ACİl serviste antiBİyotik kullanim ilkeleri



Yüklə 57,69 Kb.
tarix18.04.2017
ölçüsü57,69 Kb.
#14467

ACİL SERVİSTE ANTİBİYOTİK KULLANIM İLKELERİ





Dr.Figen Coşkun

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

Acil Tıp ABD Öğretim Görevlisi


Antibiyotikler hakkındaki gelişmeler, enfeksiyon hastalıklarının etkenleri hakkındaki bilgilerin gelişmesine paralel olarak 19. yüzyılın ikinci yarısında başlamıştır. Çok eski tarihlerde enfeksiyon tedavisi için; ya enfekte olmuş vücut bölgeleri kesilir ya da hastaya arsenik içirilir ve mikropların hastadan önce ölmesi için dua edilirdi. Daha sonra sıtma tedavisinde kinin, sfiliz tedavisinde de topikal olarak civa kullanılmaya başlandı. 20. yüzyılın başlarında Ehrlich tarafından yapılan başarılı çalışmalar, bugün biz hekimlerin tedavi şansını oldukça yükselten pek çok antibiyotiğin bulunmasında başlangıç olmuştur. 1929 da Fleming tarafından PENİSİLLİNlerin bulunuşu antibiyotik çağını başlatmıştır.

Antibiyotikler tüm dünyada en sık kullanılan ilaçların başında gelmektedir. Hastaneye yatan her üç hastadan biri antimikrobiyal tedavi alırken, bu toplam ilaç giderlerinin %25’ini kapsamaktadır. Bir antibiyotiğin kullanıma sunulmasına kadar geçen süre, emek, maliyet göz önüne alındığında, antibiyotiklerin hekimler tarafından doğru endikasyonlarda reçete edilmesi gerekmektedir. Ayrıca reçete edilen ilacın, ilaç etkileşimleri, yan etkileri ve direnç gelişimi gibi olumsuz etkileri de düşünüldüğünde, bu gereklilik mutlak hale gelmektedir.

Hastayı tedavi edebilmek, sadece tanı koymak ve uygun ilacı hastaya reçete etmek ile mümkün olmaz. Hastayı, önerdiğimiz ilacın etkileri, kullanım şekli ve olabilecek yan etkileri hakkında bilgilendirmemiz, ilacın doğru ve yeterli kullanımı açısından önemlidir.




Unutmayalım ki;



  • Reçete edilen ancak satın alınmayan bir antibiyotik hastayı tedavi etmez.

  • Hiçbir hasta günde 3 defadan fazla ilaç yutmak istemez.

  • Hiçbir hasta 5 günden daha uzun süreli ilaca devam etmek istemez.

  • Hiçbir hasta kendini daha kötü hissettiren ilacı içmek istemez.

  • Hiçbir hasta, reçeteye kendi cebinden 5-10 milyon liradan daha fazla para ödemek istemez.

Bahsedilen hasta uyumu ve memnuniyetinin yanı sıra, uygunsuz antibiyotik kullanımı, yetersiz kullanım ve direnç gelişimi gibi sorunlarda dikkate alındığında, acil servislerde tek doz tedaviler geleneksel çok yönlü, çok dozlu tedavilere oranla daha başarılı olmaktadır. (Örneğin benzatin penisilin , cefixime, ciprofloxacin, flucanazole, metranidazol ile tek doz).

Gereksiz antibiyotik kullanımını engelleyebilmek ve direnç gelişimini en aza indirebilmek için, infeksiyon hastalığı şüphesi ile karşılaşıldığında, hemen antibiyotik tedavisi kararı vermeden önce, şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.



  1. Hastada gerçekten bir enfeksiyon hastalığı var mı? Pekçok enfeksiyon dışı nedenler, enfeksiyon hastalıklarında sık görülen belirti ve bulgular ile prezente olabilirler. Örneğin ateş ve lökositoz, günümüzde antibiyotik tedavisi verilen en sık durumlardır. Halbuki malign hastalıklar, kollajen doku hastalıkları, ilaç ateşi gibi pekçok klinik durumda da enfeksiyon hastalığı ve antibiyotik tedavisi ihtiyacı olmaksızın ateş ve lökositoz saptanabilir. Unutmayalım ki; ANTİBİYOTİKLER ANTİPİRETİK DEĞİLDİRLER.

  2. Enfeksiyon odağı saptandığında viral, fugal, bakteriyel ayırım yapılmalıdır. Bu ayırımdan sonra enfeksiyonun bakteriyel kaynaklı olabileceği kuvvetle düşünülüyorsa, uygun antibiyotik saptanmalıdır.

  • Tonsillofenenjitler genellikle viraldir.

  • Gastroenteritler bakteriyel dahi olsa, genellikle kendilerini sınırlayarak, spontan iyileşirler.

  • Yara enfeksiyonlarında antibiyotik kullanımından çok pansuman önemlidir.

  • Kültürlerde üreyen bakteriler, kontaminasyon ya da kolonizasyona bağlı olabilir. Ayrıca cost-effective açıdan acil servislerde kültür almak; ilk tedaviye yanıt vermeyen, immun yetmezliği olan, hospitalizasyon gerektiren enfeksiyonlar ve menenjit şüphesi hariç önerilmemektedir.

  1. Etken olabilecek bakterinin olası antibiyotik duyarlılık paterni bilinmelidir. Bir antibiyotiğin bakteriosid mi, bakteriostatik mi olduğunu bilmek kuramsal açıdan önemlidir. Örneğin bakteriyel endokardit, nötropenik hastalarda gelişen gr(-) sepsis gibi ciddi enfeksiyon durumlarında bakteriosid antibiyotikler tercih edilmelidir.

  2. Direnç gelişimi ile ilgili veriler m.o.’ların antibiyotik duyarlılıklarının azaldığını çarpıcı şekilde göstermektedir. Örneğin Staf. aureus 1942 yılına kadar penisilin ile tedavi edilebilirken, 1953 yılında penisilin direnci %80’e ulaşmıştır. Günümüzde Staf. aureus tedavisinde penisilin hiç kullanılamamakla beraber, vankomsine dirençli suşlar saptanmaktadır. Kullanılacak antibiyotiğin etki spektrumu, yan etkileri, uygulanma özelliği, enfeksiyon bölgesinde etkisi, etkin konsantrasyona ulaşma, diğer ilaçlarla etkileşimi, etkin doz ve gerekli tedavi süresi hekim tarafından bilinmelidir.

Örneğin;

  • I. ve II. kuşak sefalosporinler (Sefuroksim hariç), aminoglikozidlerin çoğu, eritromisin kan beyin bariyerini aşamadıkları için menenjit tedavisinde kullanılamazlar.

  • Aminoglikozidlerin günlük total dozu tek seferde ve1 saatten daha uzun sürede infüzyon ile uygulanmalıdır.

  • Antagonistik etki nedeni ile iki betalaktam kombinasyonu uygulanmaz.

  1. Hastanın kişisel özellikleri: Gebelik, yaş, karaciğer, böbrek yetmezliği, kusma, allerji, immun yetmezlik durumları araştırıldıktan sonra uygun ilaç, doz, veriliş yolu ve süre saptanmalıdır.

Örneğin;

  • Gebelerde ve emziren kadınlarda, kinolon grubu antibiyotikler, amınoglikozitler, aztreonam, kotrimaksazol, flukanazol, mebendazol, metronidazol, rifampisin, trimetoprin, ticarsillin, tetrasiklinler kulanılmamalıdır.

  • Renal fonksiyon bozukluğunda doz ayarlanması gerekmeyen ilaçlar: Kloramfenikol, eritromisin, klindamisin, rifampin, sefalotin, sefaperazon, tetrasiklinler, penisilinlerden kloksasilin, nafsilin... Bu ilaçların eliminasyonu karaciğerden olur.

  • Renal fonksiyon bozukluğunda doz ayarlanması gereken ilaçlar: Penisilin G, amoksisilin, ampisilin, linkomisin, karbenisilin, tikarsilin, vankomisin... Bu ilaçların eliminasyonlarının büyük kısmı böbreklerden olur.

  • Eliminasyonunu büyük kısmı böbreklerden olan ve nefrotoksik olmaları nedeni ile böbrek yetmezliğinde kullanılmayan ilaçlar: Aminoglikozidler (gentamisin, kanamisin, streptomisin, ..), tetrasiklin, oksitetrasiklin, uzun etkili sülfonamidler...

  1. Toksik töropatik aralıkları dar olan ilaçların serum düzeylerinin izlenmesi gerekir. (Örneğin vancomycin, gentamycin..)

  2. İlacın veriliş yolu, dozları ve süresi:

İnfeksiyon Türü ve Antibiyotik Kullanım Yolu

Hastanede i.v. tedavi

Yüksek riskli febril nötropenik hasta

Akut menenjit

Akut endokardit

Sepsis

Ağır pnömoni



Akciğer apsesi

Akut pyelonefrit


Hastanede parenteral tedavi + cerrahi

Beyin apsesi

Nekrotizan yumuşak doku infeksiyonu

Akut osteomyelit, artrit

İntraabdominal apse

Hastane dışında oral tedavi

Düşük riskli febril nötropenik hasta



Uygulama yolu, genellikle enfeksiyonun yeri ve şiddeti, emilim bozukluğu varlığı, hastanın tedaviye uyum göstermesi gibi faktörler göz önüne alınarak belirlenir Ağır enfeksiyonlarda, immun yetmezlikli hastaların ağır ve orta derecedeki enfeksiyonlarında paranteral yol tercih edilir. Doz hastanın vücut ağırlığına, yaşına, böbrek işlevlerine, enfeksiyon şiddetine, ilacın toksitesine göre belirlenir. Penisilinler ve sefalosporinler gibi sık kullanılan antibiyotiklerin güvenilirlik indeksleri geniş olduğundan erişkinlerde vücut ağırlığına bakılmaksızın standart dozlarda uygulanabilir. Bunun yanı sıra aminoglikozidler gibi bazı güvenilirlik indeksi dar olan ilaçlarda. doz vücut ağırlığına göre hesaplanmalıdır. (gentamisin 5mg/kg).

Önerilen tedavi süreleri mutlak değildir. minimum veya ortalamayı gösterirler. Örneği; menenjit için 14 gün, pnömoni (pnömokok) için ateşsiz 3 gün geçene kadar, sistit için tek doz, pyelonefrit için 14-42 gün, sellülit için akut enflamasyon geçtikten 3 gün sonrasına kadar...



Acil Müdahale Gerektiren İnfeksiyon Hastalıkları

Akut menenjit/ ensefalit, beyin apsesi İntraabdominal apse Akut endokardit Akut pyelonefrit

Yaşamı tehdit eden baş-boyun infeksiyonları Fulminan hepatit

Sepsis Nekrotizan yumuşak doku enfeksiyonları

Ağır gastroenterit Akut osteomyelit/ artrit

Ağır pnömoni, akciğer apsesi Olası Antibiyotik Duyarlılığı Nedir?



  • Menenjit: S. pneumoniae’nin penisilin duyarlılığı

  • Akut endokardit: S. aureus’un metisilin duyarlılığı

  • Akut pyelonefrit: E. coli’nin TMP-SMX ve kinolon duyarlılığı

  • Ağır gastroenterit: Shigella’nın TMP-SMX duyarlılığı

AMPİRİK TEDAVİ

Acil Servislerde özel olarak hastaların tanılarının konmasından önce tedavinin başlaması öncelik taşır. Acil hekiminin bir enfeksiyonu tedavi etmek için kültür sonuçlarını bekleme şansı yoktur. Bazı özel durumlarda ( Menenjit şüphesi gr(-) sepsis, batına penetran travmalar gibi) erken ampirik tedavi acil resüsitasyonun bir parçasıdır ve hayat kurtarıcı olabilir. (Örneğin; menenjit şüphesinde LP yapmadan önce antibiyotik tedavisine başlamak).

Antimikrobiyal ilaç seçiminde yardımcı olabilmek ve standartizasyon sağlayabilmek için pekçok protokoller vardır. Ancak her hekim çalıştığı hastanenin duyarlılık protokollerini bilmelidir. Bu mikrobiyoloji laboratuarlarından veya enfeksiyon hastalıkları bölümünden öğrenilebilir.

GENİŞ SPEKTURUMLU ANTİBİYOTİKLER

Hayatı tehdit eden ve sebebi bilinmeyen enfeksiyonların ampirik tedavisi için endikedirler. Penisilinler, II, III. kuşak sefelosporinler ve /betalaktamaz inhibitörleri (klavamlar,..),yeni kuşak florokinolonlar ve kloramfenikol geniş spekturumlu antibiyotiklerden en yaygın kullanılanlardandır. Aminopenisilinler olarak adlandrılan, ampisilin, amoksisilin genişçe spektruma sahip penisilinlerdir. Penisilin G den farklı olarak H. influenza (b tipi hariç), E.coli, Proteus mirabilis, Shigella, Salmonella türleri gibi gr(-) basillerin birçok suşuna da etkilidir. En geniş spektrumlu penisillinler ise karboksipenisilinler olan karbenisilin, tikarsilin, asilüroidopenisilin olan mezlosilin, piperasilin ve azlosilindir. Sadece parenteral olarak kullanılırlar. Genişçe spektrumlu penisilinlerden farklı olarak indol (+) proteuslar, P.auroginoza, Enterobacterler ve B.frajilise etkili olmalarıdır. Kloramfenikol penisiline allerjik veya dirençli sepsisli veya menenjitli hastalarda kullanılabilir geniş spektrumlu, ucuz bir ilaçtır.

Tetrasiklinlerde (doksisiklin, minosiklin) geniş spektrumlu antibiyotiklerdir

II. kuşak sefalosporinler, şüphede iseniz birçok bacteriel enfeksiyon için iyi bir seçimdir. Gr (+), gr (-) ve bazı anaerobik suşlara etkilidir. III. kuşak sefalosporinlerin II. kuşaktan en önemli farkı P. aeroginoza karşı etkili olmalarıdır.

Flurokinalonlar (Levofloksasin, trovafloksasin, grepafloksasin ve sparfloksasin penisiline dirençli S.pneumonia, S. aureusu da içeren gr(+), gr(-) bakteriler ve anaeroblara karşı etkilidirler. Trovafloksasin en güçlü florokinolondur. Direnç gelişimini önleyebilmek amacı ile hafif enfeksiyonların ampirik tedavisinde değil, geleneksel antibiyotikler kontrendike ya da başarısız ise kullanılmalıdır.

ANTİANAEROBİK ANTİBİYOTİKLER

Metranidazol, clindamicin, kloramfenikol ve BL, BLI anaerob etkinliği olan antibotiklerdir. Metranidazol zorunlu anaerob olan gr(-) basillere (B. frajilis) ve gr(+) basillere ( Cl. perfiringens) en etkili antibiyotiktir. İntraabdominal ya da intrapelvik enfeksiyonlarda penetre yaralanmalarda tercih edilir. Kloramfenikol ucuz bir alternatiftir ancak bir aminoglikozidle kombinasyonu önerilir.

Clindamisin yüksek oranda pseudomembranöz enterokolit (C. difficile koliti) riski nedeni ile tercih edilmez.

ANTİPSEUDOMONAL ANTİBİYOTİKLER


Ceftazidime, ticarcillin, aminoglikozidler, imipenem, meropenem, levofloxacin, ciprofloxacin ve trovafloxacin antipseudomonal antibiyotiklerdir. Hastada pseudomanas enfeksiyonlarından şüphe ediliyorsa ikili antibiyotik önerilir. İkili antibiyotik seçimi farklı sınıftan olmalıdır. Örneğin; Ticarcillin + Gentamycin iyi bir seçenektir.

Gr(-) SEPSİS

Gr (-) sepsis; bakteriyel endotoksin üretimine bağlı olarak yüksek mortalite ve morbidite ile beraberdir. Bu durumda iyi şeçim III. kuşak sefalosporin veya BL/BLI ve aztreonam ya da aminoglikozid kombinasyonudur. Ceftriakson + Gentamycin iyi seçenektir.



Gr (+) KOK DİRENCİ

Antibiyotik tedavisine dirençli bir suşun gözden kaçması sonucu, hayatı tehdit edici enfeksiyonlar söz konusu olabilir. Örneğin; Metisiline dirençli S. auerus.

Vankomisin etki spektrumu dardır, asıl olarak gr(+) koklara ve Clostridiumlara etki eder. Sadece parenteral olarak kullanılır. Direnç gelişimini önleyebilmek için penisilinaza dirençli penisilin, sefalosporin ve gentamisin gibi bakteriosid etkili mutad antistafilokokal antibiyotiklere rezistan enfeksiyonlarda ve penisilin sefalosporin alerjisi olanlarda, serum düzeyi takip edilerek verilmelidir. Toksisitesi fazla ve güvenilirlik indeksi dardır.

Teikoplanin, fusidik asit diğer antistafilokokal antibiyotiklerdir.



BAKTERİYEL MENENJİT

LP öncesinde antibiyotik başlanması BOS hücre bulgularını saatlerce değiştirmez ve asıl önemli olan hastanın hızlı ve fulminan bir hastalık için tedavisini hemen almasıdır.

Sağlıklı erişkinlerde Ceftriaksone tek başına yeterli iken bebeklerde, yaşlı ve immunkompromise hastalarda Listenia Monositogenezi vurmak için ampisillinde eklenmelidir.

Aminoglikozidlerin çoğu, eritromisin, I. ve II. kuşak sefalosporinler, kolistin, polimiksin B, klindamisin, basitrasin BOS içine pratik olarak hiç geçmezler. Penisilin alerjisi olan hastalarda kloramfenikol iyi bir alternatiftir.



PNÖMONİ

Toplum kökenli pnömoni ile hospitalize hastalarda tek başına II. kuşak sefalosporin veya bir makrolit antibiyotik önerilir. (Cefuroksim +/- Eritromycin) Bu tedavi pekçok patojene etkilidir. (Strep. pnömonia, H. influenza, Moraxella caterhalis, Staf. aureus, Myco. pnömonia, Legionella pnömonia ve Clad. pnömonia..)

Yoğun bakım ihtiyacı olan toplum kökenli pnömonilerin tedavisinde sefalosporin ve makrolit kombinasyonu Legionella pneumonia’yıya da etkili olduğundan birlikte kullanılmalıdır.

Hastanede yatan, bilinen bronşektazisi ve kistik fibrozisi olan hastalarda pseudomonasa etkili tedavi başlanmalıdır.

Sigara için KAOH’ lı hastalar genellikle H: influenza veya M. cataralis ile enfekte olurlar. Bu sebeple H. influenza etkisi olmayan eritromisin kullanılamaz.

Amerikan Toraks Derneği toplum kökenli pnömonisi olup 60 yaşın altındaki hastalarda Azitromisin(5 gün), 60 yaşın üzerindeki hastalarda Azitromisin (5 gün) + Sefaklor (5 gün) önermektedir.



AKUT BRONŞİT

KOAH’ı olmayan akut bronşitli hastalarda antibiyotik endike değildir. Çünkü vakaların çoğu viraldir. Ancak altta yatan hastalığı olan ve Mycoplazma infeksiyonu riski olan hastalar bu kuralın dışındadır. Bunun yanında KOAH’ın akut alevlenmesinde (öksürükte artma, balgam çıkartma, dispne,wheezing) TMP/SMX (10 gün) veya Doxycyline (10 gün) tercih edilecek antibiyotiklerdir.



AKUT SİNUZİT

Akut sinüzitte antibiyotikler; toxic görünümlü, ilk tedaviye cevap vermeyen (topikal dekonjestan, buhar inhalasyonu, drenajı artıracak yarı oturur pozisyon) ve komorbid faktörlere sahip hastalarda endikedir.

3 günlük TMP/SMX geleneksel 10 günlük tedavi kadar etkilidir.

OTİTİS MEDİA

Hiçbir birinci sınıf bilimsel veri otitis mediada ampirik tedaviyi desteklememektedir. Otitis media hastalarının %81’i spontan olarak iyileşir. Yapılan dört büyük çalışmada tek doz IM ceftriaxon (50mg/kg) ile geleneksel oral tedaviler arasında fark bulunmamıştır. Yüksek uyum, parenteral memnuniyet, yüksek spontan tedavi oranı göz önüne alınarak, tek doz IM CEFTRİAXON otit media için acil servislerde önerilen tedavidir.



FARENJİT

Sebebi genellikle viruslerdir. Ancak ARA ve komplikasyonlarını önlemek için Grup A, B hemolitik streptokok farenjiti tanınmalı ve tedavi edilmelidir. 38.3 C ateş, farengeal ya da tonsiller eksuda, hassas anterior servikal LAP olan, 27kg. altı hastalarda 600.000Ü., 27kg üstü hastalarda1.200.000Ü tek doz Benzathine Penisilin önerilen tedavidir. Penisilin allerjisi olan vakalarda oral eritromisin 10 gün veya azitromisin 500mg ilk gün tek doz ve 250mg günde dört kez, dört gün boyunca etkilidir.


CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR


PID, basit servisitlerden ayrılmalıdır. Çünkü PID, asla ayaktan, oral tek doz ilaçla tedavi edilemez. PID için IM Ceftriaxon 250mg tek doz ve Doksisiklin 14 gün boyunca önerilen tedavidir. Ofloksasin (400mg günde 2 kez + metranidazol 500mg günde 2 kez + doksisklin 100mg günde 2 kez toplam 14 gün alternatif tedavi seçeneğidir. Ancak bu tedaviye hasta uyumu genellikle iyi değildir.

Ko-enfeksiyon, vakaların %40 ında olması nedeni ile hem gonokok hem de klamidya açısından da tedavi edilmelidir. Ciprofloksasin 500mg oral tek doz veya Cefixine 400mg oral tek doz + Azitromisin 1 gr oral tek doz kullanılır.



CİLT ENFEKSİYONLAR;

Cephalexin birçok cilt enfeksiyonlarında önerilir ancak pahalıdır. Dicloxicillin ve TMP/SMX alternatif tedavilerdir.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI

Tek doz veya üç günlük TMP/SMX komplike olmayan vakalar için öneridir. Yakın zamanda recürrent enfeksiyonu olanlarda, diabette, gebelerde, diafram kullanan kadınlarda, bir haftadan fazla semptom olanlarda veya 65 yaşın üzerinde olanlarda üç gün yerine yedi gün TMP/SMX kullanılmalıdır.

Pyelonefrit vakalarında tedavi 14 gündür.

TRİKOMONAS VE BAKTERİYEL VAJİNOSİS

Tek doz Metronidazole (2 g. po.)



VAJİNAL MANTAR ENFEKSİYONLARINDA

Tek doz Flukonazole (150 mg. po.)


PROFİLAKTİK ANTİBİYOTİK KULLANIMI


Antibiyotik profilaksi enfeksiyondan korunmak amaçlı, önlem için kullanılır. Bu nedenle kullanım süresi kısa olmalıdır. Litaratürde antibiyotik profilaksisini tanımlayan dokuz kanıtlanmamış endikasyon vardır. Gereken sürenin ne kadar olduğu konusunda ortak bir karar yoktur. Yara yerinde enflamasyon gelişmezse veya enflamasyon geçtikten üç gün sonrasına kadar profilaksi önerilir.

  1. Isırıklar

  2. Kontaminasyon

  3. Crush injury

  4. Yara temizliğinin 6 saatten fazla gecikmesi

  5. Endokardit riski

  6. Ayak yaraları

  7. İmmunsüpresyon (DM, renal yetmezlik, HIV, transplantasyon)

  8. 5 cm’den uzun yaralar

  9. Açık kırıklar
YARA BAKIMI

Yüksek riskli yaralarda (el yaraları,immun yrtmezlikli hastalardaki yaralar, kedi ısırıkları, ..),yaralanmadan sonraki ilk 3 saat içinde profilaktik antibiyotik IV olarak verilmelidir.

Yara bakımında enfeksiyonla mücadelede en önemli basamak mekanik temizliktir. Yara 200cc. Serum fizyolojik ile basınçlı yıkanmalıdır. Hastane dışında su ve sabun kullanılabilir. Canlı dokuya zarar verebileceği için peroksid, betadin veya klorheksin kullanımından kaçınılmalıdır.

Tetanoz şüphesi olan yaralar; derin, kirli, ölü dokulu veya 6 saatten uzun süre geçmiş yaralardır. Bu yaralarda eğer hasta immunize değil ise aktif (Td veya TT) ve pasif (TIG) immunizasyon gerekir.

Ayakkabıyı delerek geçip ayakta delici yaralarda %10 enfeksiyon riski vardır. Profilakside Ciprofloksazin önerilir. Ancak çocuklarda kontrendikedir ve çok pahalıdır. Alternatif olarak TMP/SMX kullanılabilir.


ISIRIKLAR


Kedi ısırıklarında enfeksiyon riski yüksektir. En sık pleomorfik gr(-) basil olan Pasteurella Multocida etkendir. Amoksisilin/Klavulanat 500mg günde üç kez önerilir. Doksisilin100mg günde iki kez, penisilin V 500mg günde iki kez daha ucuz alternatiflerdir.

Köpek ısırıklarında enfeksiyon riski düşüktür. Enfeksiyon olursa polimikrobiyaldir. Amoksisilin/Klavulanat 500mg üç kez önerilir.

İnsan ısırıklarında Amoksisilin / Klavulanat 500mg üç kez, beş gün önerilir. Hepatit B açısından da immunglobulin ile pasif immunizasyon önerilir.

Kedi ve köpek ısırıkları kuduz açısından düşük risklidir. Yarasalar, tilkiler, rakunlar, kokarcalar ve vahşi köpekgillerde risk yüksektir. Profilakside aktif (HRIG) ve pasif (HDCV) immunizasyon yapılmalıdır.


KONTAMİNASYON
HIV (+) hastadan kanla enfekte iğne batması: Zidovudin (ZDV) 200mg günde üç kez + Lamivudine(3TC) 150mg günde iki kez + İndinavir (IDV) 800mg günde üç kez toplam 4 hafta proflaksi önerilir. Ayrıca Hepatit B Ig 0.06ml/kg temastan sonraki ilk 60 dakikada verilmelidir.

HIV (+) hasta sıvıları ile temasta (idrar temasında gerek yoktur.): ZDV + 3TC +/- IDV
INFLUENZA A: Rimantadın 200mg günlük doz ya da Amantadin 100mg risk süresince
MENINGOCOC: Ciprofloxacin 750mg ağızdan tek doz ya da Rifampin 600mg 2 gün. Gebelerde ve çocuklarda Cefriaxone 125mg IM tek doz.
CİNSEL SALDIRI
Ciprofloxasin 500mg oral tek doz veya Cefiksine 400mg oral tek doz + Azitomicin 1 gr oral tek doz + HBIG 0,006 ml/kg IM + Ovral oral ( 2 tablet hemen, 2 tablet 12 saat sonra)

Travma ve Profilaktik Antibiyotik Kullanımı

Profilaksi gerekli

  • İntraabdominal delici yaralanma

  • Açık kemik kırıkları: 24 saat süreli antistafilokokal antibiyotik

  • Mandibula ve yüz kırıkları: Bir cerrahi öncesi iki doz sefazolin. Oral kaviteye açılım varsa penisilin

Profilaksi gereksiz

  • Kapalı göğüs drenajı

  • Kafa tabanı kırıkları

  • Kafa travması ve rhinore

  • Künt dalak rüptürü



REFERANSLAR

  1. Oğuz Kayaalp. Rasyonel tedavi yönünden tıbbi farmakoloji. Ekim 1998

  2. http://emedicine.com./emerg/topic803.htm

  3. James H. Brain, Kenneth C. Dirk, Gregory L. Henry, Jon Jui. EMRA Guide to Antibiotic Use in the Emergency Department

  4. Charles V. Pollack. İntroduction to the series, “Antibiotic Use in the Emergency Department”. The Journal of E.M.Aprıl 1996

  5. Emily S.Pollack, Charles V. Pollack. Antibiotic Use in the Emergency Department: The Penisillin and Cephalosporrins. The Journal of E.M.Aprıl 1996

  6. Judih E. Tintinalli, David M Cline,O. John Ma. Emergency Medicine A Comprehensive Study Guıde.1996

  7. Murat Akova. İnfeksiyon acilleri. Güz infeksiyon okulu 98. Türk İnfeksiyon vakfı. Tokat, Ağustos 1998

  8. Kadir Biberoğlu. II. Acil Tıp Sempozyumu. İzmir 1999

  9. Antibiyotik kullanımı ilkeleri. İstanbul Tıp Fakültesi Antibiyotik kullanım ilkeleri. 1993

  10. David N. Gilbert, Robert C. Moellering. Antimikrobiyal tedavi rehberi. 1998

  11. Bıbhat K. Mandal, Edmund G.L. Wılkıns, Edward T. Dunbar. Enfeksiyon hastalıkları 1999.

ACİL TIP DERGİSİ Ekim 2000

III. Acil Tıp Sempozyumu Özel Sayısı



Yüklə 57,69 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azkurs.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə