânları  ve  okulu  tarihsel  bilgi  kaynağı  olarak 

belirttiklerini dile getirmiştir. Her iki ülkede de öğrencilerin en çok değindikleri 

tarihsel  bilgi  kaynağı  akrabaları  olmuştur.  Amerikalı  öğrencilerin  ikinci  olarak 

en  çok  bahsettikleri  kaynak  ise  medya,  özellikle  de  televizyon  ve  filmler 

olmuştur  (Barton,  2001a).  Körber  Vakfı’nın  “Gençlik  ve  Tarih”  (Youth  and 

History”  adıyla  yayımlanan,  1992–1995  yılları  arasında  14/15  yaş  grubundaki 

lise  öğrencileriyle  yapılan  “Gençlerin  Tarih  Bilinci  Üzerine  Karşılaştırmalı 

Avrupa Projesi” araştırmasının sonuçlarına göre örneklem grubunda yer alan lise 

birinci  sınıf  öğrencileri  tarihin  sunumunda  en  çok  “tarihsel  filmleri”  keyifli 

bulmaktadırlar.  Bu  öğrencilerin  tarihin  sunulmasında  en  güvenilir  buldukları 

kaynak ise “müzeler ve tarihi yerler” olmuştur.    Öğrencilerin en keyif aldıkları 

ikinci  kaynak  “müzeler  ve  tarihi  yerler”,  üçüncü  kaynak  ise  “anne-baba, 

büyükanne-büyükbaba”  gibi  yetişkinlerin  anlatması  olmuştur.  Öğrencilerin  en 

güvendikleri  ikinci  kaynak  “tarihsel  belge  ve  kaynaklar”,  üçüncü  en  güvenilir 

buldukları  kaynak  ise  “TV  belgeselleri”  olmuştur  (Tekeli,  2011).  Barton 

(2001a)’ın  İrlanda  ve  ABD’de  yaptığı  araştırmanın  sonuçları  ile  Körber 

Vakfı’nın aralarında Türkiye’nin de bulunduğu çeşitli Avrupa ülkelerinde yaptığı 

geniş  kapsamlı  araştırmanın  sonuçlarının  çeşitli  yönlerden  benzerlik  gösterdiği 

söylenebilir.  Medya  ve  tarih  ilişkisi  üzerine  yapılan  başka  bir  çalışmada  Altun 

(2012),  sosyal  bilgiler  öğretmen  adaylarının  kalıcı  öğrenmeyi  sağlaması  ve 

güvenilir  olmasından  ötürü  derslerinde  belgesellere  yer  verebileceklerini; 

gerçeklere  yer  vermemesinden  ötürü  de  televizyon  dizilerine  vermeyeceklerini 

ortaya  koymuştur.  Buradan  görülmektedir  ki  öğretmen  adayları  TV 

belgesellerinin  güvenilir  olduğunu  ön  plana  çıkarmaktadırlar.  TV  belgeselleri, 

Körber  Vakfı’nın  lise  öğrencileriyle  yaptığı  araştırmada  da  öğrencilerin  en 

güvenilir buldukları üçüncü kaynak olmuştur.  

 

Safran  (2006),  tarih  öğretimi  ve  öğreniminde  sosyal  çevrenin  önemi  üzerinde 



durarak,  “tarih  eğitimcilerinin  tarih  öğrenmeyi  tatmin  edici,  gündelik  ve  insani 

bir uğraş  haline  getirmek üzerine  yoğunlaşmaları”  gerektiğini  ifade  etmektedir. 



Ahi Evran Ünv. Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi (KEFAD), Cilt 16, Sayı 2, Ağustos 2015              3 

Bu  doğrultuda,  “öğrencilerin  tarihsel  kanıtlarla  yüz  yüze  getirilmesi,  okulların 

aynı  zamanda  tarihin  yazıldığı  mekânlar  olarak  düşünülmesi,  tarih  öğreniminin 

okul  dışına  çıkarılması,  tarihsel  anlatıyı  kısa  öykülerle,  şarkılarla,  oyunlarla, 

sinemayla,  efsanelerle,  görsel  malzemelerle  zenginleştirilmesi,  sözlü  tarihin 

kullanılması  ve  tarihin  ailelerle  ilişkilendirilmesi  gerektiğini”  belirtmektedir  (s. 

199).  Şimşek  (2008)  yapılan  araştırmaların,  “öğrenmenin  bireysel  bir  eylem 

olduğunu,  dolayısıyla  verimli  bir  öğrenme  sürecinde  bireysel  özelliklere  uygun 

bir  planlama  ve  uygulamanın  önemli  yer  tuttuğunu  ortaya  çıkardığını”  ifade 

etmektedir (s. 3). Bu durumun, öğrencilerin bireysel farklılıklarını bilen ve buna 

göre  uygun  bir  öğretim  planı  hazırlayıp  uygulayabilen  sosyal  bilgiler 

öğretmenlerinin  önemini  ortaya  koyduğu  söylenebilir.  Nitekim  Demircioğlu 

(2009),  “eğitim  ve  öğretim  etkinliklerinin  en  önemli  unsurlarından  birisinin 

öğretmen”  olduğunu,  “çağın  ihtiyaç  duyduğu  etkin,  üretken,  yaratıcı,  problem 

çözen  bireylerin  yetiştirilebilmesi  için  sosyal  bilgiler  öğretmenlerine  önemli 

görevler  düştüğünü”  ifade  etmektedir  (s.  59).  Bu  doğrultuda  “sosyal  bilgiler 

öğretmenlerinin  sınıfındaki  öğrencileri  çok  iyi  tanıması  gerektiğini  ve  öğretimi 

yapılan  konuların  ışığı  altında  öğrencilere  bireysel  öğrenme  etkinlikleri 

sağlaması  gerektiğini”  belirtmektedir  (s.  56).Yukarıdaki  araştırmalarda  da 

belirtildiği  üzere  öğrenciler  ailelerinden,  akranlarından,  televizyondan,  çeşitli 

yazılı  ve  görsel  materyallerden  ve  daha  birçok  yoldan  tarih  öğrenebilirler. 

Nitekim  Aktekin  ve  Pata  (2013),  ortaöğretim  öğrencilerinin  boş  zamanlarında 

tarih  öğrenmeye  yönelik  ilgilerinin  ne  seviyede  olduğunu  ve  serbest 

zamanlarında tarih öğrenmek için ne gibi faaliyetler yürüttüklerini tespit etmeyi 

amaçladığı çalışmalarında, öğrencilerin en çok tercih ettikleri materyal, etkinlik 

ve  kaynak  türleri  olarak  en  çok  bilgisayar  oyunlarını,  filmleri,  tarihi  alanları 

ziyaret etmeyi, tiyatroları, müze ziyaretlerini, romanları, popüler tarih kitaplarını 

ve  dergileri  tercih  ettiklerini  ortaya  koymuşlardır.  Tarih  öğrenmede  sosyal 

çevrenin  etkisini  göstermesi  bakımından  önemli  veriler  sunan  bu  araştırmanın 

filmiler, belgeseller, tarihi alan ve müze ziyaretleri gibi bazı bulgularının Barton 

(2001a)’nın  bulgularıyla  benzerlik  gösterdiği  görülmektedir.  Aynı  zamanda 

Aktekin ve Pata (2013)’nın bulgularının Safran (2006)’ı destekler niteliktedir.   

Öğrencilerin  tarihle  ilgili  konuları  öğrendikleri  bir  diğer  kaynak  ise  birincil 

kaynaklardır.  Ata  (2002),  “tarih  bilimi  açısından  birincil  kaynaklar  ve  ikincil 

kaynaklar olmak üzere iki tür kaynak” olduğunu, birincil kaynakların, “çalışılan 

olayın geçtiği döneme ait” olduğunu, “ikincil kaynakların ise birincil kaynaklara 

dayanarak hazırlanmış telif eserler” olduğunu belirtmektedir (s. 80). Son yıllarda 

dünyadaki  gelişmelere  paralel  olarak  ülkemizde  de  birinci  el  kaynakların  tarih 

konularının  öğretiminde  bir  materyal  olarak  kullanımı  öneren  araştırmaların 

sayısı  da  giderek  artmaktadır  (Ata,  2002;  Safran  ve  Köksal,  2006;  Dinç  ve 

Doğan,  2007;  Işık,  2008;  Doğan,  2008;  Kaya,  2009;  Işık,  2011).    Körber 

Vakfı’nın araştırmasında “tarihsel belge ve kaynaklar” lise öğrencileri tarafından 

en  güvenilir  ikinci  kaynak  olarak  belirtilmiştir.  Bu  bakımdan  öğrenciler  ile 

birincil  kaynakların  mümkün  olduğunca  bir  araya  getirilmesi  onların  tarihsel 

bilginin  güvenirliliğini  sorgulamalarına  olanak  sağlayacaktır.

 

Doğal  olarak 



çocukların  okuldan  öğrendikleri  bilgilerle  birlikte  ailelerinden,  arkadaşlarından 

ve  medyadan,  genel  olarak  sosyal  çevrelerinden  öğrendikleri  de  onların  tarih 



4

                       

Ortaokul Öğrencilerinin Tarihsel Bilgi Edinme Kaynaklarına… C. C. Yeşilbursa 

algılarını, tarih öğrenmede sevdikleri ve güvendikleri kaynakları da belirlemede 

etkili  olacaktır.  Bu  araştırmada  çeşitli  kaynaklar  bir  öğretim  materyali  olarak 

değil  de  öğrencilerin  tarih  konularını  okul  dâhilinde  veya  okul  dışında 

öğrenirken bilinçli ya da örtülü olarak karşılaştıkları öğrenme kaynakları olarak 

ele  alınmıştır.  Bu  doğrultuda  öğrencilerin  günlük  yaşamda  daha  sık  ve  yaygın 

olarak  karşılaşabilecekleri  ya  da  kullanabilecekleri  kaynaklar  araştırma 

kapsamına dâhil edilmiştir.  Bu  araştırmanın amacı  ortaokul öğrencilerinin tarih 

konularını  öğrenirken  hangi  kaynakları  sevdiklerini  ve  hangi  kaynaklara 

güvendiklerini ortaya koymaktır. Bu amaçla aşağıdaki araştırma sorularına cevap 

aranmıştır:

 

1.  Ortaokul  öğrencilerin  tarih  öğrenirken  en  sevdikleri  kaynaklara  yönelik 



görüşleri nedir? 

2. Ortaokul öğrencilerin tarih öğrenirken en güvendikleri kaynaklara yönelik 

görüşleri nedir? 

 

YÖNTEM 



 

Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin tarih konularını öğrenirken yararlandıkları 

kaynaklardan  en  çok  hangilerini  sevdiklerini  ve  hangilerine  güvendiklerine  dair 

görüşlerini  ortaya  koymak  amaçlanmıştır.  Bu  bakımdan  çalışma  tarama 

araştırması  çeşitlerinden  gelişim  araştırması  kapsamına  girmektedir.  Kullanılan 

yönteme  bakılmaksızın  pek  çok  gelişim  araştırması  kesitsel,  boylamsal  ya  da 

sırasal bir desen örgütleyebilir. Kesitsel desen (cross-sectional design), farklı yaş 

gruplarını seçer ve karşılaştırır. Bu yaklaşımda genellikle her denek için bir tek 

gözlem vardır. Gelişim değişiklikleri farklı yaşlardan deneklerin incelenmesiyle 

belirlenir    (Onur,  1995).  Boylamsal  bir  desenin  kullanımı  zaman  açısından 

dezavantaj  teşkil  edeceğinden  bu  çalışmada  kesitsel  (enlemsel)  desen  tercih 

edilmiştir. 

 

Çalışma Gurubu 

Bu  çalışmada  amaçlı  örnekleme  yöntemlerinden  “maksimum  çeşitlilik” 

kullanılmıştır.  Maksimum  çeşitlilik,  “araştırmacının  durum  ya  da  bireyleri  yaş, 

cinsiyet,  ekonomik  durum  gibi  farklı  özelliklerine  ve  vasıflarına  göre 

örneklemesidir.  Çok  çeşitli  bakış  açıları  araştırılmak  istendiğinde  bu  örneklem 

kullanılır”  (Creswell,  2012,  s.  207–208).  Bu  çalışmada  farklı  sınıf  seviyeleri 

bakımından  çeşitlilik  sağlanmak  amaçlanmıştır.  Bu  çerçevede,  araştırmanın 

verileri Ankara ili, büyükşehir sınırları içinde yer alan üç farklı okulda okuyan 5, 

6,  7  ve  8.  sınıf  öğrencilerinden  elde  edilmiştir.  Bu  okullar  üç  farklı  semtte  yer 

almaktadır  ve  üç  farklı  sosyo-ekonomik  düzeyi  temsil  ettiği  düşünülmüştür. 

Sosyo-ekonomik  düzeyin  belirlenmesinde  anne-babanın  eğitim  durumları, 

oturdukları  evin  mülkiyeti,  evdeki  oda  sayısı,  anne-babanın  meslekleri,  ailenin 

aylık  ortalama  geliri,  ailenin  sahip  olduğu  eşyalar  gibi  faktörler  dikkate 

alınmaktadır (Bacanlı, 1997). Buna göre üst sosyo-ekonomik düzeyde yer aldığı 

düşünülen okul Ankara’nın Çankaya ilçesindedir. Bu okuldaki öğrencilerin anne 

ve  babalarının  hepsi  üniversite  mezunudur,  anne  ve  babaların  hepsi 

çalışmaktadır. Ailelerin aylık gelir ortalamaları 6 bin liranın üzerindedir, evlerin 


Ahi Evran Ünv. Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi (KEFAD), Cilt 16, Sayı 2, Ağustos 2015              5 

mülkiyeti  kendilerine  aittir.  Ailelerin  tamamının  en  az  1  otomobili  vardır. 

Öğrencilerin  hepsinin  mobil  telefonu,  kendilerine  ait  odası,  bilgisayarı  ve 

internete ulaşma imkânı vardır. Orta sosyo-ekonomik düzey olarak kabul edilen 

okul  Yenimahalle  ilçesindedir.  Bu  okuldaki  öğrencilerin  babalarının  tamamı 

çalışmaktadır.  Annelerin  ise  %53’ü  çalışmaktadır.  Babaların  tamamı  üniversite 

mezunu iken annelerin %30’u üniversite mezunu, %50’si lise mezunu ve %20’si 

ise  ilkokul  mezunudur.  Bu  kategorideki  ailelerin  %70’inin  1  otomobili  vardır. 

%30’unun otomobili yoktur. Bu ailelerin aylık ortalama geliri 3 bin lira ile 6 bin 

lira  arasında  değişmektedir.  Bu  gruptaki  öğrencilerin  %70’inin  kişisel  mobil 

telefonu vardır. Bu gruptaki ailelerin tamamının evlerinde internet ve bilgisayar 

vardır.  Bu  gruptaki  ailelerin  %62’si  evlerinin  mülkiyetine  sahiptir.  Alt  sosyo-

ekonomik  grup  olarak  kabul  edilen  okul  Sincan  ilçesindedir.  Bu  okuldaki 

öğrencilerin  babalarının  10’u  üniversite  mezunu,  %80’i  lise  ve  %10’u  ilkokul 

mezunudur.  Annelerin  %40’ı  ilkokul,  %50’si  lise  ve  %10’u  üniversite 

mezunudur.  Bu  ailelerden  %30  kendi  evinde  oturmaktadır.  Ailelerin  aylık 

ortalama  gelirleri  3  bin  lira  ve  altındadır.  Kendi  aracına  sahip  olanların  oranı 

%40’tır.  Annelerin  %60’ı  ev  hanımıdır,  %30  çalışandır.  Babaların  %90’ı 

çalışmaktadır,  %10’nun  düzenli  bir  işi  yoktur.  Bu  okuldaki  öğrencilerin 

%80’inin  kendine  ait  mobil  telefonu  yoktur.  %60’nın  evlerinde  bilgisayar  ve 

internet  bağlantısı  yoktur.  Bu  üç  okuldan  da  her  sınıf  düzeyini  temsil  eden 

öğrencilerden veri toplanmıştır. Çalışma  grubu, 5. Sınıflar 70, 6. Sınıflar 50, 7. 

Sınıflar 50 ve 8. Sınıflar 44 olmak üzere toplam (n=214) ortaokul öğrencisinden 

oluşmaktadır. 

  

Veri Toplama Araçları 

Bu  çalışmada  veriler,  araştırmacı  tarafından  hazırlanan  iki  kapalı  uçlu  sorudan 

oluşan bir görüşme formu kullanılarak yazılı olarak elde edilmiştir. Veri toplama 

aracında  yer  alan  2  adet  kapalı  uçlu  soru,  sıralama  sorusudur.  Araştırmalarda 

“bazen  katılımcılardan  cevap  seçeneklerini  önem  derecesine  göre  sıralamaları 

istenebilir. Bu tür sorular sıralama soruları olarak adlandırılır” (Büyüköztürk ve 

diğerleri,  2008,  s.  118).  Aynı  zamanda  bu  iki  kapalı  uçlu  soruya  verilen 

cevapların nedenlerini belirlemek amacıyla iki açık uçlu soru da kullanılmıştır. 

 

Verilerin Analizi 

Bu  çalışmada,  kapalı  uçlu  soruların  analizinde  basit  yüzde  ve  frekans  analizi 

kullanılmıştır.  Daha  sonra  katılımcıların  bu  kapalı  uçlu  soruları  verdikleri 

cevapları ayrıntılı analiz edebilmek için betimsel  analiz  kullanılmıştır.  Yıldırım 

ve Şimşek’e (2006) göre betimsel analizde, “görüşülen ya da gözlenen bireylerin 

görüşlerini  çarpıcı  bir  biçimde  yansıtmak  amacıyla  doğrudan  alıntılara  sıklıkla 

yer  verilir.  Bu  tür  analizde  amaç,  elde  edilen  bulguları  düzenlenmiş  ve 

yorumlanmış  bir  biçimde  okuyucuya  sunmaktır”  (s.224).  Bu  çerçevede 

araştırmada elde edilen veriler, araştırma soruları kapsamındaki kategorilere göre 

kodlanmış  ve  analizleri  yapılmıştır.  Nitel verilerin analizinde  kullanılan isimler 

rumuz isimlerdir. 

 

 


6

                       

Ortaokul Öğrencilerinin Tarihsel Bilgi Edinme Kaynaklarına… C. C. Yeşilbursa 

BULGULAR 

 

Birinci Alt Probleme İlişkin Bulgular 

Araştırmanın  birinci  alt  probleminde  ortaokul  öğrencilerinin  tarih  konularını 

öğrenirken  en  sevdikleri  kaynaklara  yönelik  görüşleri  değerlendirilmiştir.  Bu 

doğrultuda  5,  6,  7  ve  8.  sınıf  öğrencilerin  “Tarih  konularını  öğrenirken  en 

sevdiğiniz  kaynak  hangisidir?”  sorusuna  verdikleri  cevapların  analizinden  elde 

edilen bulgular Şekil 1’de verilmiştir. 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

Şekil 1. Ortaokul Öğrencilerinin Tarih Öğrenirken En Sevdikleri Kaynaklara 

Yönelik Görüşleri 



 

Şekil  1  incelendiğinde  ortaokul  öğrencilerinin  tarih  öğrenirken  en  sevdikleri 

kaynakların  “öğretmen”,  “kitap-ansiklopedi”,  müze  ve  tarihi  mekânlar”  ve 

“internet”  kategorilerinde  kümelendiğini  görmekteyiz.  Dolayısı  ile  dört  sınıf 

düzeyinde de en sevilen tarih öğrenme kaynaklarının öğretmen, müzeler ve tarihi 

mekânlar,  internet  ve  kitaplar-ansiklopediler  olduğu  söylenebilir.  Benzer 

çalışmalarda  da  (Tekeli,  2011; Tuncer, 2000; Barton, 2001a;  Yeager, Foster ve 

Greer,  2002;  Alkış  ve  Güleç,  2006;  Kaya  ve  Demirel,  2008;Yılmaz  ve  Şeker, 

2011;  Kaya  ve  Güven,  2012;    TÜİK,  2013)    bu  kategorilerin  öğrenciler 

tarafından en sevilen, hoşnut olunan ya da başvurulan tarih öğrenme kaynakları 

oldukları ortaya konulmuştur. Hiçbir kategorinin beşinci sınıftan sekizinci sınıfa 

doğru  düzenli  bir  şekilde  artmadığı  görülmüştür.  Sadece  “müze  ve  tarihi 

mekânlar” kategorisinin yüzdesinin beşinci sınıftan sekizinci sınıfa doğru göreli 

olarak  arttığı  söylenebilirken,  “öğretmen”  kategorisinin  yüzdesinin  beşinci 

sınıftan  sekizinci  sınıfa  doğru  göreli  olarak  azaldığı  da  söylenebilir.  Kesitsel 

desen  farklı  yaş  grupları,  farklı  cinsiyetler  ya  da  diğer  farklı  özellikleri 

karşılaştırma  imkânı  vermekle  birlikte  doğası  gereği  neden-sonuç  ilişkileri 

hakkında kesin bilgi sağlamazlar. Çünkü bu tür araştırmalar belirli bir zamanda, 

tek bir anın fotoğrafını çektiği için bu fotoğraf karesinin öncesinde ve sonrasında 

ne olduğu ile ilgilenmezler (Institute for Work&Healt, 2009, s. 2).  “Öğretmen” 

kategorisinin  bütün  sınıf  seviyelerinde  en  sevilen  kaynak  olarak  ortaya  çıktığı 

 


Ahi Evran Ünv. Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi (KEFAD), Cilt 16, Sayı 2, Ağustos 2015              7 

görülmektedir.  Öğretmen  kategorisi,  yedinci  sınıfta  “müze  ve  tarihi  mekânlar” 

kategorisi  ile  sekizinci  sınıfta  “kitap-ansiklopedi”  kategorisi  ile  aynı  yüzdeyi 

almış ve birinciliği bu iki kategori ile paylaşmıştır. Diğer kategorilerin bariz bir 

şekilde  öğrenciler  tarafından  sevilen  kaynak  olarak  çok  az  seçildikleri 

görülmektedir. Hiçbir öğrenci tarafından seçilmeyen “çizgi film” kategorisine ise 

Şekil 1’de yer verilmemiştir. 

 

Beşinci  Sınıf  Öğrencilerinin  Tarih  Öğrenirken  En  Sevdikleri  Kaynaklara 



Yönelik Görüşleri 

Tablo 1. Beşinci Sınıf Öğrencilerin En Sevdikleri Kaynaklara Yönelik Görüşleri 

CEVAP TÜRLERİ 

FREKANS (f) 

YÜZDE (%) 

Öğretmen 

21 

30 


Kitap-Ansiklopedi                                            

18 


26 

İnternet 

12 

17 


Müze ve tarihi mekânlar 

11 



Roman-Hikâye 



Sinema Filmi 



Televizyon Programı   



Belgesel 



Toplam 

70 


100 

 

Öğrencilerden en sevdikleri kaynak olarak “öğretmen” kategorisini işaretleyenler 



bunun nedenlerini, “öğretmenler her şeyi bilir” (Ali), “öğretmenler daha ayrıntılı 

anlatır”  (Arzu),  “öğretmenler  geçmişi  iyi  bilirler”  (Jale),  “tarih  konularını 

öğrenirken  öğretmenin  anlatmasıyla  çok  güzel  öğreniyorum”  (Murat)  gibi 

ifadelerle  açıklamışlardır.  Öğrencilerden  en  sevdikleri  kaynak  olarak  “kitap-

ansiklopedi”  kategorisini  işaretleyenler  bunun  nedenlerini,  “kitap  ve 

ansiklopedileri daha bilgili insanlar yazdığı için” (Elif), “her şey detaylı anlatılır” 

(Tolga), “tarihi en iyi bilen kişiler yazmıştır” (Mert), “doğru ve gerçek bilgilerin 

olduğuna  inanıyorum”  (İrem),  “bu  kaynaklarda  yazanların  bence  hepsi  doğru” 

(Gonca)  gibi  ifadelerle  açıklamışlardır.    Öğrencilerden  en  sevdikleri  kaynak 

olarak  “internet”  kategorisini  işaretleyenler  bunun  nedenlerini,  “konuları 

internette  araştırmak  çok  eğlenceli  oluyor”  (Arif),  “interneti  çok  seviyorum, 

araştırmaya  yardımcı  oluyor”  (Gül),  “internet  her  yere  bilgi  saçıyor  ve  her 

yazdığımız şey çıkıyor” (Murat).  

 

Tuncer  (2000,  s.  206)  internetin  eğitimde  büyük  faydalar  sağladığını,  özellikle 



ödev  yaparken  çocuklar  tarafından  yoğun  bir  şekilde  kullanıldığı  ifade 

etmektedir.  İngiltere’de  1999’da  yapılan  bir  araştırma  7-16  yaşları  arasındaki 

çocukların  1/4’ün  sürekli  internet  kullanıcıları  olduğunu  ortaya  koymuştur.  Bu 

çocukların  amacı  ağırlıklı  olarak  okul  ve  ödev  projelerine  materyal  bulmaktır 

(Tuncer,  2000).  Ülkemizde,  TÜİK  (2013)  verilerine  göre  06-15  yaş  grubundaki 

internet  kullanan  çocukların  internet  kullanmaya  başlama  yaşı  ortalama  9’dur. 

11-15  yaş  grubundaki  çocukların  internet  kullanım  oranı  %65,1’dir.  Haftalık 

ortalama  internet  kullanım  süreleri  dikkate  alındığında  çocukların  %45,6’sı 

hemen her gün internet kullanmıştır.

 

06-15  yaş  grubu  çocuklar  İnterneti  en  çok 



%84,8  ile  ödev  veya  öğrenme  amacıyla  kullanırken,  %56,7  ile  bilgi  arama 

8

                       

Ortaokul Öğrencilerinin Tarihsel Bilgi Edinme Kaynaklarına… C. C. Yeşilbursa 

amacıyla  kullanışlardır.  Bu  çalışmaların  verilerinin  bizim  çalışmamızın  verileri 

ile örtüştüğü söylenebilir. 

 

Altıncı  Sınıf Öğrencilerinin Tarih Öğrenirken Sevdikleri Kaynaklara Yönelik 



Görüşleri 

Tablo 2. Altıncı Sınıf Öğrencilerin Sevdikleri Kaynaklara Yönelik Görüşleri 

CEVAP TÜRLERİ 

FREKANS (f) 

YÜZDE (%) 

Öğretmen 

16 

32 


Müzeler ve tarihi mekânlar 

14 


28 

Kitap-Ansiklopedi 

11 

22 


İnternet 

10 



Sinema filmi 



Toplam 

50 


100 

 

Öğrencilerden  en  sevdikleri  kaynak  olarak  “öğretmen”i  işaretleyenler  bunun 



nedenlerini,  “öğretmen  anlatırken  çok  eğleniyorum”  (Beyza),  “öğretmen 

kitaplardaki  yanlışları  hemen  düzeltebiliyor”  (Betül),  “en  iyi  bilgi  öğretmenin 

anlattığı  bilgi”  (Aytuna),  “öğretmenime  çok  güveniyorum,  onunla  vakit 

geçirmeyi  çok  seviyorum,  onu  dinlemek  çok  zevkli  geliyor  bana”  (Berna), 

“öğretmenler  doğru,  güzel  ve  açıklayıcı  anlatıyorlar”  (Elif)  gibi  ifadelerle 

açıklamışlardır.  Öğrencilerden  en  sevdikleri  kaynak  olarak  “müzeler  ve  tarihi 

mekânlar”  kategorisini  işaretleyenler  bunun  nedenlerini,  “müze  ve  tarihi  yerler 

ilgimi çekiyor ve daha zevk ile öğreniyorum” (Tuğçe), “müzeleri ve tarihi yerleri 

seviyorum,  onlar  hep  doğru  tarihi  anlatır”  (Emin),  “tarihi  yerler  daha  önemli 

daha  eğlenceli  oluyor”  (Damla),  “tarih  konularını  öğrenirken  müzeleri,  tarihi 

yerleri  gezerek  bilgiler  aklımda  kalıyor”  gibi  ifadelerle  açıklamışlardır. 

Öğrencilerden  en  sevdikleri  kaynak  olarak  “kitap-ansiklopedi”  kategorisini 

işaretleyenler  bunun  nedenlerini,  “en  gerçekçi  ve  doğru  olan  kitap  ve 

ansiklopedidir”  (İsmail),  “aradığımız  genelde  kolay  bulunuyor”  (Numan), 

“konular kitap ve ansiklopedide ayrıntılı olarak anlatılıyor” (Özdemir), “kitap ya 

da ansiklopedi okurken kendimi eski tarihe yolculuk yapmış gibi hissediyorum” 

(Halil) gibi ifadelerle açıklamışlardır.  

 

Korbin  (1996),  birçok  öğrencinin  ve  öğretmenin  gözünde  ders  kitabının, 



geçmişin  “kesin”  ve  “tam”  bir  kronolojik  anlatısı  olarak  gördüklerini  ifade 

etmektedir  (Dönmez  ve  Altıkulaç,  2014,  s.  924).  Barton  (2001a)  İrlanda  ve 

ABD’de  yaptığı  araştırmasında  her  iki  ülkedeki  öğrencilerin  tarihsel  roman, 

biyografi  ve  diğer  kitaplardan  tarih  öğrenmekten  hoşlandıklarını  ortaya 

koymuştur.  Aynı  zamanda  hem  ABD’deki  hem  de  İrlanda’daki  öğrencilerin 

müzeler  ve  tarihi  mekânlardan  tarih  öğrendiklerini  ifade  ettiklerini  ancak 

ABD’deki öğrencilerin göreli olarak daha az bahsettiklerini belirtmiştir. Yeager, 

Foster  ve  Greer  (2002),  8.  Sınıf  Amerikan  ve  İngiliz  öğrencileriyle  yaptıkları 

araştırmada hem Amerikan hem de İngiliz öğrencilerin tarih hakkında okula göre 

okul dışında  daha  fazla  bilgi  edindiklerini ifade  ettiklerini ortaya  koymuşlardır. 

Her  iki  ülkenin  öğrencileri  de  okul  dışında  ailelerinden,  TV  programlarından, 

belgesellerden,  kitaplardan  ve  internetten  tarih  öğrenmekten  hoşlandıklarını 



Ahi Evran Ünv. Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi (KEFAD), Cilt 16, Sayı 2, Ağustos 2015              9 

belirtmişlerdir.  Bu  bulguların,  bu  çalışmadaki  sinema,  internet  ve  kitap 

kategorileriyle benzerlik gösterdikleri söylenebilir. 

 

Yedinci  Sınıf  Öğrencilerinin  Tarih  Öğrenirken  En  Sevdikleri  Kaynaklara 



Yönelik Görüşleri 

Tablo 3. Yedinci Sınıf Öğrencilerin En Sevdikleri Kaynaklara Yönelik Görüşleri 

CEVAP TÜRLERİ 

FREKANS (f) 

YÜZDE (%) 

Öğretmen 

12 

24 


Müze ve tarihi mekânlar                                12 

24 


İnternet 

11 


22 

Kitap- ansiklopedi                                          9 

18 

Roman-Hikâye                                              2 



Televizyon Programı                                                 



Belgesel 



Sinema filmi 



Toplam 



50 

100 


 

Öğrencilerden en sevdikleri kaynak olarak “öğretmen” kategorisini işaretleyenler 

bunun nedenlerini, “öğretmenlerimiz hep güzel bilgiler verir bize yardımcı olur” 

(Havva),  “öğretmenin  anlatması  bana  ilginç  geliyor”  (Furkan),    “öğretmenden 

dinlemek  ve  öğrenmek  daha  etkileyici”  (İsa),  “bizim  anlayabileceğimiz  şekilde 

ve eğlenceli anlatıyor” (Serdar) gibi ifadelerle açıklamışlardır. Öğrencilerden en 

sevdikleri  kaynak  olarak  “Müze  ve  tarihi  mekânlar”  kategorisini  işaretleyenler 

bunun  nedenlerini,  “bilgiler  aklımda  daha  iyi  kalıyor”  (Melike),  “müzelerde 

bilmediğim  eşyalar  ilgimi  çekiyor”  (Oğuz),  “müzelere  gezi  yaparak  hem 

bilgileniriz  hem  de  aradığımız  konuları  kendi  çabamızla  buluruz”  (Nur), 

“müzelerde  hem  anlatılıyor  hem  de  görerek  öğreniyoruz”  (Aleyna),  “Müzelere 

ve  tarihi  yerlere  gitmek  daha  akılda  kalıcı,  daha  yararlı  oluyor”  (Dündar)  gibi 

ifadelerle  açıklamışlardır.  Öğrencilerden  en  sevdikleri  kaynak  olarak  “internet” 

kategorisini  işaretleyenler  bunun  nedenlerini,  “internet  eğlenceli”  (Emine), 

“internetten  öğrenmek  hem  daha  kolay  hem  daha  eğlenceli”  (Doğukan), 

“aradığım  her  şeyi  daha  kolay  bulabiliyorum”  (Burak),  “Hızlı  ve  doğru  bir 

şekilde aradığım bilgiye ulaşıyorum” (Bedirhan) gibi ifadelerle açıklamışlardır.  

Wiggins  (2011)  7300’den  fazla  öğrenciyle  yaptığı  araştırmada  katılımcı 

öğrencilerden  %40  yakını  öğretmen  anlatısını  faydalı  ve  %40’a  yakını  da  çok 

faydalı bulduklarını ortaya koymuştur. Yine, Wiggins (2011)’in bulgularına göre 

katılımcı öğrencilerin %30’u kitap okumayı faydalı bulurken, %20’ye yakını ise 

çok faydalı bulduklarını ortaya koymuştur. Kaya ve Güven (2012), 7. sınıflar ile 

yaptıkları  araştırmada  derste  tarih  konularının  işlenişinde  öğrencilerin  en  çok 

öğretmen  anlatımından  (%25,6)  hoşlandıklarını  ortaya  koymuşlardır.  Bu 

bulgunun bu çalışmadaki 7.sınıfların en sevdikleri kaynak olarak öğretmeni ifade 

etmeleri  bulgusuyla  benzerlik  gösterdiği  söylenebilir.  Kaya  ve  Demirel  (2008) 

lise  3  öğrencileri  ile  yaptıkları  çalışmada  öğrencilerin  tarihin  sunumundan  en 

keyif aldıkları yöntem müzeler ve tarihi mekânlar olduğunu ortaya koymuşlardır. 

Yılmaz ve Şeker (2011), çalışmasında ilköğretim 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin 

büyük  çoğunluğu  müze  gezilerinin  bilgi,  görsellik  ve  genel  kültür  açısından 



10

                       

Ortaokul Öğrencilerinin Tarihsel Bilgi Edinme Kaynaklarına… C. C. Yeşilbursa 

kendilerine çok yararlı olduğunu ifade etmişlerdir. Bu bulguların, bu çalışmadaki 

müzeler ve tarihi mekânlar kategorisi ile benzerlik gösterdiği söylenebilir.  

 

Sekizinci  Sınıf  Öğrencilerinin  Tarih  Öğrenirken  En  Sevdikleri  Kaynaklara 



Yönelik Görüşleri 

Tablo 4. Sekizinci Sınıf Öğrencilerin En Sevdikleri Kaynaklara Yönelik 



Görüşleri 

CEVAP TÜRLERİ 

FREKANS (f) 

YÜZDE (%) 

Öğretmen 

11 


25 

Kitap-Ansiklopedi 

11 

25 


Müze ve tarihi mekânlar                                 

10 


23 

İnternet 

14 


Roman-Hikâye                                              3 

Sinema filmi                                                    



Dizi film                                                          



Belgesel 



Toplam 



44 

100 


 

Öğrencilerden en sevdikleri kaynak olarak “öğretmen” kategorisini işaretleyenler 

bunun  nedenlerini,  “öğretmenler  ile  yüz  yüze  konuşuruz”  (Oğulcan), 

“öğretmenlerin verdiği bilgi diğer kaynaklardan daha iyidir” (Recep), “öğretmen 

anlatırken daha iyi anlıyorum, öğreniyorum” (Ceren), “okuyarak değil dinleyerek 

daha  iyi  anlıyorum”  (Murat),  “öğretmenler  yalın  bir  dille  anlattığı  için  kolay 

kavrayabiliyorum”  (Seren)  gibi  ifadelerle  açıklamışlardır.  Öğrencilerden  en 

sevdikleri  kaynak  olarak  “kitap-ansiklopedi”  kategorisini  işaretleyenler  bunun 

nedenlerini,  “daha bilgi içerikli olduğu için” (Zeynep), “kitap ve ansiklopediler 

resimli  anlatıyor  ve  ayrıntılı”  (Ali),  “en  geniş  ve  kapsamlı  bilgileri  veriyorlar” 

(Masal),  “görsel  ve  ayrıntılı  olduğu  için”  (Çağlayan)  gibi  ifadelerle 

açıklamışlardır.  Öğrencilerden  en  sevdikleri  kaynak  olarak  “müze  ve  tarihi 

mekânlar”  kategorisini  işaretleyenler  bunun  nedenlerini,  “görerek  araştırmak 

hoşuma gidiyor” (Rasim), “tarihi alanlardan kanıtlar görmek bana göre o şeylerin 

gerçekliğini  daha  çok  artırıyor”  (Genç),  “geçmişten  kalan  değerli  eşyaları 

günümüzde  bize  gösterildiği  ve  tarihi  daha  detaylı  anlattığı  için  seviyorum” 

(Betül),  “ben  gezerek  görerek,  inceleyerek  anlıyorum  ve  seviyorum”  (Nurgül), 

“Gezerek  ve  görerek  daha  güzel  olur,  daha  kalıcı  olur”  (Sevim)  gibi  ifadelerle 

açıklamışlardır.  

 

Alkış  ve  Güleç  (2006)’in  sekizinci  sınıf  öğrencilerin  sosyal  bilgiler  dersine 



yönelik  görüşlerini  incelediği  araştırmada,  öğrencilerin  %68’inin  dersin  en 

sevdikleri kısmının tarih olduğu,  yine öğrencilerin dersi sevmelerinde etkili olan 

diğer  bir  faktörün  öğretmen  (%35,2)  olduğu  görülmüştür.  Katılımcıların, 

öğretmenin  konuları  iyi  anlatması,  iyi  bir  eğitimci  olması,  öğretmenini 

sevmeleri,  eğlenceli  ve  iyi  biri  olması  gibi  sebeplere  vurgu  yapmaları  bu 

çalışmanın bulgularıyla örtüştüğü söylenebilir. Yılmazer ve Demir (2014), sosyal 

bilgiler  öğretmenine  yönelik  tutum  ile  derse  yönelik  tutum  arasında  yüksek 

düzeyde  pozitif  ve  anlamlı  bir  ilişki  olduğunu,  sosyal  bilgiler  öğretmenine 

yönelik  tutum  arttıkça  sosyal  bilgiler  dersine  yönelik  tutumun  da  göreli  olarak 


Ahi Evran Ünv. Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi (KEFAD), Cilt 16, Sayı 2, Ağustos 2015              11 

ciddi  oranda  arttığını  ifade  etmektedirler.  Haydn  (2005)  lise  öğrencileri  ile 

yaptığı  araştırmada  öğrencilerin  tarih  dersini  sevmelerinde  en  etkili  faktörün 

öğretmen olduğunu, öğretmen kişiliğinin öğrencilerin tarih dersini sevmede etkili 

olduğunu  ortaya  koymuştur.  Buna  göre  öğrencilerin  tarih  öğrenirken  en 

sevdikleri  kaynak  olarak  öğretmeni  ifade  etmelerinde  öğretmenlerine  yönelik 

sahip oldukları olumlu tutumun etkili olduğu söylenebilir. 

  



Yüklə 0,58 Mb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə