Anesteziyoloji ve reanimasyon uzmani sunum iÇERİĞİ: Tanım Antik dönemlerde müzikle tedavi



Yüklə 446 b.
tarix07.03.2017
ölçüsü446 b.


MÜZİKLE TEDAVİ

TARİHİ GELİŞİM VE UYGULAMALARI

KIZILCAHAMAM, 27-29 EYLÜL 2013

DR. Z. IŞIL BİRKAN

ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON UZMANI

SUNUM İÇERİĞİ:

  • Tanım

  • Antik dönemlerde müzikle tedavi

  • Ortaçağ Avrupası’ nda müzikle tedavi

  • XX. yüzyıla kadar Avrupa’ da müzikle tedavi

  • Türk- İslam medeniyetinde müzikle tedavi

Makamlar ve etkili oldukları hastalıklar
  • Günümüzde müzik terapi ile ilgili gelişmeler

Nörofizyoloji

Kullanım alanları

Olası yan etki ve komplikasyonlar

Kullanıldığı ülkeler

Z. I. B.

MÜZİKLE TEDAVİ:

Bir kişi veya grubun fiziksel, duygusal, sosyal ve kognitif ihtiyaçlarını karşılamak üzere gereksindiği iletişim, ilişki, öğrenme, ifade, mobilizasyon, organizasyon ve diğer ilgili terapötik öğeleri geliştirmek ve artırmak için müziğin ve/ veya müzikal elemanların ( ses, ritm, melodi ve harmoni) eğitimli bir müzik terapisti tarafından tasarlanarak kullanılmasıdır.

Dünya Müzik Terapi Federasyonu

Z. I. B.

Pisagor’a göre melodi, sonlu ile sonsuzun birlikteliğidir. Bu alemde her şey musikileştirilmiş ve bir ahenkten ibarettir.

Pisagor ( M. Ö. 585- 500), müzik teorilerinin ve müzikle hastalık tedavisinin ilk bilimsel kurucularındandır. Günümüzde ‘ Pisagor gamı’ denilen beşli gam sistemini tanımlamıştır.

Z. I. B.



ANTİK DÖNEMLERDE MÜZİKLE TEDAVİ



Müzikle tedavi tarihi, tıp tarihi kadar geriye gitmektedir.

Eski Yunan mitolojisinde güzel lir çalmasıyla tanınan Apollon, hem müziğin hem de hekimliğin tanrısı sayılırdı.

Pisagor’ a göre vücutta harmoninin bozulduğu durumlarda, seslerin harmonisi olan müzik, en iyi devadır.

Z. I. B.

Z

Tıbbın babası sayılan Hipokrat’ a göre, diğer tedavi yöntemlerinin faydasız kaldığı durumlarda müziğin denenmesi önemliydi.

Sokrat’ ın öğrencisi olan Platon ( Eflatun), M. Ö. 400 yıllarında müziğin ahenk ve ritmle ruhun derinliklerine etki ederek kişiye bir hoşgörü ve rahatlık verdiğini belirtmiştir.

Z. I. B.

Z. I. B.

Antik Yunan’ da müziğin kullanım alanları:
  • Epilepsi

  • Depresyon, sıla hastalığı- melankoli

  • Mani, histeri

  • Somnambulizm

  • Letarji, katatoni

  • Felç, afazi, korea, tarantizm

  • Kuduz, veba, kızamık ve çeşitli ateşli hastalıklar

  • Gut

  • Romatizma ve çeşitli ağrılar

Z. I. B.



M. Ö. 9. yüzyılda yaşamış olan Homeros’ un yazdığı Odyssiea’ da müziğin kanamaya iyi geldiği iddia edilir.

Anatomi ve fizik bilgini Gallen, müziğin akrep ve böcek sokmalarına karşı bir panzehir olduğunu söyler.

Athennoaops, hasta bölgenin üzerinde çalgı çalarak ağrıyı geçirmekteydi.

Z. I. B.

Aristidis, Teofrates, Platon, Asclepiades, Xenocrates, Cicero ve Celcus musiki ile akıl hastalıklarını tedavi etmişlerdir.

Homere, ameliyatlarda müzik kullanmış ve başarılı olmuştur.

Platon, sağırlığın tedavisinde trampet kullanmakla ünlüdür.

Z. I. B.



‘İnsan ıstırabını dindirmek, bir şarkıyı kullanabilme olanağı ile bağlantılıdır.’

Eski bir Yunan atasözü

Z. I. B.



Eski Yunan tanrısı Heros Asklepios, hekimlik tanrılığına yükselince, Bergama’ya da bir asklepion kurdurmuştur. Buralar bilinen ilk hastanelerdir. Kapılarında Buraya ölüm giremez’ yazar. Yazıtlardan öğrendiğimize göre, buralarda telkin, fizyoterapi, müzik terapi yöntemleri birlikte kullanılmaktaydı.

Z. I. B.



Sami bir kavim olan ibraniler’ in, bazı kaynaklara göre, Sümer ve Hitit müziklerinden faydalandıkları bilinmektedir. Hz. Davud ( M. Ö. 1055 - 974),

Kral Saul’ ün cinnetini çeng ( arp) çalarak iyileştirmiştir.

Z. I. B.



Eski Mısır’ da müzik, sanatların en gizlisidir. İnsanların sezgisinin uyanması için müzik yardımcıdır. Her asırda mistik törenlerde kullanılmıştır.

Kahire’ nin büyük hastanesinde ameliyat öncesi müzik dinletilerek hastalara güç kazandırıldığına inanılırdı.

Bir papirüste görüldüğü üzere V. Hanedan’ dan bir Mısır kraliçesi, gebeliği sırasında çok hastalanmış ve beş dişi tanrı beş musikişinas kız kılığına girip yanına gelerek onu tedavi etmişlerdir.

Z. I. B.

Eski Çin’ de gür ses veren ‘ lo’ isimli bir gongun kötü ruhları ve cinleri hastanın yanından kaçırdığına inanılırdı.

Z. I. B.



‘ Böylece müzik yapıldığı zaman, kişiler arası ilişkiler düzelir, gözler parlak, kulaklar keskin olur. Kanın hareketi ve dolanımı sakinleşir. Görenekler değişir, dünyada her şey bir düzen içinde olur. Müzik, tonların bir verimidir. Kökeni, dış etkenlerin beyine olan etkisidir. Neşeli sesler, ince ve yavaştır, ruha rahatlık verir. Sevinç dolu sesler, yüksek ve dağılıcıdır. Öfkeli sesler, korkunç ve kabadır. Saygı taşıyan sesler, doğru ve gösterişsizdir. Sevgi gösteren sesler, yumuşak ve ahenklidir. Ancak sesin bu altı özelliği, doğal değildir, dış etkenlerle meydana gelir. Müzik, ahenkle süslenir, iyi ruhlara yönelir.’

Konfiçyüs

Z. I. B.



ORTAÇAĞ AVRUPASI’ NDA MÜZİKLE TEDAVİ



Ortaçağda dinin etkisiyle oluşan skolastik düşünce, Avrupa’ da karanlık bir dönem başlatmıştır. Bu dönemde ancak Türk- İslam bilim adamlarının etkisiyle antik dönem bilgi birikimine ulaşabilmişlerdir. Müzik terapi örnekleri sınırlıdır.

Serras’ın 1742’ de yayınladığı kitaba göre tarantizm İtalya’ da müzikle tedavi edilmiştir. Bu amaçla bestelenen özel musiki, diğer böcek ısırıklarında da kullanılmaktaydı. 2- 3 gün aralıksız ‘katharsis’ hali gelişene kadar süren seanslardı.

Z. I. B.



Zamanla müzik, ruhi bir tedavi aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Protestanlığın kurucusu Luther, iyi bir müzisyendi ve müziği Tanrı’ nın bir hediyesi olarak kabul ederdi.

Z. I. B.



XX. YÜZYILA KADAR AVRUPA’ DA MÜZİKLE TEDAVİ



İngiltere:

Dr. R. Brocklesby, Londra 1749 basımı eserinde, hastalık seyrinde eski ve modern müziğin etkilerini incelemiştir.

Dr. R. Clay, ‘ The Alternative: A Study in Psychology’, Londra 1882 basımı eserinde, müziğin elemanlarından armoni, ritm, melodi gibi unsurların birer terapi faktörü olduğunu, bunun hastaya yeni bir güç ve gözle görülür bir iyileşme getirdiğini söyler.

Z. I. B.



La Gilda de Saint Cecile’ ( İnsanlığa Hizmet Cemiyeti) adlı kuruluş, İngiltere’ de hastalara gece gündüz müzik çalan hastabakıcılar yetiştirdi. Müziğin etkisiyle hastaların ağrılarının azaldığı, ateşlerinin düştüğü gözlemlendi. Uykusuzluk hastalığı için müzik kutusu iyi sonuçlar verdi.

Ayrıca, Shakespeare’ in 1595’ de yazdığı ‘ Kral Richard’ adlı eserinde de müziğin ruh hastalıkları üzerindeki etkisine değinilmiştir.

Z. I. B.

Fransa:

Quarin, müzik ile iyileşmiş bir epilepsi hastasından söz eder. Her nöbet başlangıcında müzik tekrarlanarak kasılmalar önlenmiştir.

Arles’ in hekimi Pomme, müzik aracılığıyla histeri nöbetlerini iyileştirdiğini anlatır.

Laurent, 1840’da hipokondriakların ve monomanilerin tedavisinde müziği kullanmıştır.

Z. I. B.



Marguet ( 1769) ‘ Nabzı İyi Anlamak İçin Tek Yöntem’ adlı eserinde melankoliyi tedavi etmek için basit, ruhu okşayan bir müziğe başvurulması gerektiğini söyler. Ona göre müzik, işitme ve diğer duyu sinirlerini uyararak ağırlaşmış ruhu uyandırmaktadır.

Dr. Beronotise ve ark. ları, müziğin tedavide dikkatli kullanılması gerektiğini, aksi takdirde hastalığın şiddetlenme tehlikesi olduğunu söylemişlerdir.

Z. I. B.



14. yüzyıldan itibaren müzik, Fransa’ da akıl hastalıklarında kullanılmıştır. Müzik terapileri sırasında hastalar tarafından bestelenen eserler de çalınmıştır. Yazarların kimileri yararlı olduğu görüşündeyken, kimileri de nekahatteki hastaya yardımcı olduğunu belirtmişlerdir.

Savaşlarda uzuvlarını kaybeden askerlerin fantom ağrıları için de müzik, tedavi de kullanılmıştır.

Z. I. B.



TÜRK- İSLAM MEDENİYETİNDE MÜZİKLE TEDAVİ



Türklerde en az 6000 yıldan beri süregelen bir müzik tarihinden bahsedilmektedir.
  • M. Ö. 8. yy.da dümbelek, düdük, çeng çeşitleri, bağlama ve vurmalılar alt sınıfından gong ve çan

  • Ortaçağda kase, tas, levha biçimli aletler,

  • Yeniçağda fincan, saz, şişe,

  • Sonraki dönemlerde parmak zili, kaşık, kayrak

kullanılagelmiştir.

Mehter takımında kullanılan çevgan, M. Ö. 1134’ den beri bilinmektedir. Davul, en yaygın kullanılan ilan ve işaret aletidir.

Z. I. B.

Anadolu’ ya yerleşen Oğuzlar’ ın müziği, şaman müziğine kaynak gösterilmektedir.

( M.Ö. 3000- 2000 )

Şamanların davulu, Kırgız Türklerinde ise baksıların kopuzu, sihir ve tedavide kullandıkları ve bu kişilerin de kutsal sayıldıkları bilinmektedir.

Baksı ve şamanlar, müzik, şiir ve dansla hastalarını iyileştirmeye çalışmışlardır.

Z. I. B.

M. Ö. yıllarda Çin’ e inen Türkler’ in oradaki müziği de etkiledikleri yönünde bulgular vardır.

Bir oktavlık müzikal aralıkta beş ses kullanılması ‘ pentatonizm’ olarak bilinir.

Eduart Chasannes, ‘Sur la Musique Chinoise’ adlı eserinde bu tür müziğin Türklere ait olduğunu,

M. Ö. 370- 355’ de yaşayan Çauyen tarafından Çinlilere telkin edilip sonraki dönemlerde yerleştiğini belirtmektedir.

Z. I. B.



Pentatonik müzik, günümüzde:
  • Londra Kraliyet Müzik Terapi Okulu’ nda otistik çocukların adaptasyonunda

  • Macaristan’ da çocuk eğitiminde

  • Çeşitli ülkelerde beyin teta dalga aktivasyonunu artırdığından konsantrasyon artırmada ve parapsikolojik çalışmalarda

kullanılmaktadır.

Z. I. B.

Asya Türk musikisi, İslamiyetle birlikte şekil değiştirmiş ve tasavvuf müziği oluşmuştur. Başta müziğe direnç olmakla birlikte, Halife Yezid döneminde canlanıp Abbasiler döneminde üstün bir düzeye ulaşmıştır.

Beş seslilik, zamanla yerini sekiz sesliliğe bırakmıştır. Klasik Türk Müziği ise pentatonik müziğin gelişimi ile doğmuştur.

Z. I. B.

Darüşşifalarda kullanılan klasik Türk müziği makamları, zaman içinde sınıflandırılmıştır.

Bu konuda,

Zekeriya El- Razi ( 854- 932),

Ebu- Bekir Razi ( 865- 925),

Farabi ( 870- 950),

İbn-i Sina ( 980- 1037),

Hasan Şuuri ( 17. yy),

Hekimbaşı Gevrekzade Hafız Hasan Efendi ( 1727- 1801)

yazıları ile günümüze kadar ulaşmışlardır.

Z. I. B.



MAKAMLAR VE ETKİLİ OLDUKLARI HASTALIKLAR



Makamların etkileri, hastalıklara, gezegenlere, haftanın günlerine, günün saatlerine hastanın kişiliğine ve milliyetine göre sınıflandırılmıştır.

Z. I. B.

RAST MAKAMI:

Felç illetine devadır, insana sefa yani neşe ve huzur duygusu verir.Güneş iki mızrak boyu yükselince uygulanır. Kemik ve beyin üzerine etkilidir. Düşük nabzın yükselmesine neden olur. Heyecanı artırır. Uyumayı engeller, iç huzur ve rahatlık verir. Ulema meclisine etkisi fazladır.

Z. I. B.

REHAVİ MAKAMI:

İnsana beka, yani sonsuzluk düşüncesi verir, imsak vaktinde etkilidir. Baş ağrısına ve hafakana faydalıdır. Bu makam, sofiler meclisine etkilidir. Doğuma faydalıdır. Akıl hastalıklarında kullanılır.

Z. I. B.

ZENGULE ( ZİRGÜLE) MAKAMI:

Kalp hastalıklarının devasıdır. Uyku hali verir.Sabah ve öğlen arası etkilidir. Toprak tabiatlı, sıcak ve nemlidir. Menenjit ve beyin hastalıklarında etkilidir.Mide ve karaciğeri rahatlatır. Ruh hastalıklarının tedavisinde faydalıdır.

Z. I. B.

HÜSEYNİ MAKAMI:

Barış, sakinlik ve rahatlık hissi verir. Sabahleyin gün ağarırken etkilidir. Su tabiatlıdır. Güzellik, iyilik, sessizlik ve rahatlık verir. Güven ve kararlılık duygusu aşılar. Karaciğer, kalp ve mideye iyi gelir. Barış duygusu verir. Otistik ve spastik rahatsızlıklarda kullanılır.

Z. I. B.

SABA MAKAMI:

Cesaret ve kuvvet verir. Su tabiatlıdır, soğuk ve nemlidir. Kalp ve ayak ağrılarına etkilidir. Gülme, sevinç ve kahramanlık duyguları verir. Derin aşk duygularının ifade aracıdır. Şecaat, cesaret, kuvvet ve genel rahatlık verir. Kalbe iyi gelir. Seher vaktinde etkilidir. Ruhsal hastalıkların iyileştirilmesinde kullanılır.

Z. I. B.

UŞŞAK MAKAMI:

Öğlen vakti etkilidir. Su tabiatlıdır, soğuk ve nemlidir. Gülme, sevinç, kuvvet ve kahramanlık duyguları verir. Derin aşk ve mistik duyguların ifade aracıdır. Uyku ve istirahat için faydalıdır, gevşeme hissi verir.

Z. I. B.

HİCAZ MAKAMI:

Ateş tabiatlıdır, sıcak özellik taşır. Tevazu, yani alçakgönüllülük verir. Yatsıdan sabaha kadar olan zamanlarda etkisi fazladır. İdrar zorluğuna iyi gelir, cinsel yönden uyarıcıdır. Düşük nabız atışını yükseltir. Bu makam, daha çok dervişler meclisine etki eder.

Z. I. B.

İSFAHAN MAKAMI:

Zihni açar, zekayı artırır, anıları tazeler. Hareket kaabiliyeti ve güven hissi verir. Gün batarken etkilidir. Bu makam, ümera ( amirler, beyler, seyitler) meclisine daha çok etki eder.

Z. I. B.

IRAK MAKAMI:

Har mizaçlılara, sersam ve hafakana faydalıdır. Akşamüstü etkilidir. Karakteri dişidir. Menenjit, beyin ve akıl hastalıklarında kullanılır. Lezzet verir, düşünme ve kavrama konusunda etkilidir. Korkuyu giderir.

Z. I. B.

BUSELİK MAKAMI:

Güç ve kuvvet verir. Kuşluk vaktinde, yani güneşin doğuşundan 45 dakika sonra etkilidir. Kuvvet ve barış duygusu verir. Kulunç, bel ve bacak ağrılarında ve akıl hastalıklarında kullanılır.

Z. I. B.

BÜZÜRK MAKAMI:

Ateşli hastalıklara iyi gelir, zihni temizler, vesvese ve korkuyu uzaklaştırır. Fikre yön verir. Yatsıdan sonra etkilidir. Güç kazandırır. Beyin hasarı ile ortaya çıkan şiddetli rahatsızlıklarda kullanılır.

Z. I. B.

NEVA MAKAMI:

Lezzet ve ferahlık duygusu verir. Akşam vakti etkilidir. Üzüntüyü giderir. Gönül okşayıcıdır. Kötü fikirleri kovar, cesaret ve yiğitlik duygusu uyandırır. Akıl hastalıklarının tedavisinde ve buluğ çağındaki kız çocuklarının rahatsızlıklarında kullanılır.

Z. I. B.

ACEMAŞİRAN MAKAMI:

Ateş tabiatlıdır. Kuru ve sıcak makamdır. Fecirden kuşluk vaktine kadar etkilidir. Vücudun dengesine yardım eder. Yaratıcılık duygusu ve ilham verir. Durgun düşünce ve duyguları canlandırır. Ağrıyı hafifletir. Lezzet verir ve gevşemeye yardımcı olur.

Z. I. B.

ZİREFGENT MAKAMI:

Sırt ve eklem ağrıları ile kulunç tedavisinde faydalıdır. Uyku zamanı etkili olur. Akıl hastalıklarının tedavisinde etkilidir. Ruhsal rahatlama aracı olarak kullanılır.

Z. I. B.

Hekimbaşı Gevrekzade Hafız Hasan Efendi’ ye göre çocukluk çağı hastalıklarında makamlar:

Irak makamı, menenjitte etkilidir.

İsfahan makamı, aklı temizler, soğuk ve ateşten korur.

Zirefgent makamı, inme ve sırt ağrısında etkilidir, güçlülük hissi verir.

Z. I. B.

( devam)

Rehavi makamı, her çeşit baş ağrısı, burun kanaması, yüz felci, paraliziler ve balgamlı hastalıklarda faydalıdır.

Büzürk makamı, beyin hastalıkları ve kramplarda etkilidir, yorgunluk hissini giderir.

Zirgüle makamı, kalp ve beyin hastalıklarında, menejitte, mide yanması ve karaciğer ateşinde kullanılır.

Z. I. B.

( devam)

Hicaz makamı, üriner sistem hastalıklarında etkilidir.

Buselik makamı, kalça ve baş ağrılarıyla, göz hastalıklarında faydalıdır.

Uşşak makamı, ayak ağrısı ve insomniada etkilidir.

Hüseyni makamı, karaciğer ve kalp hastalıkları tedavisiyle, nöbetler ve saklı ateşte kullanılır.

Neva makamı, buluğa erişmiş çocukların tedavisinde, kalça ağrılarında kullanılır, neşe verir.

Z. I. B.

‘ … Tedavinin en iyi yollarından, en etkililerinden biri, hastanın akli ve ruhi güçlerini artırmak, ona hastalıkla daha iyi mücadele için cesaret vermek, hastanın çevresini daha iyi ve hoşa gider hale getirmek, ona en iyi musikiyi dinletmek ve sevdiği insanlarla bir araya getirmektir…’

İbn-i Sina

Z. I. B.

İbn- i Sina’nın etkisinde kalan Osmanlı Saray Hekimi Musa bin Hamun, Kanuni Sultan Süleyman’ a ithaf ettiği diş hekimliğine ait Türkçe eserinde diş hastalıklarının müzikle tedavisinden söz eder, çocukların müzikle uyutulmasını önerir.

Z. I. B.

Selçuklu ve Osmanlılar’ da en bilinen darüşşifalar:

  • Kayseri Gevher Nesibe Tıp Medresesi ( 1206)

  • Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası ( 1228)

  • Amasya Darüşşifası ( 1309)

  • Fatih Darüşşifası ( 1470)

  • Edirne Sultan II. Bayezid Darüşşifası ( 1488)

  • Süleymaniye Tıp Medresesi ve Şifahanesi ( 1556)

  • Enderun Hastanesi

Z. I. B.







XV- XVI. yy. larda Osmanlı hastane mimarisinde mevcut olan merkezi sistem, tehlikeli hastaların tecridi, havalandırma ve müzikle tedaviyi göz önünde tutan tasarımlardaki ileri düzeye, Batı’ da XVIII- XIX. yy. larda, hatta bazı ayrıntılar açısından ancak XX. yy. da ulaşılabilmiştir.

Z. I. B.

Klasik Osmanlı hastaneleri, XVII. yy. da Budapeşte’ den Kırım’ a, Selanik’ ten Mekke’ ye kadar bütün imparatorluk sathında faaliyette olup IV. Mehmet devrinde son parlak dönemlerini yaşamıştır.

Selçuklular döneminde de hastane- köylerin varlığından bahsedilmektedir.

Z. I. B.

GÜNÜMÜZDE MÜZİK TERAPİ İLE İLGİLİ GELİŞMELER



Müzik terapi, müzik ve onun- fiziksel, duygusal, mental, sosyal, estetik ve spiritüel- olmak üzere tüm yüzlerini kişinin sağlığını düzeltmek veya geliştirmek için kullanan eğitimli bir müzik terapisti ile hasta ilişkilerine dayanan, yardımcı bir sağlık uzmanlığıdır.

Z. I. B.

Müzik terapisti ise temelde hastanın sağlığının düzelmesine, kognitif fonksiyonlar, motor beceriler, duygusal ve affektif gelişim, davranış ve sosyal yetenekler ve yaşam kalitesi gibi çeşitli alanlarda müzik deneyimlerini ( doğaçlama, şarkı söyleme, şarkı yazma, müziği dinleme ve tartışma, müzikle hareket etme) kullanarak tedavi yöntem ve hedeflerine ulaşarak yardımcı olan kişidir.

Z. I. B.

NÖROFİZYOLOJİ



Müziğin, becerilerimizle ruhumuz arasında dengeyi sağlama yeteneğinde olduğu kabul edilir.

Z. I. B.

Ses fiziği ve psiko- nöro- immüno- endokrinolojik sistemler arasındaki ilişkiyi analiz etmek üzere, müziğin kullanım metodolojisi, değerlendirme sistemleri, preventif, rehabilitasyon ve terapötik alanlardaki bilimsel ve uygulamalı araştırmaları inceleyen pek çok çalışma yapılmaktadır.

Z. I. B.



Müziğin terapötik ajan olarak kullanılmasındaki temel konu, onun stresi gidermesi ve gevşemeyi kolaylaştırmasıdır. Çünkü müzik, hipotalamik- pituiter- adrenal aksın düzenlenmesine de yardımcıdır.

Z. I. B.

Ses, kohleaya ulaştığında nörolojik aktivasyonla işitsel korteks uyarılarak gelen bilginin özellikleri ayıklanır ve gruplanır. Bu da bilgiye anlam ve duygu katarak otonomik sinir sisteminin uyarılmasını sağlar, beden tepkisi ile birlikte immün yanıtı da oluşturur.

Z. I. B.

Beyin, müzikal uyarana yüksek oranda plastisite ile yanıt verebilir ve uzun, yoğun bir müzik pratiği beyinde bariz yapısal ve fonksiyonel adaptasyonlara yol açabilir.

Z. I. B.

Müzik, tek boyutlu bir işlem değildir. Müziğin nöral kodlamasında, pek çok ve yaygın beyin alanları kullanılmaktadır.

Z. I. B.



EEG ile yapılan bir çalışmada, pozitif stimulusta sol frontal lobda, negatif bir stimulusta ise sağ frontal lobda relatif olarak daha fazla elektriksel aktivite tespit edilmiştir.

Z. I. B.

Beyinde nörotransmitter olarak dopamin ve noradrenalinin artışı, müziğin Alzheimer, demans, Parkinson, depresyon ve çocuklarda otizmde kullanımını önemli kılmaktadır.

Z. I. B.

KULLANIM ALANLARI

Müzik tedavisinde hedef, kişiyi akıl ve bedenini öğrenmeye hazırlamaktır. Zira, fonksiyonel kusurlarla uğraşan bir sistem ve beyinde öğrenme gerçekleşmeyecektir.

Z. I. B.

ÇOCUKLAR :

Çocuğa iletişim, dikkat, motivasyon ve davranış problemlerinde yardımcı olabilir.

Z. I. B.

  • Birebir veya grup yaklaşımı uygulanabilir.

  • İlk seansta terapist ve çocuk, tedavinin hedeflerini belirlerler.

  • Tedavi odasında çeşitli yerlerden, geniş yelpazede müzik aleti bulunmalıdır.

  • Daniel Levitin’ e göre fetus anne karnında duyabilir.

  • İngiltere Keele Üniversitesi’ den Alexandra Lamont’ a göre de fetus duyar ve doğumundan bir yıl sonra da bunları hatırlar.

Z. I. B.

ADÖLESANLARDA DUYGU DURUM BOZUKLUKLARI:

Mayo Kliniği’ ne göre,
  • Her 100.000 adölesandan iki ila üç bininde duygu durum bozukluğu

  • Bunların 8- 10 tanesinde intihara teşebbüs

  • Depresyon ve bipolar bozukluk, en sık rastlanan klinik tablo

Z. I. B.

  • Müzik, kişinin kendi benliğini ve kimliğini keşfetme yolunda bağımsızlık ve bireysellik hissi sağlar.

  • Duygularını dışa vurmayı, kontrol etmeyi kolaylaştıran ve güç durumlarla başa çıkma yollarını bulduran yaratıcı bir çıkış yolu gibi davranır.

Z. I. B.

  • Müzik, kişinin stres ve anksiyete düzeyini azaltarak duygu durumunu kalkındırır ve depresyonu önler veya başa çıkma yollarını buldurur.

  • Müzik eğitim programları adölesanlara, kendilerini ifade edebilecekleri, öz- disiplin, azim ve sabır gibi yaşam becerileri kazanacakları güvenli yerler sağlar.

  • Benlik algısı ve özgüvenini artırır.

Z. I. B.

Pek çok adölesan kızgınlık ve çatışma dönemi geçirir, ancak bir kısmında klinik sorun ortaya çıkar. Bu çocuklar, doktoru, terapisti ve okul danışmanı gözetiminde müzik terapisine alınabilirler.

Z. I. B.

  • Adölesanlarda en çok değişim, doğaçlama ve müziğin sözel tartışılması yöntemleriyle olmaktadır.

  • Birebir teknik, grup terapisine göre, adölesanlarda daha tercih edilmektedir.

Z. I. B.

Gold, Voracek ve Wigram ( 2004),

(1978- 1998 yılları arasındaki 10 çalışmalık bir meta- analiz)
  • Müzik terapi, klinik olarak orta- yüksek etkinlikte

  • Özellikle komplike vakalarda etkinlik daha fazla

  • Seans sayısı arttıkça etki kalıcılığı artmakta

Z. I. B.

İNME TEDAVİSİ:

Müziğin beynin çeşitli bölümlerini etkilediği gösterilmiştir. Bu tedavinin önemli bir parçası, müziğin duyguları ve sosyal ilişkileri etkileyebilme yeteneğidir.

Nayak ve ark. larına göre,

Müzik terapi,
  • depresyonda azalma,

  • duygu durumunda iyileşme,

  • anksiyetede azalma ,

  • farkındalıkta, duygularını ifade etmede, tepki verebilmede ve sosyalizasyonda artışa

neden olmaktadır.

Z. I. B.

  • Müzik, hastanın motivasyonunu ve duygulanımını olumlu yönde etkileyip, bilinen tedavi yöntemleri ile birlikte uygulandığında tedavinin başarısını da önemli ölçüde artırmaktadır.

  • Müzik, motor becerilerin geliştirilmesinde faydalıdır. Postür tedavisi ile birlikte müzik örgüsü içindeki ritmik işitsel uyarılar, inmeli hastanın yürüme becerisini artırmaktadır.

Z. I. B.

Schnider ve ark. larının yaptığı bir çalışmada,

(daha önce müzik deneyimi olmayan , inme geçirmiş hastalara)

Bilinen fizyoterapi çalışmaları yanı sıra, piyano ve davul çalması öğretilerek üç hafta içinde günlük hayattaki kaba ve ince motor fonksiyonlarının, öğretilmeyen gruba nazaran, daha isabetli, daha hızlı ve daha yumuşak olduğu gözlenmiştir.

Z. I. B.

Wilson, Parsons ve Reutens yaptıkları çalışmada,

Şiddetli Broca afazisi olan bir erkek şarkıcıya şarkı sözleri öğreterek ‘ melodik intonasyon tedavisi’ uygulamışlar ve tedavinin daha başarılı ve kalıcı olduğunu görmüşlerdir.

Z. I. B.

Kalp hastalıkları:

23 klinik çalışmanın Cochrane değerlendirmesine göre, ( 2009)

Bazı müziklerle,
  • Koroner kalp hastalıklarında kalp hızı, solunum hızı ve kan basıncında düşme

  • Anksiyete düzeyinde azalma

sağlanmaktadır.

Z. I. B.

Nörolojik hastalıklar:

Müzik terapi, demans, Alzheimer, Parkinson hastalığı, afazi benzer konuşma bozukluklarıyla Tourette sendromunda etkinlik göstermektedir.

Z. I. B.

Alzheimer ve demans:

Müzik terapinin en sık kullanıldığı iki hastalıktır.

En belirgin etki, iletişim, konuşma ve benzeri becerilerde ilerlemeye yol açan, sosyal davranışlardadır.

Z. I. B.

330’ dan fazla vakanın olduğu bir meta- analize göre,

Müzik terapi,
  • Sosyal davranışlarda, yüz tanıma ve gerçeklik orientasyonu ile ölçülen kognitif kusurlarda iyileşme

  • Dolanma, huzursuzluk gibi abartılı davranışlarda ve ajitasyonda önemli ölçüde azalma

sağlamaktadır.

Z. I. B.

Olası etki mekanizmaları:
  • Gürültünün algılanışını etkileme ( gürültüyü aşina kılma veya çevredeki gürültüyü tamponlama)

  • Sosyal iletişimde pek fazla bir kognitif yük getirmeden diğerleriyle ilişki kurabilecekleri bir kanal oluşturma

Z. I. B.

Amnezi:

Bazı semptomların, çalmayı ve dinlemeyi de içeren çeşitli müzik girişimleriyle hafifletilebildiği gösterilmiştir.

Z. I. B.

Clive Wearing adlı hasta, anterograd ve retrograd amnezisi olmakla birlikte, amnezi olmadan önce öğrendiği şarkıları çalıp söyleyebilmekteydi.

Z. I. B.

Afazi:
  • Melodik intonasyon tedavisi, en sık kullanılan metotdur. Bu, şarkıya eşleştirilmiş, hafızaya sözcük söyleme ve konuşma ritminin işlendiği çok evreli bir tedavi şeklidir.

  • Son yapılan çalışmalar, melodik yönden ziyade ritmik komponentin tedavinin asıl etkin kısmını oluşturduğunu ileri sürmektedir.

Z. I. B.

Epilepsi:

Bazı araştırmalar, Mozart’ ın K448 no’ lu sonatının dinlenmesinin, epileptik hastalarda kasılma sayısını azalttığını söylemektedir. ( Mozart etkisi)

Z. I. B.

Psikiyatrik hastalıklar:

Dokuzdan fazla çalışmayı içeren 177 hastalık bir meta- analize göre,

Müzik terapi,
  • Özellikle gelişimsel ve davranışsal bozukluklarda,

  • Psikopatolojilerdeki negatif semptomlarda

önemli etkilere sahiptir.

Z. I. B.

Şizofreni:

Bireysel çalışmalara göre,

Müzik terapi,
  • Künt affekt, konuşma bozuklukları, anhedonia gibi negatif semptomlarda düzelme,

  • Artan konuşma yeteneği, azalan sosyal izolasyon ve dış olaylara artan ilgi gibi sosyal semptomlarda iyileşme

sağlamaktadır.

Z. I. B.

Genel mental durum, depresyon, anksiyete ve hatta kognitif fonksiyonlarda görülen iyilik hali, kalıcı olmayıp terapi seanslarının kalitesi ve sayısı ile yakından ilgilidir.

Z. I. B.

Depresyon:

Müzik terapi,
  • Hastaların duygularını anlatırkenki sözel bariyerlerini yıkarak terapistlerin onlara daha kolay rehberlik hizmeti vermesini kolaylaştırır.

  • Kortizol seviyesini düşürerek affekt, duygu durum ve kognitif fonksiyonları iyileştirir.

  • EEG ölçümlerine göre, aktiviteyi sağ frontal lobdan sola kaydırarak pozitif affekt ve duygu durumuna katkı sağlar.

Z. I. B.

Bir çalışmada,

İki hafta boyunca, 30 dakika yumuşak, sedatif bir müzik dinlemenin hastaların global depresif skorlarında bariz bir iyileşme yaptığı ve zaman içinde birikici bir özelliği olduğu bulunmuştur.

Z. I. B.

Başka bir çalışmada,

Hüzünlü müzik dinlendiğinde depresyon hastalarının, neşeli, kızgın veya ürkütücü müziğe veya müziksiz duruma göre, sorunlarını daha iyi ifade edebildikleri görülmüştür.

Z. I. B.

Sosyal Sağlık:

Sağlık, toplum ve çevre, Sokrat döneminden beri birbirleriyle bağlantılıdır.

Z. I. B.

SAĞLIK, KİŞİNİN BEDENSEL, RUHSAL VE ÇEVRESEL OLARAK TAM BİR İYİLİK HALİDİR.

Dünya Sağlık Örgütü

Rudolf Virchow, ‘Medikal Reform’ adlı eserinde bireysel sağlığın, sosyal çevre ve onu şekillendiren politikalarla yakından ilişkili olduğunu öne sürmektedir. Bu nedenle, sosyal sağlık da tıbbın meselesidir.

Z. I. B.

Stresle başa çıkma yöntemleri, zihinsel esneklik, umut, amaç, politik güç ve eğitim, sosyal adaletsizlik ve stresin sağlık üzerindeki olumsuz etkisini azaltabilir.

Z. I. B.

Stres sonucu sempatik sinir sisteminin aşırı uyarılması,
  • Kardiyovasküler hastalıklar,

  • Astma,

  • Şiddet,

  • Madde ve ilaç bağımlılığı,

  • Obesite,

  • Diabet

gibi fakir ve azınlıklar arasında daha sık rastlanan sağlık sorunlarına neden olmaktadır.

Z. I. B.

Z. I. B.

Z. I. B.

Psikososyal anlamda faydası, gevşeme, eğlence, güven, bireysel yaratıcılıkta ilerleme, kendini ifade etme, kendine inanma ve benlik saygısı ile başlar.

Sosyal düzeyde müzik, sosyal iletişimi, kollektif yaratıcılığı ve sosyal kimliğin ifadesini kolaylaştırarak etkili olmaktadır.

Z. I. B.

Müziğin sosyal etkisi, daha iyi sağlık için güçlü bir kaynak oluşturmaktadır.

Abreu ve ark. ları,

30 yıl önce ‘ Müzik, insan harmonisini sağlar’ görüşüyle Venezuela’ nın az hizmet götürülen bölgelerinde, El sistema adıyla bilinen program dahilinde, gençlik orkestraları oluşturdular.

Z. I. B.

Arjantin asıllı İsrailli şef Daniel Barenboim ve Filistin asıllı Amerikalı entelektüel ve edebiyatçı Edward Said ( 1999),

Öfke ve yok saymanın var olduğu Ortadoğu coğrafyasında Mısır, İran, Suriye, Filistin, Ürdün ve Lübnan’ dan en iyi genç müzisyenlerle bir orkestra kurdular.

Z. I. B.

‘ Bilgi, başlangıçtır.’

Paul Smaczny, 2005

Z. I. B.

OLASI YAN ETKİ VE KOMPLİKASYONLAR



  • Müzik terapisti, farkında olmadan hastaya müzikal bir saldırıda bulunabilir.

  • Müzik terapisti, hasta ile birlikte fazlaca eğlenerek hastanın ihtiyaçlarını gözden kaçırabilir.

  • Müzik terapisti uygun olmayan müzik seçimi yapabilir. ( soykırım, Wagner)

Z. I. B.

  • Müzik terapistinin enstrüman seçimi yanlış olabilir.

  • Müzik terapisti, duygusal tepkileri kontrol sorunu yaşayabilir.

  • Müzik terapisti, yanlış veya aşırı yapıda bir müzik seçebilir.

Z. I. B.

  • Müzik terapistinin sağladığı müziğin içeriği uygun olmayabilir.

  • Müzik terapisti, hastaları enstrümanlarla fiziksel olarak kontamine edebilir.

  • Müzik terapisti, müzikojenik epilepsiyi tetikleyebilir.

  • Müzik terapisti, psikotik atağı tetikleyebilir.

Z. I. B.

  • Müzik terapisti olumsuz bir tepkiye neden olabilir.

  • Müzik terapisti, intihara yol açabilir veya kolaylaştırabilir mi?

  • Müzik terapisti, madde kullanımı ile müzik arasında bir bağ oluşturabilir mi?

Z. I. B.

MÜZİK TERAPİSİNİN ÜLKELERDE KULLANIMI



AVUSTRALYA:

1949’ da bugünkü anlamıyla olmasa da Avustralya Kızıl Haç’ ının konserleriyle müzik terapi başlamıştır. Avustralya Müzik Terapi Birliği, 1975’ de kurulmuştur.

Z. I. B.

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ:

Michigan Devlet Üniversitesi’ de lisans, Kansas Üniversitesi’ nde lisansüstü programlarıyla 1944’ de başladı.

Amerikan Müzik Terapi Birliği, 1998’ de, 1950’ de kurulan Müzik Tedavisi Ulusal Birliği ve 1971’ de kurulan Müzik Terapi Amerikan Birliği’ nin birleşimi ile kuruldu.

Z. I. B.

Müzik terapisti olmak için gitar ve piyano çalabilmek, ses, müzik teorisi ve tarihi, müzik okuma, doğaçlama, değerlendirme, dokümantasyon ve sağlık bilimlerinde konsültasyon yapabilme yeterliliğinin olması gerekmektedir.

Z. I. B.

İNGİLTERE:

Canlı müzik, hastanelerde her iki Dünya Savaşı’ndan sonra kulanıldı. Şimdi bilinen anlamıyla müzik tedavisi ise 1960- 70’ lerde Fransız çellist Juliette Alvin öncülüğünde oluşturuldu.

Z. I. B.

Uygulayıcılar, Sağlık Çalışanları Konseyi’ ne kayıt olmakta ve 2007’ den bu yana da master derecesi istenmektedir.

Bristol, Cambridge, Cardiff, Edinburgh ve Londra’ da master derecesi verilmektedir.

Z. I. B.

AFRİKA:

Araştırmalar, pek çok bölgede erkek ve kadın sünnetinde, cerrahide, kırık redüksiyonunda dayanıklılığı artırıcı lirik müziğin kullanıldığını göstermektedir.

Bilinen anlamda, ilk kez 1999’ da Pretoria, Güney Afrika’ da başlamıştır.

Z. I. B.

HİNDİSTAN:

Melodi, Hint müziğinde esastır ve ‘ Raga’ temel melodidir. Her hastalık için farklı ragalar vardır.

Hint klasik müziğinin, ısıtma, soğutma, dinleyiciyi sakinleştirme, ruh durumunu düzeltme gibi çeşitli etkileri vardır. Çakraları aktive eder.

Her yıl 13 Mayıs, Müzik Terapi Günü olarak kutlanmaktadır.

Z. I. B.



Bu enstrümanın icadı, meşhur büyük Türk bilginlerinden Farabi’ ye ( 870- 950)’ ye aittir.

Yatay bir konumda icra edilen kanunun 72 adet teli vardır. Türk müziğinin vazgeçilmez enstrümanlarından biri olan kanun, işaret parmaklarına takılan ve yüzük adı verilen metal halkalarla parmak arasına sıkıştırılan mızrapla çalınır.

Z. I. B.

Z. I. B.

TEŞEKKÜRLER, DR. Z. IŞIL BİRKAN



BİR MÜZİKSEL TERAPİ MODELİ OLARAK ‘ETKİLEŞİMLİ RİTM TEKRARI ALISTIRMASI’NIN OTİSTİK SPEKTRUM BOZUKLUKLARI OLAN ÇOCUKLARDAKİ PROBLEM DAVRANISLARIN AZALTILMASINDAKİ ETKİLERİ İbrahim Yavuz YÜKSELSİN*

Orçun BERRAKÇAY**

* Yrd.Doç.Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Müzik Bilimleri Bölümü, Güldeste Sok. No.4 Narlıdere,İzmir.

Sonuçta, ERTA uygulamalarının, otistik spektrum

bozuklukları olan çocuklardaki problem davranısların azaltılmasında etkili olduğu görüldü.

Müziğin, kemoterapi yan etkilerine ve kaygı düzeyine etkisi*

Serap YILDIRIM1, Ayça GÜRKAN2

Kanser hastaları için uygun bir atmosfer yaratmak amacı ile alternatif terapötik yaklaşımlar olarak algılanan farklı bağımsız hemşirelik girişimlerinden biri olan müzik terapisini hemşirelik uygulamalarına katmak gerekmektedir.

(Anadolu Psikiyatri Dergisi 2007; 8:37-45)

Sensorimotor Plasticity after Music-Supported Therapy

in Chronic Stroke Patients Revealed by Transcranial

Magnetic Stimulation

Julia` L. Amengual1,2,3*, Nuria Rojo1,3, Misericordia Veciana de las Heras4, Josep Marco-Pallare´ s1,3,

Jennifer Grau-Sa´nchez1,3, Sabine Schneider5, Lucı´a Vaquero1,3, Montserrat Juncadella4, Jordi Montero4,

Bahram Mohammadi6, Francisco Rubio4, Nohora Rueda7, Esther Duarte7, Carles Grau2,

Eckart Altenmu¨ ller5, Thomas F Mu¨ nte8, Antoni Rodrı´guez-Fornells1,3,9

1 Cognition and Brain Plasticity Group [Bellvitge Biomedical Research Institute-] l’Institut d’Investigacio´ Biome`dica de Bellvitge, L’Hospitalet de Llobregat, Barcelona, Spain,

Conclusion: Our findings represent the first evidence of the neurophysiological changes induced by this therapy in chronic stroke patients, and their link with the amelioration of motor performance. Further studies are needed to confirm our observations.

Received November 26, 2012;

Accepted March 16, 2013;

Published April 17, 2013

The Effects of Modified Melodic IntonationTherapy on Nonfluent Aphasia: A Pilot Study

Dwyer Conklyn,a Eric Novak,b Adrienne Boissy,b

Francois Bethoux,b and Kamal Chemali,b

a,The Music Settlement, Cleveland, OH

b,The Cleveland Clinic Foundation

Journal of Speech, Language, and Hearing Research • Vol. 55 • 1463–1471 • October 2012 •

Conclusion: This study provides preliminary data supporting the possible benefits of utilizing MMIT treatment early in the recovery of nonfluent aphasia patients.

Use of Music Therapy for Enhancing Self-esteem

among Academically Stressed Adolescents

Mamta Sharma and Tanmeet Jagdev

Punjabi University

Mamta Sharma and Tanmeet Jagdev, Department of Psychology, Punjabi University, Patiala-147002 (Punjab) India.

Pakistan Journal of Psychological Research, 2012, Vol. 27, No. 1, 53-64



The most significant implication of this study is that, by the use of a music therapy as a therapeutic intervention, self-esteem can be

enhanced, at least within the selected adolescent population.

These findings can be used to encourage the use of music as a therapeutic intervention with similar cultural populations in India and elsewhere.



Yüklə 446 b.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azkurs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə