KEÇECİzade izzet molla’nin divan-i bahar-i efkar’inda yer alan kiŞİLİkler mehmet Fatih Çavuş



Yüklə 212.23 Kb.
səhifə1/5
tarix07.07.2017
ölçüsü212.23 Kb.
  1   2   3   4   5
KEÇECİZADE İZZET MOLLA’NIN

DİVAN-I BAHAR-I EFKAR’INDA YER ALAN KİŞİLİKLER

Mehmet Fatih ÇAVUŞ
Yüksek Lisans Tezi

Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı

Prof. Dr. Metin AKKUŞ

2011

Her Hakkı Saklıdır
TC

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI


Mehmet Fatih ÇAVUŞ

KEÇECİZADE İZZET MOLLA’NIN

DİVAN-I BAHAR-I EFKAR’INDA YER ALAN KİŞİLİKLER

YÜKSEK LİSANS TEZİ


TEZ YÖNETİCİSİ

Prof. Dr. Metin AKKUŞ


ERZURUM – 2011

....../…./2011


SOSYAL BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜNE


Atatürk Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğine göre hazırlamış olduğum " Keçecizade İzzet Molla’nın Divan-ı Bahar-ı Efkar’ında Yer Alan Kişilikler " adlı tezin tamamen kendi çalışmam olduğunu ve her alıntıya kaynak gösterdiğimi taahhüt eder, tezimin kağıt ve elektronik kopyalarının Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü arşivlerinde aşağıda belirttiğim koşullarda saklanmasına izin verdiğimi onaylarım:

Lisansüstü Eğitim-Öğretim yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca gereğinin yapılmasını arz ederim.

��Tezimin/Raporumun tamamı her yerden erişime açılabilir.

��Tezim/Raporum sadece Atatürk Üniversitesi yerleşkelerinden erişime açılabilir.

��Tezimin/Raporumun …… yıl süreyle erişime açılmasını istemiyorum. Bu sürenin sonunda uzatma için başvuruda bulunmadığım takdirde, tezimin/raporumun tamamı her yerden erişime açılabilir.


21 Şubat 2011

Mehmet Fatih ÇAVUŞ



İÇİNDEKİLER
ÖZET…………………………………………………………………………………………..VI

ABSTRACT…………………………………………………………………………………..VII

KISALTMALAR DİZİNİ………………………………………………...…………….…..VIII

SOSYAL BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜNE 4

2.48. SÂLİHZÂDE ES'AD AHMED EFENDİ 72

(1740-1814) Osmanlı Şeyhülislâmı. II. Mustafa’nın başimamı Şeyhülislam Camgöz Mehmed Efendi’nin oğlu, Şeyhülislam Camgöz Mehmed Emin Efendi’nin kardeşidir. 72



ÖZET
YÜKSEK LİSANS TEZİ
KEÇECİZADE İZZET MOLLA DİVANI’NDA

(DİVAN-I BAHAR-I EFKAR) YER ALAN KİŞİLİKLER
Mehmet Fatih ÇAVUŞ
Şubat 2011, 100 sayfa
Tez Danışmanı: Prof. Dr. Metin AKKUŞ

Jüri : Prof. Dr. Metin AKKUŞ

Doç. Dr. Selami ECE

Yrd. Doç. Dr. Recai KIZILTUNÇ
Bu çalışmada, 19. yüzyılın başında yaşamış olan Keçecizade İzzet Molla’nın divanındaki kişilik özelliği gösteren isimler taranmıştır. Bu isimler özelliklerine göre gruplara ayrılmıştır.

Keçecizade İzzet Molla ve eserleri hakkında kısaca bilgi verdikten sonra çalışmamızı altı ana başlık altında topladık : Dini Kişilikler, Tarihi – Efsanevi Kişilikler, Edebi Kişilikler, Sanatkar Kişilikler, Mutasavvıf Kişilikler ve Bilgin Kişilikler.

Çalışmamızın sonunda dizin bulunmaktadır.Bununla birlikte çalışmamız sırasında yararlandığımız eserlerden meydana getirdiğimiz bir bibliyografya (kaynaklar) yer almaktadır.

Anahtar Kelimeler: Klasik Türk Edebiyatı, Keçecizade İzzet Molla, Kişilik, 19. yüzyıl

ABSTRACT
MASTER’S THESIS
PERSONALITIES IN KEÇECİZADE İZZET MOLLA’S DİVAN
Mehmet Fatih ÇAVUŞ
February 2011 - Page: 100
Advisor: Prof. Dr. Metin AKKUŞ

Jury : Prof. Dr. Metin AKKUŞ

Associate Prof. Selami ECE

Assistant Prof. Recai KIZILTUNÇ

In this thesis , on Keçecizade İzzet Molla’s divan who was lived at the beginning of the 19 th century, personality trait that shows the names have been reviewed. These names are divided into groups according to the features.

After giving a short information about Keçecizade İzzet Molla and his works We have seperated our study in six parts : Religious Personalities, Historical – Legendary Personalities, Literary Personalities, Artist Personalities, Mystic (Sufi) Personalities and Scholar Personalities.

At the and of the study, there is an index. However, there is a bibliyography that gives the names of the we have folloved up during our thesis.



Key Words: Classical Turkish Literature, Keçecizade İzzet Molla, Personality, 19th Century

KISALTMALAR DİZİNİ

Age : Adı geçen eser

G : Gazel

K : Kaside

Kt : Kıt’a

Mr : Murabba

Mıs : Mısra

Mz : Manzume

Mz. H. : Manzum Hikaye

M.Mz. : Muhtelif Manzumeler

D.Mz : Dini Manzumeler

Nt : Naat

Tr : Tarih

Tb : Terkib-i Bent

Tc : Terci-i Bent

Th : Tahmis

Mkt : Mukattaat

Ms : Musammat

Bkz : Bakınız

ÖN SÖZ

Divan edebiyatının son dönemi olarak kabul edilen 18. ve 19. yüzyıla ait şair ve divanlar Eski Türk Edebiyatı Anabilim Dalı olarak çok fazla ele alınmış, araştırılmış ve bunlarla ilgili eser ortaya konulmuş değildir. Bu dönemde Mütercim Asım, Keçeci-zade İzzet Molla, Akif Paşa, Enderunlu Vasıf, Şeyhülislam Arif Hikmet, Leskofçalı Galib, Yenişehirli Avni gibi Klasik edebiyatın son ustaları eserler vermiştir. Ancak ismini saydığımız şairler, Klasik Türk edebiyatı içerisinde diğer şairlere göre biraz sönük kalmış ve isimleri çok fazla zikredilmemiştir. Çünkü Divan edebiyatı denilince altın çağını yaşaması ve en büyük ustalarını vermesi bakımından, genellikle 16. ve 17. yüzyıllar akla gelir. Bu nedenle araştırma ve incelemeler daha çok o dönemlerde yoğunlaşmıştır. Biz de araştırma konumuz olan “Divan Şiirinde Kişilik” konusunu, bu son dönem için düşündük ve 19. yüzyıl şairi kabul edilen Keçecizade İzzet Molla’nın Divan-ı Bahar-ı Efkar’ını ele aldık.

Divan-ı Bahar-ı Efkar1 bilinen diğer divanlara ve diğer divan tertiplerine göre bazı farklılıklar göstermektedir. Divanda özellikle kasideler ve tarihler, konularına göre bölümlere ayrılmış; şiirler “Dini Manzumeler”, “Muhtelif Manzumeler”, “Manzum Hikaye” gibi farklı başlıklarla verilmiştir. Örneğin Keçecizade İzzet Molla Divanı bir naatle başlamış, ardından “Dini Manzumeler” başlığıyla; ama kaside nazım şeklinde şiirler verilmiş, daha sonra “Kasideler” başlığı verilmiştir. Bu tasnif nedeniyle çalışmamızda, divandaki şiirlerin nazım şekilleri değil, şairin kullanmış olduğu başlıklar ve adlandırmalar dikkate alınmıştır. Ele alınan beyitlerin referansı verilirken divandaki yerinin başlığı kısaltılarak kodlanmıştır.

Çalışmamızda ilk olarak Keçecizade İzzet Molla Divanı’nda yer alan tüm kişi isimleri taranmış, bunlardan kişilik özelliği gösterenler ele alınmıştır. Her kişilik bir madde başlığı olarak kabul edilmiş ve bu ismin geçtiği örnek, beyitler referansı ile birlikte verilmiştir. “Muhammed” gibi çok sık tekrar eden beyitlerden en farklı olanlar örnek olarak alınmıştır. Divanda yer alan tüm kişilikler Dini Kişilikler, Tarihi-Efsanevi (Destani-Mitolojik) Kişilikler, Edebi Kişilikler, Sanatkar Kişilikler, Bilgin Kişilikler, Mutasavvıf Kişilikler başlıklarıyla sınıflandırılmıştır.

Ele aldığımız konunun “insan-kişilik” olması ve insanların da birçok yönünün bulunması sebebiyle kişilikler konusunda yaptığımız tasnif bazı sorunları ortaya çıkarabilmektedir. Örneğin Şeyhülislam Esad Efendi bir devlet adamı olmasının yanında ilmiye sınıfına mensup bilgin bir kişiliktir. Bu tür durumlarda kişiliğin hangi gruba ait olduğunu kesin olarak belirlemek zorlaşmıştır. Ancak biz çalışmamızda, isimleri geçen kişilerin şiirlerdeki ele alınış tarzını ve vurgulandığı yönünü düşünerek sınıflandırmamızı gerçekleştirdik.

Bu tezin hazırlanması sırasında bana her konuda destek veren, düşünceleriyle yol gösteren değerli hocam Prof. Dr. Metin AKKUŞ’a ve özellikle tezin tamamlanması aşamasında maddi ve manevi olarak yanımda olan nişanlıma teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

SARIKAMIŞ – 2011 Mehmet Fatih ÇAVUŞ

GİRİŞ

KEÇECİZADE İZZET MOLLA (1785/1829) HAYATI VE ESERLERİ

Kazasker Mehmed Salih Efendi’nin oğlu Keçecizade İzzet Molla 1785 yılında İstanbul’da doğdu. Asıl adı Mehmed İzzet’tir. Keçecizadeler, 17.yy’ın ikici yarısında Konya’dan İstanbul’a göçen ve yaşadıkları dönemlerde bilim, edebiyat ve siyaset dünyasına yön vermiş mensuplar yetiştiren köklü bir ailedir. Meslek adını aileye miras bırakmış bulunun Toprak Sokak Cami imamı Süleyman Efendi, İzzet Molla’nın babası Salih Efendinin dedesidir.

I. Abdülhamid’in vefatında henüz 3 yaşlarında bir çocuk olan İzzet, devletin en gaileli zamanlarında yaşamıştır. III. Selim ve IV. Mustafa zamanlarını ve onların şehadetlerini görmüştür.Babası Salih Efendi’yi henüz 14 yaşında kaybeden İzzet Molla bir süre başıboş yaşamış ve Meşalecize Esad Bey ile şair Leyla Hanım’ın babası Kazasker Moralızade Hamid Efendinin himayesinde yaşamıştır.

Osmanlı devlet adamı olan Halet Efendi ile tanışması hayatındaki dönüm noktalarından biri olmuştur. Halet Efendi Molla’ya bir ev vermiş ve geçimini de üstlenmiştir.2

İzzet Molla, çeşitli devlet görevlerine bulunduktan sonra Osmanlı –Rus savaşı aleyhtarı olduğu için sürgüne gönderildiği Sivas’ta ölmüştür. Molla önce 17. ve 18. yüzyıl ustalarının yollarını izlemiş, ancak divan şiiri geleneğini sürdürmekten öteye giderek, sahip olduğu şairlik yeteneği, ince zevki, sağlam ve zarif üslubuyla diğer şairlerden kolayca ayırt edilebilecek bir edebi değer ve ustalık göstermiştir. İzzet Molla’nın mizahi yanı güçlü olup eserlerinde yer yer olay ve şahısları mizahla karışık bir üslupla anlatmayı başarmıştır. Öte yandan İzzet Molla’nın da çağdaşı bazı şairler gibi yaşanan hayata, çevreye ve insana daha yakından baktığı ve dönemin şiirinde aranan değişiklik ihtiyacını karşılamaya çalıştığı görülür. Bu amaçla şiirlerine mahalli bir renk katmaya çalışmış, halk şiiri ve sanatçılarıyla ilgilenmiş, hece veznini kullanarak türküler yazmış, böylece Divan şiirinin geleneksel yapısını sarsmıştır.3

Eserleri:

Gülşen-i Aşk : Yaklaşık 300 beyitlik kısa bir mesnevidir.

Mihnet-Keşan : Şairin Keşan’a sürgün olarak gönderilişini ve çektiği sıkıntıları dile getiren uzun bir mesnevidir.

Divan : İzzet Molla şiirlerini Bahar-ı Efkar ve Hazan-ı Asar adları altında iki ayrı divanda toplamıştır.

Layihalar : Devlet yönetimi ile ilgili düşüncelerinin yer aldığı edebi eser niteliğinde iki önemli layihası vardır.

KEÇECİZADE İZZET MOLLA DİVANI’NDA YER ALAN KİŞİLİKLERİN TASNİFİ

1. Dini Kişilikler: Âdem, Ali, Ahmed (Bkz. Muhammed), Âsaf, Âzer, Bu Cehl (Bkz. Ebu Cehil), Dâvud, Ebâ Eyyûb, Ebubekir, Ebu Cehil, Ebü'l-Kâsım (Bkz. Muhammed), Eyyub, Fâruk (Bkz. Ömer), Fir'avn, Halid Bin Zeyd (Bkz. Eba Eyyub), Hasan, Hayder (Bkz. Ali), Hızır, Hüseyin, İbrahim, İbn Mülcem, İsā, Kârûn, Meryem, Mesih (Bkz. İsa), Muhammed, Murtazâ (Bkz. Ali), Musa, Mustafa (Bkz. Muhammed), Nebi (Bkz. Muhammed), Nûh, Ömer, Resullullah (Bkz. Muhammed), Sıddık (Bkz. Ebubekir), Süleyman, Şeddâd, Yezîd, Yûnus, Yusuf, Zünnun (Bkz. Yunus)

2. Tarihi-Efsanevi (Destani-Mitolojik) Kişilikler: Afridun (Bkz. Feridun), Ali Paşa, Anuşirvan (Bkz. Nuşirevan), Ayişe Sultan, Behmen, Beyhân Sultân, Bü's-Su'ûd, Çarhacı 'Ali Paşa, Cem (Cemşîd), Dārā, Gâve, Efrasiyâb, Erdşir (Bkz. Behmen), Fatıma Sultan, Fatih Sultan Mehmed, Ferâmürz, Ferîdûn, Ferruh (Bkz. Ferruh), Gazi Kaptan Hüseyin Paşa, Geyumers (Bkz. Keyumers), Halet Efendi, Hân Mahmud, Harun Reşid, Hûrşîd Ahmed Paşa, Hülâgû, Hüsâmeddîn Efendi, Hüseyin Baykara, Hüsrev, İsfendiyâr, İskender, Kahramân, Kanuni (Bkz. Sultan Süleyman), Keyhüsrev, Keykubad (Bkz. Dara), Keyûmers, Kiyumers (Bkz. Keyumers), Koca Mehmet Hüsrev Paşa, Me'mûn, Mustafa Hân (IV. Mustafa), Morevîzâde Hâmid Efendi, Nerīmān, Nûşirevân, Perviz (Bkz. Hüsrev), Peşeng, Rüstem, Salih Efendi, Sâlihzâde Es'ad Ahmed Efendi, Sām, Sencer, Sultan Ahmet (1. Ahmed), Sultan Murad, Sultan Murad (III. Murat), Sultan Murad (II. Murat), Sultan Süleyman, Şâpûr, Şehzade Sultan Ahmet, Tehemten (Bkz. Rüstem), Tozkoparan, Zâl

3. Edebi Kişilikler: 'Atâu'llâh Efendi, Bakî, Dehlevî, Enverî, Esat Efendi, Firdevsi, Galib (Bkz. Şeyh Galib), Nâbî, Nedim, Nef’î, Nizami, Örfî-i Şirazi, Rûdekî, Sâbit, Sa'dî-i Şirazi, Sırrî, Sünbülzade Vehbi, Sürûrî, Şevket, Şeyh Galib, Tâhir Bey, Yunus Emre


  1. Sanatkar Kişilikler: Behzad, Bihzad (Bkz. Behzad)

5. Mutasavvıf Kişilikler: Edhem, Hacı Bektâş-ı Velî, Hazret-i Mevlânâ, Rûşenî, İbrahim Edhem (Bkz. Edhem), Mevlana (Bkz. Hazret-i Mevlana)

6. Bilgin Kişilikler : Akşemseddin, Aristo, Bu Ali, Bu Hanife, Bu Sina (Bkz. Bu Ali), Câlînûs, Ebu Hanife (Bkz. Bu Hanife), Eflâtûñ, Felatun (Bkz. Eflatun), İbni Kemâl, Mâlik, İbn Sina (Bkz. Bu Ali), Risto (Bkz. Aristo), Kemalpaşazade (Bkz. İbni Kemal)

BİRİNCİ BÖLÜM

DİNİ KİŞİLİKLER

1.1. ÂDEM

İlk insan ve ilk peygamber. Cenab-ı Allah Adem’i topraktan, eşi Havva’yı, Adem’in kürek kemiğinden yarattı. Şeytan önce Havva’yı, onun vasıtasıyla da Adem’i, eğer yasak meyveden yerlerse ebedi hayata mazhar olacaklarına ikna etti.4

Ünvanları Ebülbeşer ve Safiyyullah. İbrani dilinde, Adem kelimesinin toprak anlamında edimden geldiği rivayet edilir. Yaratılış silsilesinde Adem, yer ve gök yaratıldıktan sonra yaratılmıştır. Adem topraktan yaratılmıştır. Yaratılmadan önce, çeşitli topraklardan oluşan bir balçık halinde bekletilmiş, sonra ruh üflenmiştir. Balçık halinde ne kadar kaldığı bilinmiyor. Yaratılışı bir süreye yayılmıştır. Bu konuda bilinenler rivayetlerden ibarettir.

Farklı kültürlerin katkısıyla beslenen Adem ve Havva rivayetleri Osmanlı kültüründe edebi metinlerle de desteklenerek zenginleştirilmiştir. Buna göre meleklerin hocası Şeytan, önce Havva’yı, onun aracılığıyla Adem’i ikna etti. Suç sonrasında kendilerini çıplak olarak hissettiler ve incir yaprağı ile çıplak yerlerini kapattılar. Cennetten kovulduktan sonra yüz yıl birbirlerine hasret yaşadılar. Kırlangıç delaletiyle birleştiler. Cebrail delaletiyle Arafat’ta buluştular.5

Havva ile birlikte kullanılmıştır.

Beyt-i Hakdır halk-ı Ademden 'atik

Sanma yâ Hû ibni Âdemdir gönül

G332/2
Ne sabra çâre ne terk-i diyara yer kaldı

'Adem vilâyetine şunda bir sefer kaldı

G506/1
Bir dâne içün girye ede bunca dem Adem

Evlâdı bu ni'metle ne mümkin ola hurrem

Th19/6
Senin menzilgehindir 'arş u kürsî evvel ü âhir

Dahi halk olmadan akdem vücûd-ı Adem ü Havva

D.Mz2/41


Havf-ı tığınla kıyâmetde dahi eyleyemez

'Adem-âbâdı mekân eylediğin fitne-kıyâm

K23/3
'Adem-âbâd kalır düşmene ancak kişver

Seyfini eylese endâze-i ta'yîn-i hudûd

Tr2/18
Sâhib-i evveli Adem ne belâlar çekdi

'İzzetâ hâne-i 'âlemde değil gam muhdes

G52/6
(Havva)


1.2. ALİ (Hayder/Haydar, Murtaza)

Aslan, Hz. Ali için kullanılır. Bu lakap ona annesi tarafından verilmiştir. Zülfekar (Hz. Ali’nin kılıcı) ile birlikte geçer.

Künyesi, Ebu’l-Hasen Ali ibn-i Ebi Talib el-Kuşeyri el-Haşimi. Dördüncü halife. İlk Müslümanlardan ve İslam peygamberinin cennetle müjdelediği (Aşare-i Mübeşşere) on sahabedendir.

Ali Müslümanlar arasında ilmi ve faziletiyle tanınmış, mürüvvet ve fütüvvetle şöhret kazanmıştır. İlim, takva, ihlas, samimiyet, fedakarlık, şefkat, cesaret ve kahramanlık özellikleriyle tanımlanır. Fesahati ve hitabetteki üstünlüğü ile bilinir. Hayatı hakkında bilinenler rivayet ve kerametlerle zenginleştirilmiş, efsane ve menkıbelerle beslenmiştir. Hakkındaki rivayet ve aşırı vasıflandırmaların Şia tarafından zenginleştirildiği bilinmektedir. 6

Ey nerre-şîr-i sahn-ı çemenzâr-ı Hayderî

V'ey âhû-yı harîm-i dil-i zübdetü'n-nisâ

D.Mz4/78
Sunmam el âb-ı hayâta sâgar olsa mihr ü mâh

Nûş ederdi hûn-ı dil evlâd-ı Hayder rûz ü şeb

D.Mz5/9
Savle-i şîrâne-i Hayder gelirdi yâdıma

Hamle erdikçe silâhdâr-ı şeh-i düşmen-şikâr

K8/59

Nûr-ı a'zamdır o hurşîd anın zerresidir



Pâdişeh Hayder-i Kerrâr vezîr-i Kanber

K19/9
Gülsitân-ı devletin perverdesidir gül gibi

Bîşezâr-ı himmetin Hayder-mehâbet şîridir

K27/17
Kahramanlık ne imiş ol da göreydi bâri

Bana gösterdi o Hayder-şiyemi Rabb-i Vedûd

Tr2/23
Gelmez elden feth-i bâb-ı Hayber-i amalimiz

Dest-gîr olmazsa damadın 'Aliyyü Murtazâ

D.Mz1/32
Uçmakdadır hamâme-i zerrîn-per gibi

Her şeb gözümde mâhçe-i kabr-i Murtazâ

D.Mz4/40
Dünyâya âfıtâb-ı kıyamet tulû'unu

Ashâb-ı Bedre verdi haber âl-i Murtazâ

D.Mz4/63
Mihr-i burc-ı Murtazâ mâh-ı sipihr-i istifa

Vermede dehre ziyâ iki birader rûz ü şeb

D.Mz5/26
İntikâm-ı hânedân-ı Murtazâyı almadan

Bir kadem gitmezdi olsa menzili huld-ı berîn

K30/30
Tevbe etdi kimisi oldu dahîl-i Murtazâ

Kimisi dûzahda İbni Mülceme verdi haber

Tr17/6
Derd ü sıhhat bizdedir biz 'âşıkân-ı Hayderiz

Mürdegân-ı Hayderiz dil-zindegân-ı Hayderiz

M.Mz12/1
Sırrımızla âşinâ her demde rûh-ı Murtazâ

Sûretâ cismiz velî ma'nîde cân-ı Hayderiz

M.Mz12/2
(M.Mz 12 Der-Midhat-i Hazret-i 'Aliyy-i Hayder başlığı ile verilmiş ve “Hayderiz” rediflidir)


(İbni Mülcem)
1.3. AHMED: Bkz Muhammed
1.4. ÂSAF

İslami kaynaklarda Hz. Süleyman’ın katibi veya veziri olduğu kaydedilen kişidir. Ahd-i Atik’e göre, Levi oğullarına mensup Gerşom ailesinden Berekya’nın oğludur. Hz. Davud zamanında kendisine ahid sandığı’nın taşıtılması sırasında büyük ziller aracılığıyla sandığa kılavuzluk etme görevi verilir. Hz. Süleyman’ın mabedi inşa etmesinden sonra ahid sandığının mabeddeki yerine taşınması sırasında da aynı görevi sürdürür. Onun peygamber veya gören olduğu da belirtilir. İslami kaynaklarda Hz. Süleyman’ın teyzesinin oğlu, çok güvendiği bir kişi, sıdık, hatta Süleyman’ın katibi ve veziri olarak gösterilir. İyilik, ileri görüşlülük, başarılı yönetim ve tedbirin sembolü olarak bilinir.7


Âsafâ gurre kıyâs etme görüp mâh-ı nevi

Asdığın seyfı 'ıyân eyledi 'arş-ı a'zam

K22/8
Mâ-dâm hüsrevân-ı Süleymân-asâletin

Kim bir vekîli Âsaf-ı sâhib-nigîn olur

K26/48
Âsafâ tâli'i seyr eyle ki bu ana kadar

Etmeyim evc-i ma'ârifde senin vasfını ben

K29/57
Âsafâ bende-i nâçîzin unutma o zaman

Verir elbette sana bir gün o şeh istiklâl

K32/35
Cem-haşem Âsaf-ı 'âdil ki Süleymân-ı zaman

Şân bulur her ne kadar sânın ederse tevkîr

K33/20
Dedim târih 'İzzet nâmdâr-ı 'adi ede Allah

Gelip Âsaf gibi mührü takındı Mustafâ Paşa

Tr163/5
Gâlib-i Âsaf-şiyem oldu vekîl-i saltanat

Ba'zı tebdîlâtla tedbîr kıldı ol müşîr

Tr177/1
Bir vezire mührünü irsal edip Hân Mustafâ

Şimdi buldu Âsafım şâh-ı Süleymân-ihtişâm

Tr196/1
(Hân Mustafâ, Mustafâ Paşa, Cem, Süleymân)

1.5. ÂZER

Ateş; Hz. İbrahim’in babası. İbrahim(a.s.)’in babası Azer put yapıp satar ve putlara tapardı. Kur’an-ı Kerim’de Hz. İbrahim’in babası Azer’in puta tapmasını onaylamayıp karşı çıktığı ve babasının da İbrahim’i tehdit ederek kendinden uzak durması yolunda uyardığı hatırlatılır.8

Divanda Azer ismi sadece Hz. İbrahim’in babası olması sebebiyle geçmektedir. İbn-i Azer şeklinde Hz. İbrahim’e işaret ederek kullanılmıştır. Bkz. İbrahim

İbn-i Âzer Mekkeyi asnâmdan tathîr edip

Makdemin şevkiyle etdi Ka'betullâhı binâ

D.Mz1/11
Mancınîk-i İbn-i Âzer den alıp ders etmedi

Asılıp Mansûr asla dâra 'arz-ı ihtiyâç

G61/2
(Mansur)
1.6. BU CEHL: Bkz. Ebu Cehil
1.7. DÂVUD

Yehuda ve İsrailoğullarına peygamber olarak gönderilmiş, hem nebi hem de sultan peygemberlerdendir. Peygamberlik ve padişahlık bir arada verilen ilk peygamberdir. Yetenekli bir sanatkar ve iyi bir savaşçı olarak nitelenen Davud peygamberin 100 yıl yaşadığı söylenir. Kendisine dört büyük kitaptan biri olan Zebur gönderildi. Cenab-ı Hakk Davud’a demir işleme sanatını da öğretti.

Çeşitli sebeplerle insanları çalışmaya yöneltir, el emeği ile kazancın değerini kavratmak için peygamberler tarihinden örnekler verirdi. Hz. Davud genellikle divan şiir ve nesrinde gür ve güzel sesi (Davudi) Zebur’u güzel sesle okuyuşu ve el beceresi (demiri eğip işleyen sanatkarlığı) ile anılır. Söylentiye göre Davud (a.s.) kalın ve gür sesiyle Zebur’u okurken herkes susup onu dinlermiş. Öylesine etkili olurmuş ki onu dinlerken kendinden geçip ruhunu teslim edenler bile olurmuş.9

İbranice’de “en çok sevilen kişi, göz bebeği” anlamına gelen bu ismin Kitab-ı Mukaddes’te David şeklinde geçtiği ve sadece Hz. Davud’a ad olarak verildiği görülmektedir.

Dağlar ve kuşların onunla beraber Allah’ı tesbih etmesi. Allah dağları ve kuşları Hz. Davud’un buyruğuna vermiş, onlar da akşam sabah onun tesbihine katılmışlardır. 10

Cevşeni istese pîrâhen eder erbabı

Penbeden nerm idi Dâvûdun elinde âhen

K29/75
Mevtalara cân vermiş iken zâde-i Meryem



Dâvûdunu dem-beste eden bezm-i fenada

Tc19/6
(Meryem)


1.8. EBÂ EYYÛB (Halid Bin Zeyd)

Ebu Eyyub, Adı Halid b. Zeyd’dir. Ensar’dan olduğu için Ensari lakabıyla anılır. Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde onun evinde konaklamıştır. Daha sonraki gazvelerde Peygamberimizin bayraktarlığını yapmıştır. 672 yılında İstanbul’un ilk defa Müslümanlar tarafından muhasarası sırasında surlar önünde şehit düşmüş ve o mahalle defnedilmiştir. Kabri daha sonra Akşemseddin tarafından, Fatih’in şehri muhasaraya geldiği zaman keşfedilmiştir. 1458 yılında adına bir cami yaptırılmış olup türbesi cami avlusunda kalmıştır.11

Hazrec kabilesinin Neccaroğulları kolundandır. Hicretten iki yıl kadar önce hanımı Ümmü Eyyüb ile birlikte Müslüman oldu ve ensardan İslamiyet’i ilk kabul edenler arasında yer aldı. Sağlıklı olan herkesin Allah yolunda savaşa katılması gerektiğine inanan Ebu Eyyub el-Ensari, ihtiyarlık döneminde bile her yıl bir savaşta bulunmaya gayret ederdi.12

Yeter yâ Hazret-i Hâlid sana bu pâye-i a'lâ

Kim oldu mîhmânın mîhmân-ı kurbı ev ednâ

M.Mz35/1
Hurüf-ı hâldârından dedim târihini 'İzzet

Ola Hâlid cinânda İbni Zeyde müntesib Yâ Rab

Tr243/5
Meyhâne-i 'ukbâda olur 'illeti ma'lûm

Her hasta eder da'vî-i Eyyûb-ı muhabbet

G42/4
1.9. EBUBEKİR (Sıddık)

Dört büyük halifenin birincisi. Adı Abdullah’tır. Ebu Kuhafe’nin oğlu olup Ashab-ı Kiram ve aşere-i mübeşşerenin en üstünüdür. Künyesi Ebu Bekr, lakabı Sıddık ve Atik’tir. 571 yılında Mekke’de doğdu. Peygamberimizin İslam’dan önce ve sonra en yakın dostu oldu. Kureyş’in ileri gelenlerinden olan Ebu Bekr Müslümanlığı kabul eden dördüncü kişidir. Mirac hadisesini duğduğu zaman hemen inandığı için Sıddık lakabını almıştır. Hicret esnasında Peygamberimiz’in yanında idi. Kur’an-ı Kerim’de kendisinden övgüyle bahsedilmiştir. Peygamberimizin zevcesi Aişe, onun kızıdır. Bütün savaşlarda Peygamberimizin yanından hiç ayrılmamıştır.

Peygamberimiz hastalanınca imamlığı; ahrete irtihali üzerine de halifeliği üstlendi. İki seneden fazla kaldığı halifelik makamında birçok fetihlere ve İslam’ın başarılarına vesile oldu.13

Hulefa-yi Raşidin’in birincisi, cahiliye döneminde Abdü’l-Ka’be olan adının Müslüman olduktan sonra Hz. Peygamber tarafından Abdullah olarak değiştirildiği rivayet edilir. Servetini Allah yolunda harcayıp eski elbiseler giydiği için “Zü’l-hilal”, çok şefkatli ve merhametli olduğu için “Evvah” lakaplarıyla da anılmıştır.14

Kıldı maktûlen emîn-i darbhâne intikâl

Haşr ede Sıddık ile 'ukbâda Hayy-i Zü'l-celâl

Tr253/1
Pâye-i Bû Bekri tutup mu'teber

Bir kademe indi Cenâb-ı 'Ömer

Mz.H6/3
Kande Ebû Bekr ü 'Ömer kande ben

Kendimi dûn bilirim ol rütbeden

Mz.H6/9
(Ömer)


1.10. EBU CEHİL (Bu Cehl)

Asıl adı Ebu Hakem Ömer. Ebu Cehl lakabıdır. Bu lakab şiirde Bu Cehl olarak da kullanılmıştır.

Ebu Hakem Amr b. Hişam, Kureyş’in ileri gelenlerindendir. İslama karşı beslediği kin, nefret ve inadı nedeniyle İslam Peygamberi tarafından Ebu Cehil denmiş, bu lakabla tanınmıştır. Bedir’de Abdullah bin Mesud tarafından 70 yaşında iken öldürülmüştür.

Osmanlı şiirinde Ebu Cehil, inançsızlık ve bilgisizlikte ısrarcılık sembolüdür. Ebu Leheb ve İslam Peygamberi, dört halife ve ashabla birlikte, küfrü, inadı ve ehl-i dünyayı temsil etmesiyle yer almıştır.15

Hz. Peygamber’in bu ümmetin firavunu olarak tavsif ettiği Ebu Cehil hakkında, İslamiyet aleyhindeki faaliyetleri, Resul-i Ekrem’e ve ashabına yaptığı zulüm ve haksızlıklar sebebiyle pek çok ayet nazil olmuştur.16

Biri Fir'avna mümasil biri Bû Cehle nazîr

Biri Nemrûda mu'âdil biri şibh-i Şeddâd

M.Mz18/4
(Fir’avn, Nemrud, Şeddad)


1.11. Ebü'l-Kâsım: Bkz Muhammed
1.12. EYYUB

Kur’an’da adı geçen peygamberlerden biridir. Filistin’in güneyinde, Ceziret-ül Arab hududunda dünyaya geldi. Hz. Yusuf ile aynı asırda, ama farklı yörelerde yaşadılar.

Dünyada varlık ve saadete sahip olduğu için Allah onu sınamak istedi. Malı ve mülkü elinden gitti. Evlatları birer birer öldü. Hastalandı, vücudunda yaralar açıldı, hatta yaralarına kurt düştü. O hep sabretti. Sabır sınavını kazandı Allah da ona yeniden mal, mülk ve çocuk verdi.17

Bulur encam gerçi cevr-i felek

Sabr-ı Eyyûb 'ömr-i Nûh gerek

Mkt 121
(Nuh)


1.13. FÂRUK: Bkz. Ömer
1.14. FİR'AVN

“Azamet ve ceberrut sahibi olmak” anlamında geliyorsa da eski Mısır kavimlerinden Amalika hükümdarlarına lakap olarak verilmiştir. Birçok Firavnlar olmasına rağmen içlerinden en meşhuru Hz. Musa zamanında yaşamış olanıdır. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Musa ve kavmine zulmeden bu Mısır kralının hikayesi, Yusuf suresinde anlatılır. Buna göre Hz. Musa’nın imana davetini reddeden Firavn, tanrılık iddiasında bulunur ve kavmini de buna inandırır. Hz. Musa’nın gösterdiği mucizelere de inanmaz. Edebiyatta zalimliği, kahrolması, boğulması yönleriyle rakibe benzetilip bedduada bulunulur.18

Vaz' etmek içün dûzaha Fir'avnı eliyle

Öldürdü nice söhtayı 'illet-i ebhâs

G53/3
Biri Fir'avna mümasil biri Bû Cehle nazîr

Biri Nemrûda mu'âdil biri şibh-i Şeddâd

M.Mz18/4
Cemî'-i enbiyânın anda rûşendir tecellîsi

Olur Fir'avn-ı hasma her bir engüştü Yed-i Beyzâ

D.Mz2/26
(Nemrud, Bu Cehl, Şeddad)
1.15. HALİD BİN ZEYD : Bkz. Eba Eyyub
1.16. HASAN

Dördüncü Halife Hz. Ali’nin büyük oğlu. İslam peygamberi Hz. Muhammed’in sevgili torunudur. Cennetle müjdelenmiştir. İslam halifelerinin beşincisi on iki imamın da ikincisidir.


Mihri gördükçe Hasan zann eylerim mâhı Hüseyn

Olmamak mümkin midir âyâ mükedder rûz ü şeb

D.Mz5/30
(Hüseyn)
1.17. HAYDER: Bkz. Ali
1.18. HIZIR

Hızr, rivayete göre cavidani hayata mazhar bir nebidir. Bunalan hulus erbabının imdadına yetişir. Ab-ı hayat içtiği, İskender’e bu suyu bulmak için rehberlik ettiği cihetle edebiyatımızda yardımcı, hayra rehber, ebedi hayata mazhar gibi manalarda kullanılmıştır. 19

Hz. Musa döneminde yaşadığı, Allah tarafından kendisine ilahi bilgi ve hikmet öğretildiği, ölümsüzlük suyu (ab-ı hayat) içip ölmezliğe kavuştuğuna inanılan kişi. Peygamber veya veli olduğu ileri sürülür, mutasavvıflar onu gizli ilimleri bilen bir veli olarak sunarlar. Hızır’ın İlyas Peygamber’e verilmiş bir lakap olduğunu söyleyenler de vardır. Kur’an- Kerim’de Hz. Musa ile birlikte anılır. O’nun bilmediklerini bilir ve Hz. Musa ile olan macerası anlatılır.20
Susuz kalmış da olsa çeşme-i Hızra gelû etmez

Senin babın dururken gayre sarf-ı âb-ı rû etmez

Ms20/6
Bize versin mi Hudâ âb-ı hayât-ı tevfîk


Каталог: yuklemeler
yuklemeler -> Kapak ve afiŞ tasarimi
yuklemeler -> 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesi
yuklemeler -> Qoşakənd kənd tam orta məktəbinin c o ğ rafiy a müəllimi Habil Abbasovun
yuklemeler -> Trafik ve İlk Yardım Haftası
yuklemeler -> Veterinerlik parazitolojiSİ anabiLİm dali yüksek lisans programi-müfredat dersleri ve akts kredileri
yuklemeler -> Temel tip anabiLİm dallari lisansüSTÜ BİLİmsel hazirlik dersleri (2016-2017)
yuklemeler -> Eczacilik anabiLİm dallari lisansüSTÜ BİLİmsel hazirlik dersleri (2016-2017)
yuklemeler -> Laboratuvar kilavuzu
yuklemeler -> Moleküler biyoloji ve genetik böLÜMÜ ders biLGİ paketi
yuklemeler -> MÜNDƏRİcat– содержание contents «Elmi xəbərlər məcmuəsi»


Поделитесь с Вашими друзьями:
  1   2   3   4   5


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə