TÜRKÇe tip diLİ kilavuzu



Yüklə 0.75 Mb.
Pdf просмотр
səhifə1/8
tarix15.03.2017
ölçüsü0.75 Mb.
  1   2   3   4   5   6   7   8

 

 

 



 

 

 



TÜRKÇE TIP DİLİ KILAVUZU 

 

 



 

 

 

Kocaeli Üniversitesi  

Tıp Fakültesi 

 

Türkçe Tıp Dili Kurulu 



 

 

 



 

 

 



 

14 Mart 2006 

 


 

Türkçe Tıp Dili Kılavuzu 

 

 



Kocaeli Üniversitesi 

Tıp Fakültesi 

 

Türkçe Tıp Dili Kurulu 



 

 

 



Bütün hakları saklıdır. 

 

 



 

 

Kocaeli Üniversitesi  



Umuttepe, İzmit, 41380 Kocaeli 

Tel: (262) 303-7353  303-8740 

Belgeç: (262) 303-7510 

www. kou.edu.tr 

ttdk@kou.edu.tr 

 

ISBN 975-8047-63-9  



 

 

Baskı 

 

Kocaeli Üniversitesi Basımevi 



 

 

Birinci bası: 14 Mart 2006 



1.500 adet basılmıştır. 

 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

   Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin 

olması millî hissin inkişafında başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en 

zenginlerindendir; yeter ki bu dil, şûûrla işlensin. 

 

   Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de 



yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. 

 

 



                                                                   Gazi Mustafa Kemal 

                                                                 2 Eylül 1930 



 

       

Ey Türk Gençliği!  

 

     Birinci vazifen, Türk istiklâlini, 



Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza 

ve müdafaa etmektir.  

     Mevcudiyetinin ve istikbalinin 

yegâne temeli budur. Bu temel, senin, 

en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, 

seni, bu hazineden, mahrum etmek 

istiyecek, dahilî ve haricî, bedhahların 

olacaktır. Bir gün, istiklâl ve 

cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine 

düşersen, vazifeye atılmak için, içinde 

bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini 

düşünmiyeceksin! Bu imkân ve şerait, 

çok namüsait bir mahiyette tezahür 

edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine 

kastedecek düşmanlar, bütün dünyada 

emsali görülmemiş bir galibiyetin 

mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile 


aziz vatanın, bütün kaleleri 

zaptedilmiş, bütün tersanelerine 

girilmiş, bütün orduları dağılmış ve 

memleketin her köşesi bilfiil işgal 

edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten 

daha elîm ve daha vahîm olmak üzere, 

memleketin dahilinde, iktidara sahip 

olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta 

hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu 

iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, 

müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhid 

edebilirler. Millet, fakr ü zaruret 

içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. 

     Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte; bu 

ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; 

Türk istiklâl ve cumhuriyetini 

kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, 

damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!  

                Gazi Mustafa Kemal Atatürk 

                        20 Ekim 1927 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

   Türk milletinin dili, Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en yaygın 



ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever 

ve onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk dili, Türk milleti için 

mukaddes bir hazinedir. Çünkü Türk milleti, geçirdiği nihayetsiz 

badireler içinde, ahlakının, ananelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, 

velhasıl bugün, kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde 

muhafaza edildiğini görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, 

zihnidir. 

 

 



 

 

  



 

Mustafa Kemal Atatürk 

 

 


 

 

 



                      

Mustafa Kemal Paşa Kocaeli’de…

 

                                           19 Ocak 1923 

 

 

 



 

 

 



 

 

 



 

 

   Yabancı terimlere dayanan bir bilim uygulamasını büyüye 



benzetebiliriz. Büyünün de uygulamada kendine özgü 

sözcükleri, terimleri, törenleri ve yalın halktan gizlenen 

kutsal dokunulmazlıkları vardır. Hekimliği de anadilden 

ayrılan terimlere uygularsanız, onu bir büyü haline 

getirirsiniz. O zaman bilim ile büyü arasındaki sınır kalkar. 

bilim de bir gizem, bir büyü olur. 

 

   Hekimlik dilinin yabancı terimleriyle karşılanmasına 



hekimliği bir büyü haline getirdiği için karşıyım ilk önce. 

Hekimlik bir bilim olarak, kendini büyüden ayıran genel 

dile, ulusal dile gereksinir; bir sanat, bir iyileştirme, 

sağaltma sanatı olarak da halkın buyruğundaysa terimlerini 

halk diline, ulusal dile uydurmak zorundadır.  

 

   Hiçbir bilimin, halk üstünde, insanlık üstünde bir yeri 



yoktur, her bilim halk içindir, insanlık içindir. Hekimlik 

dilinin Türkçeleşmesi için savaşanların temel ereği budur.  

Hekimliği büyüden, gizemden kurtarmak istiyorlar. 

Hekimlik dilinin Türkçeleşmesini isteyenler bu kuramı 

savlıyorlar.  

 

  Ceyhun Atıf Kansu 



Önsöz 

    Büyük Atatürk doğrudan kendisinin kaleme aldığı ve Prof. Dr. Afet 

İnan tarafından 1930’da yayımlanan Vatandaş İçin Medeni Bilgiler 

(Yurttaşlık Bilgileri) kitabında; “Türk dili, Türk ulusu için kutsal bir 

hazinedir. Çünkü Türk ulusu, geçirdiği sayısız sarsıntılar içinde 

ahlakının, erdemlerinin, gelenek ve göreneklerinin, anılarının, kendi 

yararlarının kısacası bugün kendi ulusallığını oluşturan her şeyin diliyle 

korunduğunu görüyor. Türk dili, Türk ulusunun yüreğidir, belleğidir” 

demektedir. 

    Gene Atatürk, Kasım 1932’de “Türk dilinin kendi benliğine, özündeki 

güzellik ve zenginliğe kavuşması için bütün devlet örgütlerimizin 

dikkatli olmasını, ilgi göstermesini isteriz” buyruğunu vermiştir. 

    Bilindiği gibi her mesleğin kendisine özel sözcük ve terimleri vardır. 

Tıptaki terimlerin büyük kısmı Latince kökenli olmakla birlikte, 

özellikle son yıllarda giderek artan şekilde, başta İngilizce olmak 

üzere batı dillerinden pek çok kelime, biraz da özenti diyebileceğimiz 

bir şekilde günlük konuşmalarımıza girmiştir ve girmektedir. Hastalar 

“hospitalize edilmekte”, “exchange yapılmakta”, “department’lere 

transfer edilmekte”, “markerlerine bakılmakta”, “microwave 

tedaviler” uygulanmaktadır. İşin daha ilginç ve hatta komik yanı ise, 

bu sözcükleri sıkça kullanan meslektaşlarımızın, böyle davranarak 

konuşmalarına daha bilimsel hava verdiklerini sanmalarıdır. Kısacası 

Türkçemiz yabancı sözcüklerin saldırısına uğramış durumdadır. 

    Bu nedenle, değerli meslektaşım Prof. Dr. Emin Sami Arısoy Türkçe 

Tıp Dili Kılavuzu hazırlama önerisiyle geldiğinde büyük mutluluk 

duymuştum. Fakültemizde oluşturulan Türkçe Tıp Dili Kurulu, yoğun ve 

özverili bir çalışmayla bu kılavuzu hazırladı. Bu değerli çalışma için 

başta kurul başkanı Prof. Dr. Emin Sami Arısoy olmak üzere, kurul 

üyeleri Prof. Dr. Arzu Arslan, Prof. Dr. M. Doğan Gülkaç, Prof. Dr. 

Kamil Toker, Prof. Dr. Güner Ulak, Prof. Dr. Kürşat Yıldız, Yard. Doç. 

Dr. Tonguç İşken ve Yard. Doç. Dr. Volkan Etuş’a teşekkür ederim. 

    Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Atatürk ve Türk Dili’ne 

saygısını gösteren bu kılavuzun, bütün meslektaşlarıma yararlı 

olmasını dilerim. 

                  Prof. Dr. Ali Gökalp 

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı 



Sunarken... 

 

   Aralık 2004’te kurulan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkçe 



Tıp Dili Kurulu, öncelikli çalışma olarak, ‘ders, sunu, toplantı, tez, 

yayın, yazışma ve kayıtlarda kullanılan yabancı ve eski sözcüklerin 

yerine önerilebilecek karşılıklardan oluşan bir kılavuz’ hazırlamayı 

amaçlamıştır. Bu kılavuz çalışmasında, Prof. Dr. Emin Sami Arısoy’un 

hekimlik ortamlarında gerçekleşen toplantı ve sunumlarla tıp dergi ve 

kitaplarından derlediği “yabancı kaynaklı ‘tıp’ sözcükleri ve Türkçe 

karşılıkları dizelgesi” temel alınmıştır. 

   Türkçe Tıp Dili Kurulu’nun bu kılavuz taslağına ilişkin çalışmaları, 

bugüne değin Prof. Dr. Emin Sami Arısoy, Prof. Dr. Arzu Arslan, Prof. 

Dr. M. Doğan Gülkaç, Prof. Dr. Kamil Toker, Prof. Dr. Güner Ulak, 

Prof. Dr. Kürşat Yıldız, Yard. Doç. Dr. Tonguç İşken ve Yard. Doç. Dr. 

Volkan Etuş’un katılımıyla gerçekleşmiştir. 

   Kurulumuz kılavuz oluşturma sürecinde, her hafta en az bir kez 

toplanarak çalışmıştır. Bu çalışmada, Tıp Fakültesi anabilim dallarının 

eleştiri ve katkıları da değerlendirilmiş, geliştirilen kılavuz Ocak 

2006’da üniversitemizin ‘kou.edu.tr’ adresinde genel ağ (internet) 

ortamına açılmış, birinci bası örneklerinin 14 Mart Tıp Bayramı’nda, 

her kuşaktan ‘tıp öğrencisi’ne sunulması tasarlanmıştır.  

    Kurulun kılavuza ilişkin derleme, değerlendirme, tartışma ve 

düzenleme çalışması sürmektedir. Elinizdeki kılavuzla ilgili her türlü 

öneri, gelecek basılar için yol gösterici olacaktır. Katkı ve öneriler, 

kılavuzda yer alan ve eski terimlere karşılık olarak önerilen sözcükler-

de değişiklik veya ek öneriler, kılavuzda yer almayan yabancı kökenli 

terimler ve önerilen Türkçe karşılıkları biçiminde olabilir. Katkı ve 

öneriler, kurulumuza genel ağ aracılığıyla veya yazılı olarak 

bildirilebilir. 

    Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkçe Tıp Dili Kurulu, başta Tıp 

Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Gökalp olmak üzere, Türkçe Tıp Dili 

Kılavuzu’nun oluşumuna emek ve zaman ayıran ‘tıp öğrencileri’ne 

teşekkür eder.  



Açıklamalar 

 

   Türkçe Tıp Dili Kılavuzu, alışılmış sözlük ve kılavuzlardan farklı 

olarak, hekimler ve tıp öğrencilerinin günlük sözlü ve yazılı 

iletişimindeki gereksinimlere göre hazırlanmıştır. Kılavuz, yabancı 

kaynaklı veya Eski Türkçe, Osmanlıca, Latince gibi eski dillere ait 

sözcüklerin yerine kullanılabilecek seçenekleri içermektedir.  

   Kılavuzun hazırlanma sürecinde başta Türk Dil Kurumu ve Dil 

Derneği kaynakları olmak üzere, çok sayıda sözlük ve kılavuzdan 

yararlanılmış, bazı eski terimler için önerilen karşılıklardan en çok 

benimsenenlere kılavuzda yer verilmiş, bazı terimler içinse kurulumuz 

tümüyle yeni karşılıklar türetmiştir. 

   Karşılığı aranan sözcüklere abecesel sırayla “eski terim”, karşılık 

olarak önerilen sözcüklere “yeni terim” başlığıyla yer verilmiştir.  

   Kılavuzda çoğu sözcük yazıldığı gibi yer almış, ancak özellikle 

İngilizce kaynaklı olup yalnızca sözlü iletişimde kullanılan, örneğin, 

“hospitalize etmek” gibi sözcükler söylendiği gibi yazılmıştır.  

   Bazı yabancı sözcüklerin farklı biçimlerdeki okunuşları, yan yana 

yazılmış veya abecesel dizi içinde farklı sıralarda yer alabilmiştir. 

Sözcüklerin aynı anlamları için farklı karşılıkları virgül ile, farklı 

anlamları için önerilen karşılıkları ise noktalı virgül ile ayrılarak 

yazılmıştır. Noktalı virgül ile ayrıldıktan sonra gerisi boş bırakılan 

durumlarda o sözcüğün başka anlamları da bulunduğu, ancak bunu 

karşılayacak bir önerinin geliştirilemediği anlaşılmalıdır. 

   Eski terimler için farklı okunuş ve yazılım seçenekleri ayraçlar 

kullanılarak belirtilmiştir. Önerilen yeni sözcüklerdeyse, ayraçlar 

içinde sözcüğün kullanım yeri ve farklı anlamları açıklanmıştır. 

   Az sayıda yabancı veya eski dildeki sözcük için uygun karşılıklar 

bulunamadığından yeni terim kısmı boş bırakılmıştır. 

  Ön-ek ve son-eklerin (hiper-, intra- gibi) karşılıkları (...) imleri 

ardından gelecek biçimde belirtilmiştir. 

   Kısaltmalara olabildiğince az yer verilmiş, açıklamaları genellikle 

yanlarına yazılmıştır. 

 


Türkçe Tıp Dili Kılavuzu 

 

11 





a-: ... yokluğu, ... sız 

a(b)normalite: olağandışılık; 

kusur, bozukluk 



abazi: yürüyememe 

abdomen: karın 

abdominal: karın(la ilgili)  

abdusens: dışaçekme 

abdüksiyon: dışaçekim  

abdüktör: dışaçeken, uzaklaştırıcı  

aberan: sapkın (cinsel); olağandışı 

aberasyon: sapma, sapkınlık, 

sapıklık (cinsel) 



abeslang: dilbasacağı 

abiyogenez: cansızdan oluşum 

abiyotik: cansız(lıkla ilgili)  

ablasyon: kesip çıkarma 

abondan: çok miktarda, aşırı 

abortif: düşük yaptıran; eksik 

abortus: düşük 

abortus imminens: düşük tehdidi 

abortus insipiens: önlenemeyen 

düşük 


abrazyo(n): sıyrık 

abrupsiyo: ayrılım  

abrupsiyo plasenta: erken eş 

ayrılımı 



absolu(t)(e): tam, kesin, saf 

absolu(t)(e) refrakter periyot: 

kesin duyarsız dönem 



absorban: emici, soğurucu 

absorbans: emme, soğurum; 

soğurganlık 



absorbe etmek: emmek, 

soğurmak 



absorpsiyon: emilim  

absorptivite: emicilik, soğurganlık 

abstinence, abstinens: yoksunluk  

abstrakt: özet 

abuli: istenç yitimi 

abuse: kötüye kullanım 

AC, alternatif akım: dalgalı akım 

ad(d)itif: katkısal; katkı(maddesi) 

adaptasyon: uyum 

adapte etmek: uyarlamak 

adapte olmak: uyum sağlamak, 

alışmak 


adaptif: uyumsal 

adaptör: bağdaştırıcı, uyarlayıcı 

addüksiyon: içeçekim 

addüktör: içe çeken, yaklaştırıcı 

adeno-: bez (yapıda), bez(le ilgili) 

adenoid: genizeti; bezimsi 

adezif: yapışıcı, yapışık  

adezyon: yapışma, yapışıklık  

adhere olmak: tutunmak 

adherens: tutunum, tutunma 

adinami: devinimsizlik 

adinamik: devinimsiz 

adipoz doku: yağdokusu 

adipoz: yağlı, yağ(la ilgili)  

adisyon: ek, ekleme, katma 

adjuvan: ek, tamamlayıcı, artırıcı, 

yardımcı 



adneks: ekler  

adolesan, adölesan: ergen  

adolesans, adölesans: ergenlik 

adrenal: böbreküstü  

adsorban: soğurucu, yüzeyine 

bağlayan 



adsorbe etmek: soğurmak, 

yüzeyine bağlamak 



Türkçe Tıp Dili Kılavuzu 

 

12 



adsorbe olmak: soğurulmak, 

yüzeye bağlanmak 



adsorpsiyon: soğurma, yüzeyine 

bağlama 


adult: erişkin 

advanced: gelişmiş; ileri 

adventisya: dışkatman, dışkat 

advers: yan, istenmeyen, ters  

advers etki: yan etki  

adviser: danışman, kılavuz 

aero (air) chamber: havakutusu 

aerob: havacıl 

aerobik: havacıl; oksijenli 

aerofil: havacıl 

aerosol: püskürtü; (havada) asıltı 

aeroterapi: hava sağaltımı 

af(f)eksiyon: duygulanım; 

(hastalığa) yakalanma 



af(f)ekt: duygudurum 

af(f)ekte: (hastalığa) yakalanmış 

af(f)ektif: duygusal 

af(f)erent: getiren, getirici  

afaji: yutamama  

afali: penis oluşmaması 

afazi: konuşamama, konuşma 

yitimi, sözyitimi  



afebril: ateşsiz 

afiliasyon: bağlantı 

afiliye: bağlantılı  

afinite: çekim 

afişe etmek: açığa çıkarmak 

afoni: sesyitimi  

afrodizyak: cinsel uyarıcı 

afterload: artyük 

ag(g)lütinasyon: kümeleşim 

ag(g)lütinin: kümeleştirici 

agenez(is): oluşmama 

aging: yaşlanma  

aglomerasyon: yığınlaşma, yığılma, 

yumaklaşma 



aglomere olmak: yığınlaşmak, 

yığılmak, yumaklaşmak 



agnozi: tanımayitimi 

agoni: can çekişme 

agonist: koşutetkin 

agorafobi: alan korkusu, alan 

ürküsü  


agrafi: yazmayitimi  

agramatizm: tümcesizlik 

agregasyon: toplanma, bir araya 

gelme 


agrege olmak: toplanmak, bir 

araya gelmek 



agres(s)if: saldırgan; yoğun 

agreve etmek: şiddetlendirmek, 

artırmak 



agreve olmak: şiddetlenmek, 

artmak 


air-born(e): havayla bulaşan, 

havadan bulaşan  



ajan: etken; ilaç; araç  

ajitasyon: huzursuzluk; çalkalama  

ajite: huzursuz; çalkalanmış 

ajite etmek: huzursuz etmek; 

çalkalamak 



ajuzi: tatyitimi  

ak(k)iz: edinsel 

akaryosit: çekirdeksiz hücre, 

çekirdeksiz göze 



akaryotik: çekirdeksiz 

akatizi: oturamazlık  

akinezi: devinimsizlik 

akkiz immünite: edinilmiş 

bağışıklık 



Türkçe Tıp Dili Kılavuzu 

 

13 



aklimatasyon : iklime alışma; 

iklime alıştırma 



akne: sivilce 

akneiform : sivilcemsi  

akolik: ödsüz 

akomodasyon : uyum; odakuyumu 

aköz: sulu 

akral: uç(la ilgili); uçbölgesi(yle 

ilgili) 


akreditasyon: değerbiçme 

akredite etmek: değer biçmek  

akresyon: yapışma 

akro-: uç 

akrodini: uçağrısı  

akrofobi: yükseklik ürküsü 

akromatik: renksiz  

akromatopsi: renkkörlüğü 

akromatizm: renkkörlüğü 

akromegali: uçirileşimi  

akroparestezi: uçkarıncalanması 

akrosefali: sivribaşlılık 

akrosefalik: sivribaşlı 

akrosiyanoz: uçmorarımı 

aks: eksen 

akselerasyon : hızlanma, ivme 

akseleratör: hızlandırıcı 

akselere etmek: hızlandırmak 

akseptans: kabul belgesi 

akseptör: alıcı (kabul eden) 

aksesibilite: ulaşabilirlik  

aksesuvar: eklenti, ek 

aksidental: kaza sonucu 

aksilla: koltukaltı  

aksiller: koltukaltı(yla ilgili) 

aksiyal: yatay, enine 

aksiyon: etki, iş 

aktif: etkin 

aktif immünite: uyarılmış 

bağışıklık, etkin bağışıklık 



aktif immünizasyon: uyarılmış 

bağışıklama, etkin bağışıklama  



aktif transport: etkin taşınım 

aktivasyon: etkinleşme, 

etkinleştirme; alevlenme 



aktivatör: etkinleştirici, 

tetikleyici 



aktive etmek: etkinleştirmek 

aktive olmak: etkinleşmek 

aktivite: etkinlik 

aktüel: güncel 

akustik: işitsel, işitme(yle ilgili); 

sesbilim 



akut: ivegen 

akümülasyon: birikim  

akümüle olmak: birikmek 

akürasi: doğruluk 

al(l)erjen: duyargan 

al(l)erji: duyarca 

al(l)iterasyon: ses yinelemesi 

albinizm: akşınlık  

albino: akşın 

aleksi: okuma yitimi 

alerjik: duyarcıl 

alert: uyanık 

alet: aygıt, araç 

algisid, algisit: alg öldürücü (ilaç) 

algorit(i)m(a): yolağı, işakışı 

alimentar: beslenim(le ilgili) 

alimentar trakt: sindirim yolu 

alimentasyon: beslenme 

aljezi: ağrı duyarlılığı 

aljezik: ağrılı 

-alji: … ağrısı  

alkolik: alkol bağımlısı  

Türkçe Tıp Dili Kılavuzu 

 

14 



alkolizm: alkol bağımlılığı 

alopesi : saç veya kıl dökülmesi; 

saçsızlık, kellik 



alterasyon: değişiklik 

alternatif: seçenek; seçenekli 

alveol(us): hava keseciği, petek; 

kovuk, çukur 



alveolus dentis: dişyuvası  

am(i)yotoni: kas gergi yitimi 



Поделитесь с Вашими друзьями:
  1   2   3   4   5   6   7   8


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə