Hukuk okumalari



Yüklə 4.22 Mb.
Pdf просмотр
səhifə1/130
tarix22.07.2017
ölçüsü4.22 Mb.
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   130

GENÇ HUKUKÇULAR

HUKUK OKUMALARI

BİRİKİMLER -V-

Genç Hukukçular Hukuk Okumaları

Birikimler -V-

Editör


Muharrem Balcı

Kapak Tasarımı/Sayfa Düzeni

stepajans@stepajans.com

Baskı/Cilt

Step Ajans Rek. Matbaacılık Tan. ve Org. Ltd. Şti.

Göztepe Mah. Bosna Cad. No:11 Bağcılar/İstanbul

Sertifika No: 12266 T (0212) 446 88 46

1. Baskı, İstanbul, Aralık 2016

ISBN 978-975-98629-4-7

Hukuk Vakfı Yayınları

Aksaray Şehit Pilot Mahmut Nedim Sok. No: 5/2 

Fatih/İstanbul

T (0212) 533 80 59 F (0212) 523 58 87

Dağıtım


Hukuk Vakfı

T (0212) 533 80 59



“Bu çalışma hukuk ve hak arama zeminlerinde üs-

tün özveri ve istikrarla örneklik sergileyen ve hu-

kuk üretimine katkı sunan Genç Hukukçulara ithaf 

edilmiştir.”

7

İbrahim Hakkı BEYAZIT



Önsöz

9

Fethi GEDİKLİ



Takdim

11

Kaya KARTAL



İslâm Hukukunda ve Mecelle’de 

Küllî Kâideler

27

Orhan GÖKÇE



Tanzimat Dönemi 

Kanunlaştırma Faaliyetleri

37

Bilâl KILINÇ



Türkiye’de Yargı Reformu Tartışmalarının 

Tarihsel Arka Plânı: Cumhuriyet Devri 

Yargı SistemininTemeli Olan 

Nizamiye Mahkemeleri Üzerine

Kısa Bir Değerlendirme

71

Zuhal TAVUKÇU



Said Halim Paşanın 

Mefkûresi / Temel Düşünceleri

  

83

Hüseyin İbrahim BALAT



Birinci Büyük Millet Meclisi Oluşumu, 

Hukuki Nitelemesi ve 

Yanlış Bildiklerimiz

91

Ümran SIRIMSI CANDEMİR



Osmanlıda Simyadan Kimyaya Dönüşümün 

Yolculuğu

17

Hüseyin ŞIK



1921, 1924 Anayasalarında 

Yargı Erki ve İstiklal

129


Mehmet ÖZBEY

Anayasa Başlangıç Metinlerinin 

Hukuki Değeri

139


Sümeyye UYAR

Şûra

151


Muharrem BALCI

Bir Dönüşüm Projesi Olarak Tahkim

205


Arzu BESİRİ

İslâm Hukukunda Kıyas

211


Beyza KÖSEN

İslâmda Kadına Yönelik Ayrımcılık Yasağı 

(Kitap Özeti) 

229


Neriman DİLEK

Anthroposun Mağlubiyetinin Tarihsel Gelişimi 

Sekülerleşme Tezleri ve D

in

 

İçindekiler

249

Muharrem BALCI



Eğitimden Hukuka 

Misyon Değerlendirmesi

263


Ramazan TEKEŞ

İnsan Hakları Aktivizmi ve 

Sivil İtaatsizlik

279


Fatma Zehra AYDIN

Kentsel Dönüşümü Düzenleyen 

Mevzuat ve Mevzuatın Değerlendirilmesi 

291


Mehmet İZMİR

Modernleşen Türkiye’de 

Gündelik Yaşamın Dönüştürülmesi 

Serüveni

301


Yakup YILDIRIM

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 

Kararlarında İfade Özgürlüğü ve 

Basının Sorumluluk Rejimi

311


Muharrem BALCI

Çevre ve Toplum Bilinci İçin 

Hak - Adalet - Özgürlük 

Kavramları

327


Muharrem BALCI

Sivilleşme

365


Elif KORKMAZ

Demokrasi Kavramı ve Modern Demokrasi 

Kuramlarından Biri Olarak 

Müzakereci Demokrasi

371


Muharrem BALCI

Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu 

İlişkisi

405


Refia KADAYIFÇI

Mettray Sürgün Yeri 

(Mettray Penal Colony)

409


Fatma Zeynep HACIOĞLU

Geri Kabul Antlaşması 

(Readmıssıon Agreement) 

419


Feyza COŞKUN

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 

Seçim Barajlarına İlişkin Tutumuna Bir Bakış”

427


Feyza COŞKUN

Perinçek/İsviçre Kararı ile Aihm’nin Holokos 

Kararlarının Karşılaştırılması 

433


Ramazan USLUBAŞ

Alman Federal Meclisi’nin 

Kabul Ettiği Önergelerin 

Hukuki Mahiyeti

445


İbrahim Hakkı BEYAZIT

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Kapsamında 

Mülkiyet Hakkı

459


Arzu BESİRİ

Soykırım Suçu

491


Selda ÇİFTÇİ

Uluslararası Hukukta 

Kuvvet Kullanma Yasağı

513


Ali YAŞAR

İbn Haldun’a Göre 

Siyasi Otorite ve Liderlik

529


Şeyma Feyza ŞAHİN

Ömer bin Abdülaziz’in Hukuk Anlayışı

545


Mehmet Ali Başaran

Malcolm X’in Portresi

557


Muharrem BALCI

Yaşayan Sünnet Sürecinde 

Aliya ve Arkadaşlarında Gelecek Tasavvuru

593

Elif BUYRUK



Tolstoy’un Diriliş’inde Suç ve Ceza

609


Muharrem BALCI

Hak - Adalet - Özgürlük - Meşruiyet 

Temelinde Bağımlılıklarımız

619


Elif KORKMAZ

Örgütlü Suçlar Bağlamında 

İhaleye Fesat Karıştırma Suçu Cmk. Md.235

635


Sunum Raporları

637


Takdim

639


Mine TUNCAY

2015 Erken Seçimlerine Doğru 

Ak Parti, CHP, MHP, HDP ve SP’nin 

Seçim Beyannamelerinin Değerlendirilmesi

661


Hakan TOKA

Başkanlık Sistemi ve Türkiye

663


Emine KARSLI

Ahmet KAYNAR



Entelektüel - Edward SAİD

665


Hilal ÇEVİK  

Hatice TEMELLİ

Sedef GÜNAY

Sivilleşme

669


Şeyma Kübra KÖK

Bahar ACAR



Sivil İtaatsizlik

673


Sümeyye UYAR

Şûra

677


Burak ASLANER

Mehmet Ali BAŞARAN



Devlet Aklı ve Hukuk Devleti

681


Elif BUYRUK 

Zeynep KURUÇAYLI 

Aybüke EKİCİ

Vakıflar

685


Yunus Emre BİTMEZ

Tahkim

687


Mehmet İZMİR

“Tarihi, Kurumsal ve Hukuki Yönleriyle” 

Ombudsmanlık

691


Yakup SEVİNÇHAN

Kişisel Verilerin Korunması 

Yasal Düzenlemesi 

713


Dizin

7

Y

üzlerce yıllık adalet arayışı ve hak mücadelesi ile oluşmuş muazzam hukuk birikimi 



taşıyan bu coğrafyaya Genç Hukukçuların ‘Birikim’ini eklemek için yine karşınızda-

yız. Bu çalışma, ‘hak’kı anlama ve topluma adalet ışığını yayma gayesiyle yapılan 

Hukuk Okumalarının beşinci meyvesidir.

Genç Hukukçular Hukuk Okumaları, 28 Şubat sonrası hukukun askıya alındığı, toplumun 

adalete olan inancının sarsıldığı bir zeminde adalete dair dağarcığında sözü olan Müslüman 

hukukçuların bir araya gelerek, dayatılan adaletten hakkı söyleyen adalete hukuk köprüsüyle 

bağlanabilmek amacıyla oluştu. Bulunduğumuz her zeminde ve görevde hep bu amacı önce-

ledik. Adliye salonlarında, karakol koridorlarında, cezaevlerinde, STK’larda, akademide, mey-

danlarda… Hülasa adaletin arandığı her yerde hukukun izini sürdük. 

Bizler  hukukun  yaygınlaştırılması  şiarıyla  19  yıl  önce  çıktığımız  yolda  hedefin  ne  kadar 

uzak  olduğunu  biliyorduk.  Bu  uzaklık  salt  mesafe  ölçeğinde  bir  zorluktan  öte  barındırdığı 

iktidar  odaklarının  yarattığı  engellerden  kaynaklanmaktaydı.  Ancak  bizler  hukuk  toplumu 

olabilmenin “iktidara hakikati söylemek”ten geçtiğinin farkındayız ve halen bu hedefimizden 

vazgeçmiş değiliz.

Genç  Hukukçular  olarak  kendimizi  asla  zaman  ve  mekânla  sınırlamadık,  ancak  zamanın 

ruhunu  ve  mekânın  anlamını  da  unutmadık.  İşte  bizim  vizyonumuzu  belirleyen  de  bu  bilinç 

olmuştur. Bizler insanlık tarihi boyunca üretilen bilgiyi idrak süzgecimizden geçirerek yaşadığı-

mız çağı anlama gayretindeyiz. Zira çağını anlamayanların çağrısı olamayacağının idrakindeyiz. 

Vizyonumuz; sabitelerinden kopmadan zamanın hukukunu yaratmaktır. Bu gayretle yıllar içinde 

yaptığımız çalışmalar ve sunduğumuz tebliğlerle hukuk anlayışımız daha muhkem hale gelmiş 

ve özellikle akademi çevrelerinde alternatif okuma değeri kazanmıştır. 

Çalışmalarımızın ilk yıllarında ağırlıklı olarak insan hakları metinleri, hukuk kurumları ve 

uygulama  üzerine  okumalar  yapıldı.  Bu  dönemde  eğitim  hakkına,  düşünce  ve  din  özgürlü-

ğüne, YÖK ve diğer kurumlara ilişkin yaptığımız çalışmalar halen çıtası aşılmamış seviyesini 

korumaktadır. Henüz hukuk hayatına girmemiş konu ve kurumları dahi en kapsamlı şekilde 

yine bu dönemde inceledik. Ombudsmanlık konusunu işlediğimizde bu kurumun hukuk haya-

tımıza girmesine daha 9 yıl vardı. Yine mesela genel işlem şartlarını dinledikten 10 yıl sonra bu 

kurumu Borçlar Kanununda görebildik. Devam eden yıllarda ise okumalarımız hukuk felsefesi, 

hukuk tarihi, yakın tarih ve kavramlar üzerine odaklandı. Kimliği oturmuş ve potansiyelinin 

farkına varmış bir hukuk grubu olarak özellikle tarihten beslenmemizin gereğini bu dönemde 

çok iyi hissetmiştik. Zira günü anlamanın tarihten beslenmek dışında bir yolu yoktu. Gelecek 

tasavvurunun tarihi gerçeklikle inşa edileceğini bu dönemde öğrendik. Bu tasavvura dair en 

çok bu dönemde sözler söyledik. Ama her söz gibi unutulmak bizim sözlerimizin de kaderi 

oldu. Bu da bizi başka bir yol ayrımına getirdi. Sözlerimizin kalıcı ve tesirli olabilmesi adına 

ekolleşmek. Bu sebeple ekol olma, bizler için sadece konjonktürel bir tercih olmayıp, akan söz-

lerin birikip toplanmasına yönelik bir zorunluluk sonucuydu.  



Önsöz

Genç Hukukçular Hukuk Okumaları

8

Son dönem çalışmalarımızın ekseni bu hedefle şekillendi. Artık hukukun merkeze alındığı 



fakat sosyal bilimlerin diğer alanlarının da takip edildiği bir usulle devam ediyoruz çalışmaları-

mıza. Dünya tarihi, siyaset bilimi, iktisat, fıkıh veya İslam düşünce tarihi gibi alanlarda gerçek-

leştirdiğimiz bireysel veya kolektif çalışmaları geniş anlamda hukuk tanımının içinde görüyo-

ruz. Bu aynı zamanda çalışma alanlarımızı durağanlıktan kurtaran bir neticeye de yol açmıştır.

Ekolleşmenin bir başka neticesi ise çalışmamızı hukuk dünyasında sivil bir dayanak alanı/

başvuru noktası haline getirmesi olmuştur. Hepimiz hukuk camiasının farklı alanlarında çalışı-

yoruz ve bizzat müşahede ediyoruz ki Genç Hukukçular dışında belli bir disiplinle çalışan baş-

kaca hukuk platformlarına henüz şahit olamadık. Bundan dolayı, akademik mütalaalar hariç 

olmak üzere, toplumun hukuksal taleplerinin karşılık bulacağı, tartışılacağı ve çözüme işaret 

edileceği sivil yapılara, Genç Hukukçular Hukuk Okumaları Grubu benzerlerine ihtiyaç vardır. 

Bizler  ancak  oluşturduğumuz  ekoldeki  ortak  dil  ile  bu  talepleri  karşılayabilmekteyiz.  Bu 

ortak  dilin  tahkim  edilmesi  amacıyla  son  zamanlarda  çalışmalarımızın  raporlarını  da  aktar-

maktayız. Temel kavramlarımıza ilişkin olanlar başta olmak üzere toplum hayatında son dere-

ce önem arz eden sosyal ve siyasi meselelere ilişkin çalışmalarımızın ana temasının yer aldığı 

raporlarımız ilgili arkadaşlar tarafından tartışılarak kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Böylece bu 

raporlar sadece çalışma sahibi arkadaşımızın değil Genç Hukukçuların konu hakkındaki mani-

festosu niteliğini almaktadır. Alkol Raporu, Askeri Yargı Raporu, Sivil Toplum Raporu, Şemdin-

li Davası Raporu, Soma Raporu, Tahkim Raporu ve Şûra Raporu tam olarak bu hedefi gösteren 

raporlardır. Önümüzdeki dönemde yapacağımız çalışmaların yine bu amacın gerçekleştirilmesi 

hedefine yönelik olacağını buradan müjdelemiş olalım.

Yıllardır Genç Hukukçular Hukuk Okumaları Grubu’nun çalışmalarına her türlü kitap vb. 

basılı eserleri ile desteklerini esirgemeyen, BİRİKİMLER’imizin basım ve yayımında da emek-

leri geçen Mahya Yayıncılık kurucu ve yöneticilerine teşekkürü bir borç biliriz.

Son olarak İstanbul, Ankara ve Gaziantep’ten sonra bu sene Konya’da başlayacak çalışma-

larımızın hukuk dünyasına yeni bir soluk getirmesini temenni ederiz. Başta Muharrem Balcı 

ağabeyimiz  olmak  üzere  çalışmalara  emek  veren  tüm  arkadaşlarımıza  teşekkür  eder,  önden 

gidenlerimizi rahmetle yadederiz. 

Hakkı ayakta tutma duasıyla..

İbrahim Hakkı BEYAZIT


9

Minerva’nın Baykuşu Nerede Uçar?

B

ilimsel çalışmanın yalnızca okullarda veya okullarca yapılması, hayli zamandır aşıl-



mış bir durumdur. Dünyada bazı vakıflar, kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları da ken-

di imkânları ölçüsünde bazı eğitim, bu arada akademik çalışmalar yapıyorlar veya-

hut onlara zemin hazırlıyorlar, destek oluyorlar. Ülkemizde ise, okul dışı bilimsel çalışmaların 

gelişmiş olduğu söylenemez. Buradaki “okul” kelimesini, daha sınırlı bir anlama sahip olan 

“akademi” gibi, “üniversite” gibi kavramlarla da değiştirmek mümkündür. Bununla birlikte, 

son 15-20 senede, bunun, kimi başarılı örneklerini görmek sevindirici olduğu kadar ilerisi için 

ümit vericidir de!

Hukuk eğitimi de, son yıllarda sayısı hızla artan, ihtiyaçtan fazla açılan hukuk fakültelerin-

de sürdürülmeye çalışılmaktadır. Yeterli altyapısı olmayan, yeterli nitelik ve nicelikte öğretim 

kadrosu bulunmayan hukuk fakültelerinde yapılan eğitim, öğrenciye ancak temel bir bilgi ka-

zandırabilir. Bunun yanında öğrenci “öğrenici” değilse, talebe “talep etmiyorsa”, yahut ona bu 

nitelikler kazandıralamamışsa, bir de fakültelerin yeterli altyapısı bulunmuyorsa, nitelikli ve 

yetkin hukukçuların yetiştirilmesi doğal olarak kolay olmayacaktır. Bu sebeple, formel (resmi) 

eğitim dışında informel (gayriresmi) eğitimin önemi ve gereği burada devreye girmek gerek-

mektedir. Resmi eğitimin yetişemediği yerlerde, onun bıraktığı boşluğu, eksikliği gayriresmi 

eğitimin doldurması, tamamlaması, geliştirmesi, ileriye götürmesi beklenmektedir. Hatta bu, 

çok önemli bir ihtiyaç haline gelmektedir.

Cumhuriyet devrinde hep bir hukuk ve adalet sorunu olmuştu ama son on yılda tanık ol-

duğumuz kapsamda ve nitelikte değildi! Kabaca son on yılda yaşadığımız hadiseler, hukukun 

nasıl  kolayca  siyasetin  aracı  haline  getirilebildiğini,  adaleti  gerçekleştirmekten  ziyade,  nasıl 

adaletsizlik ürettiğini, ana maksadını kaybederek nasıl siyasi ereklerin gerçekleştirilmesi için 

kullanıldığını  –umarım-,  herkese  ibretle  göstermiştir.  Bize  de  göstermiştir.  Eğer  bu  cereyan 

edenlerden ibret almamışsak, bu hukuksuzlukların gelecekte de aynı şekilde devam edeceğini 

söylemek kehanet olmayacaktır. Hukuk mesleği mensupları olarak bizim de, bu arada, olan 

bitenlerden sorumlu olduğumuz gerçeğini hatırlatmak isterim!

Hukukçu aynı zamanda, hukuk devletini hâkim kılmak gayesiyle, gerektiğinde idarecileri 

ve toplumu uyararak, yanlışlarını göstererek, yapılması gerekenleri önererek, eksikliklerini ya-

pıcı bir şekilde gündeme taşıyarak, “yönetene yardımcı” olmalıdır.

Bir ülkede iyi işleyen bir hukuk sistemi yoksa Tanzimat Fermanı’nda da vurgulandığı gibi, o 

ülkenin hiçbir vatandaşı kendisini emniyette hissedemeyeceği bilinen bir olgudur. Hissedeme-

yeceği için de mutsuz olur. Mutsuzluk herşeye sirayet eder ve sonunda hastalıklı bir topluma 

dönüşür. Dolayısıyla, öyle bir hukuk sistemi kurulsun ki, onda herkes kendini güvencede his-

setsin. Orwell’ın “Hayvan Çiftliği”nde olduğu gibi bazıları “daha eşit” olmasın! Hukuk, belli 

kişileri veya kişi guruplarını korumasın, herkesin derdine deva olsun. Hâkim vicdanına göre 

karar verebilsin. Herhangi bir hukuk dışı sistemin tutsaklığında olmasın; başta hükümet olmak 

Takdim


Genç Hukukçular Hukuk Okumaları

10

üzere her türlü iktidar odağından baskılara karşı da dik durabilecek bir güvence sisteminin için-



de bulunsun.

Yukarıda  da  kısaca  değinildiği  gibi  böyle  olabilmesi  için,  sistemin  iyi  tasarlanmış  olması 

yanında, hukukçunun da iyi yetiş(tiril)mesi gerekir. Hukukçunun iyi yetişmesinin yolu oku-

maktan, düşünmekten, araştırmaktan, sorgulamaktan, müzakere etmekten, tartışmaktan geç-

mektedir. Bu bakımdan “Birikimler”in arkasındaki heyecan verici çalışmaları bilen biri olarak 

bu ciltte ortaya konan “birikimler”in ülkemizin muhtelif hukuki sorunlarını deştiğini, sorular 

sorduğunu, tartışmaya açtığını, kıymetli çözüm önerileri getirdiğini biliyorum. 

Ortak iyiyi elde etmek için bir “başkası”nın emeği, çalışması, iyiliği yeterli değildir;  “ortak 

iyiliğe”  ulaşmak,  ancak  benim,  senin,  onun  da  emek  vermesiyle,  mücadele  etmesiyle  müm-

kündür.  İnsan,  mevcut  durumu  hiçbir  koşulda  beğenmemek  gibi  bir  sorumluluk  altındadır. 

Aslında tabiatı da böyledir. Beğendiniz takdirde geliştirme imkânını kullanmamış; değiştirme, 

olgunlaştırma,  mükemmelleştirmeden  vazgeçmiş  olursunuz.  Eğer  yalnızca  şikâyet  etmekle 

yetinilirse, hiçbir değişme ve iyileşme de beklenmemelidir. Hukuk içinde, hukuk imkânlarını 

kullanarak mücadele etmek insanları iyileştirebileceği gibi, sağlıklı kılacağı gibi, toplumları da 

iyileştirir ve sağlıklı kılar.

2003 yılında ilkini çıkardıktan sonra bugün beşinci derleme kitabını hazırlayan Av. Muhar-

rem Balcı’nın “Genç Hukukçular Akademisi” diye tavsif edebileceğim hukukçular topluluğu, 

hukukun pratik hayatının içinden gelerek, oradaki gerçek problemleri tespit ederek ve irde-

leyerek, hukuk kültürümüze önemli bir katkı yapmaktadır. Genç Hukukçular Topluluğunda 

öğrenilenlerin uygulamayı zenginleştireceğini, öğrenmenin burada bırakılmayacağını, bir ha-

yat tarzı olarak içselleştirildiğini, adaletsizliğe karşı adaletten yana tutum alacağına inanarak, 

büyük emeklerle meydana gelen bu “Birikimler”in de ilgiyle ve dikkatle okunacağını umarım.

“Birikimler”de hukukun birçok alanıyla ilgili çalışmalar bulunuyor. Bunlar içinde İslam hu-

kuku ve hukuk tarihimizin çeşitli konuları da yer almaktadır. Burada, İslam hukukunda yargı 

ahlakı konularının, Ebu Hanife ve Ahmed ibn Hanbel’in “yönetenler”e karşı övündüğümüz 

tutumlarının da ele alınması yararlı, öğretici ve işlevsel olurdu. Genel olarak Şark devlet an-

layışının bir ürünü olan “siyasetnameler” geleneği de çeşitli açılardan “Genç Hukukçular”ın 

gündemine girse faydalı olabilir.

*

Bilgelik olarak tercüme edilen Minerva’nın Baykuşu, uçuşuna ilkin alacakaranlığın çöküşü 



ile başlar, diyen filozof (G. Hegel, Tüze Felsefesi, çev. A. Yardımlı, İdea Yayınevi, İstanbul 2013, 

s. 26) haklıdır. İşlerin en kötü seyrettiği yerde çözüm de ortaya çıkmak zorundadır.

Prof. Dr. Fethi GEDİKLİ


11

Giriş

Çoğunlukla  Mecelle-i  Ahkâm-ı  Adliyye’-

nin Mukaddimesinin ikinci makalesinde kısa 

ve  öz  hukuk  ilkeleri  olarak  doksan  dokuz 

maddede  zikredilen  haliyle  gündemimize 

gelen küllî kâideler esasen Hicri 4. Yüzyıldan 

itibaren  ortaya  çıkmıştır  denilebilir.  İslâm 

Hukuku’nun  hatta  Hukukun  Genel  İlkeleri

1

 

olarak da ele alınabilecek bu kâideler Kur’an, 



Sünnet ve ilk dönem fıkıh eserlerinde de Me-

celle’deki gibi kanonik bir formatta sunulma-

sa bile mevcuttur.

Mezhebi  birikimin  geriye  dönük  ilkesel 

yöntemle okunması sonucu elde edilen küllî 

kâideler  ilerleyen  yüzyıllarda  Kavâid  eserle-

rinde  inceleme  konusu  yapılarak  daha  ciddi 

ve sistematik bir şekilde işlenmiş olup fıkhın 

fer’i meselelerinden ziyade fıkıh ilminin teo-

rik ve ilkesel yönünü esas almıştır.

2

 Küllî Kâi-



deler, Füru-ı fıkıh sahasını teşkil eden on bin-

lerce  meselenin  incelenerek  bu  meselelerden 

birbirine  benzeyenlerin  aynı  başlık  altında 

toplanması suretiyle meydana getirilmiştir.

3

Küllî Kâidelerin Kavâid eserlerinde müs-



takil  olarak  bir  araya  getirilmesi  çabaları  4. 

Yüzyılın  başlarında  Bağdat  merkezli  Hanefi 

Fakihlerini işaret etmekte olup bu çerçevede 

Kerhî,  Cessas,  Debusî,  Pezdevî,  Serahsî  gibi 

fakihler önemli role sahiptir. İslâm Hukuku-

nun  meseleci  bir  hukuk  sistemi  olmasının 

da  etkisiyle  4.  Yüzyıla  gelindiğinde  mezhep 

imamları  ve  takipçileri  tarafından  verilen 

1] Cengiz İLHAN, Hukukun Doksan Dokuz İlkesi, s. XXII.

2]  Necmettin  KIZILKAYA,  Hanefî  Mezhebi  Bağlamında  İs-



lâm Hukukunda Küllî Kâideler, s. 21.

3] Ahmet ŞİMŞİRGİL; Ekrem Buğra Ekinci, Ahmed Cevdet 



Paşa ve Mecelle, s. 72.

binlerce  fetvanın  sistematize  edilerek  tasnif 

edilmesi  ihtiyacı  hâsıl  olmuş,  çoğalan  fetva-

ları belli esaslar altında toplama ihtiyacı ken-

disini  dayatmıştır.  İlk  Hanefi  usulcülerinden 

Kerhî’nin  başlattığı  gelenek  temelde  binlerce 

meseleyi  ezberlemenin  imkânsızlığı  karşısın-

da genel hükümlerin tespiti zaruretine dayan-

maktadır.

4

Bu  çalışmada  Kavâid  kelimesinin  sözlük 



ve ıstılahî anlamı verilerek külli kâidelerin ne 

ifade ettiği, bu kâidelerin fıkhi hükümlerden 

farkı  ile  istisnalarının  varlığının  küllîlik  vas-

fıyla çelişip çelişmediği; Külli Kaidelerin kay-

nakları; bu Kâidelerin önemi ve hukuk man-

tığı  ve  düşüncesi  açısından  gereği  başlıkları 

incelendikten  sonra  öne  çıkan  külli  kâideler 

ele alınacaktır.

Çalışmada devamla Mecelle’nin Hazırlanı-

şı ve Mecelle’yi doğuran sebepler ele alındık-

tan sonra Mecelle’nin niteliklerine ve İçerdiği 

Küllî  Kâidelere  yer  verilerek  çalışma  sonlan-

dırılacaktır. Bu çalışmada Mecelle’nin içerdiği 

doksan  dokuz  maddenin  tamamı  değil  Prof. 

Dr.  Mustafa  Ahmed  ez-Zerkâ’nın  ana  kâide 

olarak tasnif ettiği 40 Kâide aynen verilecektir.

Mecelle’nin  içerdiği  Külli  Kâideler  ve  bu 

Kâidelerin  analizi  ayrıca  başka  bir  makale-

mizde Prof. Dr. Mustafa Ahmed ez-Zerkâ ve 

Ord. Prof. Dr. Mustafa Reşit Belgesay’ın siste-

matikleri üzerinden incelenecektir.




Поделитесь с Вашими друзьями:
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   130


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə