Hali bakim onarimi eğİTİm notlari hali hakkinda genel biLGİ halinin tanimi ve tariHÇESİ



Yüklə 1.08 Mb.
tarix23.06.2017
ölçüsü1.08 Mb.

HALI BAKIM ONARIMI EĞİTİM NOTLARI

HALI HAKKINDA GENEL BİLGİ

  1. HALININ TANIMI VE TARİHÇESİ


Tanımı:

Atkılarının atılmasından sonra (arka iplikleri) üzerine desene göre istenilen hav yüksekliğinde iplerin geçirilerek düğümlenmesi ile yapılan ev içinde ve genellikle yer örtüsü olarak kullanılan eşyadır.

Bazı evlerde de duvarda görülür.
Halının kökü Anadolu Selçuklu Devleti'nden gelmiştir.
Kilimle halı bir birinden farklıdır: Kilim ince bir halı tipidir.
Tarihçesi:

Dünyada bilinen ilk halılar Orta Asya'da Türkler tarafından dokunmuştur. Bu halıların günümüze kadar ulaşabilmiş en eski örneğinin MÖ 6-5. yüzyıllarda yapılmış olduğu ve halen Leningrad Müzesi'nde saklandığı bilinmektedir. 


İhtiyaçları arttıkça, ihtiyaçlarına uygun post bulamadıkları için, post taklidi yaygılar ürettiler. Zamanla sevdiklerini de desenleştirerek, bugünkü halının kaba örneklerine ulaştılar. Kısaca halı insanoğlunun doğaya karşı ve doğayı kendine uydurma mücadelesinin ilk ürünlerindendir.
Günümüze kadar gelen halı, yaşantımıza ekonomik, sosyal ve kültürel olarak önemli bir yer tutar. Gerek Türklerdeki, gerekse doğu ülkelerindeki ev dekorasyonundaki başlıca unsur halı ve kilimdir.
Günümüzde modern teknolojinin sınırsız avantajlarını kullanan halı sektörü kendini sürekli yenilemektedir. Her yıl yeni trendlerin, kalitelerin ortaya çıktığı halı sektörü yaratıcılığın sınırlarını zorlamaya devam etmektedir.
HALILAR VE MUHTELİF KİLİM DOKUMALAR BEŞ TEMEL MADDEDEN ÜRETİLMEKTEDİR;

  • KOYUNYÜNÜ, Yün, halı üretiminde bilinen en nitelikli elyaf olup halı elyaflarının karşılaştırılmasında bir standart oluşturmaktadır.

  • KEÇİ TÜYÜ, Bu elyaflar sıklıkla yapay ipek ve yünle karıştırılarak kullanılır. Keçi tüyü yalnızca talan dokuması için kullanılır ancak el dokuması için nadiren kullanılır.

  • PAMUK, Halı üretiminde, pamuk genel olarak yalnızca atkı ve çözgü için kullanılır. Bazen farklı malzemelerle karıştırılır. Örneğin; çözgü için ipek, atkı için ise pamuk kullanılabilir. Böylece dokuma muazzam bir güç ve dayanıklılık kazanır.

  • FLOŞ

  • İPEK, Lüks bir elyaf çeşidi olan ipek, el dokuma halı ve kilimlerde kullanılır.



  1. KİLİM VE HALI DOKUMADA KULLANILAN İPLİK ÇEŞİTLERİ VE KALİTELERİ

İplik halının özüdür, her iplik türü halıya farklı bir yapı ve renk zenginliği katar. Her ipliğin kendine has özelliği vardır ve ipliklerin kendilerine has özelliklerini en iyi şekilde sergileyebilmeleri için doğru alana göre seçim yapmak gerekir.
2.1. İplik Seçimi
HALIDA KULLANILAN İPLİK TÜRLERİNİN KALİTESİ VE DEZAVANTAJLARI


İPLİK TÜRÜ

İPLİK KALİTE ÖZELLİKLERİ

DEZAVANTAJI


YÜN İPLİKLER

  • Doğaldır.

  • Dayanıklı, uzun ömürlüdür, özellikle trafik (kullanım yoğun) bölgeler için en idealidir

  • Keçeleşme, aşınma, iz yapmaya ve kirlenmeye karşı dayanıklıdır.

  • Yumuşak ve dolgundur. Lüks görünümdedir.

  • Doğal yalıtım sağlar.

  • Aleve karşı dirençlidir.

  • Diğer iplik cinslerinden daha pahalıdır

  • Temizliği daha fazla özen gerektir.

  • Alerji riski taşır.

  • Üretici 'güve yemez kimyasalı' kullanmak zorundadır.

  • Tüylenme riski vardır. Bu sorunun giderilmesi için bir süre vakumlanması gerekir.


AKRİLİK İPLİKLER

  • Sentetikler içerisinde fiziksel olarak yüne en yakın olan iplik cinsidir.

  • Yün yumuşaklığı ve dolgunluğundadır.

  • Dayanıklı ve uzun ömürlüdür.

  • Yüne göre daha uygun fiyatlıdır.

  • Keçelenme, aşınma, iz yapmaya, kirlenme, küflenme rutubete ve güvelenmeye karşı dayanıklıdır.

  • Az leke tutar ve temizlenmesi kolaydır.

  • Nemi az çeker. Islak zeminlere uygundur.

  • Güneş ışınlarına karşı dayanıklılığı yüksektir.

  • Sentetiktir.

  • Alerji riski taşır.

  • Tüylenme riski vardır.

Bu sorunun giderilmesi için bir süre vakumlanması gerekir.


POLYPROPİLEN İPLİKLER

  • İplik cinsleri arasında en ucuz olanıdır.

  • Tüylenme, aşınma, kirlenme, küflenme, rutubet ve güvelenmeye karşı dayanıklıdır.

  • Az leke tutar ve temizlenmesi kolaydır.

  • Güneş ışınlarına karşı dayanıklılığı yüksektir.

  • Sentetiktir.

  • Az dayanıklı ve kısa ömürlüdür.

  • Çabuk keçelenir.

  • Isıya karşı dayanıksızdır.

  • Aşınan bölümler yanık görüntüsü verir.

POLYESTER İPLİKLER

  • Orta ağırlıklı, uzun ömürlü ve esnektir.

  • Olağanüstü yumuşaklık ve renk netliği vardır.

  • Temizlemesi kolaydır, ayrıca lekeye ve solmaya karşı doğal olarak dirençlidir

  • Sentetiktir.

  • Pilling (boncuklanma) problemi sıkça görülür.

  • Statik elektriklenme yüksektir.

  • Nem alma değeri düşük olduğundan leke ve kirlerin temizlenmesi için, su ve deterjanın elyaf içine nüfuz etmesi zordur.

POLYAMİD İPLİKLER

  • Dayanıklı ve uzun ömürlüdür.

  • Keçeleşme, tüylenme, aşınma, iz yapmaya, kirlenme, küflenme, rutubet ve güvelenmeye karşı dayanıklıdır.

  • Az leke tutar ve temizlenmesi kolaydır.




  • Sentetiktir.

  • Yüksek fiyatlıdır.

  • Yüksek fiyatı ve parlak yapısından dolayı dokuma halılarda pek kullanılmaz tufting (duvardan duvara) halılarda yaygındır

Yünün kalitesi

  • İklime,

  • Koyunun türüne,

  • Kırpma mevsimine ve

  • Kırpma zamanına göre

Değişmektedir.



3. BOYAMA

3.1. MORDANLAMA

Bitki boyacılığında renkleri sabitleme maddesi olarak kullanılan ve genellikle değişik renkler elde etmeye yarayan yardımcı maddelere mordan denir.


Liflerin emme kabiliyetini arttıran mordanlar, boyanın lifler üzerinde tutunmasını sağlayan, şap, soda, sodyum sülfat, sodyum karbonat, bakır sülfat, alüminyum sülfat, çeşitli metal oksitleri gibi maddelerdir.

Bu maddeler aynı zamanda boyanın renk tonlarına da etki eder.


Boyamada kullanılan mordanın miktarı rengi etkileyen önemli bir faktördür.
Her boya bitkisi mordanlama gerektirmez. Mordan gerektiren boyalara, mordanlı boyalar denir. Mordanlar boyanacak malzemeyi boya alacak duruma getirerek önemli rol oynarlar.
3.1.1.Mordan maddesi çeşitleri
Şap: Anadolu’da geleneksel yün boyamacılığında en çok ve yaygın olarak kullanılan mordan maddesidir. Kolayca bulunabilmesi kullanım oranını arttırmıştır. İçinde yabancı madde bulunmaz sodaya benzer, renksiz kristaller halindedir. Bitkisel boyacılıkta özellikle köylerde mordan olarak en çok şap kullanılır.
Göztaşı: Bir çok boyar madde ile kahverengi yeşil, bazıları ile de ilginç olmayan koyu renkler verir.
Saçıkıbrıs: Boya yapan köylüler tarafından taş boya, karaboya olarak bilinen saçıkıbrısın kimyasal adı demir iki sülfattır. Bütün boyar maddelerden en koyu renklerin ve siyahların elde edilmesinde kullanılır. Sağladığı ışık haslığı çok yüksektir.
Dikromatlar: Kromla, sarı boyarmaddeler hardal renkleri, bazen de koyu pastel yeşiller elde edilir.
Krem tartar: Genellikle boya banyosundaki boyanın lif üzerine çekilmesini sağlar. Renklere parlaklık ve netlik verir.
Sodyum sülfat: Boya banyosundaki boyar maddenin tamamının yüne geçmesini sağlayan yardımcı maddedir.
Okzalik asit: Mordanlamada ve kırmızı renk tonları elde etmekte kullanılır.
Tartarik asit:

Asetik asit: Boya banyosunda boyanın lif üzerine çekilmesini ve rengin açılmasını sağlar.


3.1.2. Mordanlama İşlemi

Mordanlama 3 şekilde uygulanır



  • Boyama işleminden önce

  • Boyama sırasında

  • Boyama işleminden sonra

Yaygın olarak kullanılan yöntem ise ipleri önce mordanlama sonra boyamadır.



Dikkat: Tüm kimyasallar kullanılırken dikkatli olmalı; deri, göz ve solunum yolları korunmalıdır. Temas eden yerler bol su ile yıkanmalıdır.

Saklama: Serin ve kuru ortamda depolanmalı, güneş ışığından ve ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır.

3.1.2.1 İplik Seçimi

Yün dokumacılıkta en çok kullanılan iplik çeşididir. El dokumacılığında piyasada bulunan %100 akrilik veya yün ve akrilik karışımı iplikler kullanılmakta ise de sentetik iplerin kullanılması kalitenin düşmesine sebep olur.

El dokumasında yaygın olarak %100 yün, ipek ve pamuk kullanılması daha makbuldür.

El dokuma türleri olan; halı, kilim, zili, cicim, sumak gibi düz yer yaygılarında ağırlıklı olarak yün ipi tercih edilir.

Halıcılıkta ipek ve yün ipler kullanılır.

Bitkisel boyaların pamuk ipliğini boyama özelliği yüne göre düşüktür. Halı, kilim vb. dokumalarda doğal boyalarla renklendirilen iplikler kaliteyi artırmaktadır.


Bitkisel boyarmaddelerle renklendirilen iplikler evde ya da boyahanelerde boyanır.

Genellikle bitkisel boyalar ve sentetik boyalar kullanılmaktadır. Yün ipinin yaygın olarak kullanılmasının sebebi, evde beslenen koyunlardan elde edilmesinden kaynaklanmaktadır. Yün halılarda ve yer yaygılarında kalitenin yüksek olmasının sebebi, bitkisel boyalarla boyanmış yün iplerinin uzun yıllar solmadan kalmasıdır. Sentetik liflerle ve sentetik boyalarla yapılan dokumalar pek fazla tercih edilmemektedir. Dokumada kullanılan ipler çift bükümlü olmalıdır.


3.1.2.2. Mordanlama Maddesi Seçimi

Şap, sodyum sülfat, sodyum karbonat, soda, metal oksitleri, bakır sülfat ve alüminyum sülfat, sirke, kireç, sülfürik asit, göz taşı, tanen, çinko klorür, amonyak, tuz gibi maddeler boyanın lifler üzerinde sabitleşmesini sağlar; boyaların tonlarını etkiler. Boyama yapılırken mamul boyarmadde içinde mordanlı veya mordansız bir gece bekletilir.


Bitkilerden elde edilen boyalar kimyasal yapılarına göre sınıflara ayrılırlar.


  • Kimyasal yapılarına göre sınıflara ayrılması




  • Kimyasal reaksiyonlarına göre sınıflara ayrılması




  • Güneş altında renklerinin değişmesi bakımından sınıflara ayrılması

Dokumalarda, motiflerde kullanılan renkler çok önemlidir. Renkleri elde edebilmek için kullanılan tabii kök boyalarla birlikte çeşitli yabancı maddeler dokumaların uzun müddet parlak ve canlı kalmalarını sağlar. Kırmızı renk çok kullanılır. Kırmızı renk zenginlik, asalet sembolüdür. Kırmızı renkten sonra sarı, mavi, yeşil, siyah ve beyaz renkler de ağırlıklı olarak kullanılır.


3.1.3.3. Kaynatma İşlemi

Yün ipleri, boyanmadan önce 3-4 saat süreyle ılık suda ıslatılır. Daha sonra sudan çıkartılıp süzdürülüp boya banyosunun hazır olduğu kazana bırakılır. Boya bitkileri ile birlikte 1 saat içinde kaynama noktasına erişecek şekilde ateş yakılır.


Hafif ateş ile ortalama 1 saat süre ile ipler boya banyosunda ısı yardımıyla kaynatılır (Resim 1.13). İpler sık sık alt üst edilerek boyanın her yanına eşit şekilde dağılması sağlanır. Boyanan iplerin rengi boya bitkisinin az ya da çok oluşuna ve kaynama süresinin uzun ya da kısa oluşuna göre renk değiştirir. Suyun az ya da çok oluşu da renk tonunda önemli yer alır.

3.2.BOYAMA

3.2.1. Doğal Boyamada Kullanılan Kaplar ve Özellikleri


  • Kazanlar

Doğal boyamada genellikle bakır kazanlar kullanılır (Resim 2.1). Gün geçtikçe bakır kazanın maliyetinin artmasından dolayı alimünyum kazanlar tercih edilmektedir. Taşıması kolaydır ve hafiftir. Kalay problemi yoktur. Eğer imkân varsa çelik kazan kullanılması tercih edilir. Çelik kazanların boyalara etkisi yoktur. Bahçe ya da açık alanda yakılan odun ateşinde bitkisel boyalar hazırlanır. Kapalı ortamlarda ise tüp ya da elektrik ocağı kullanılır.


Boyaya etki etmeyecek maddelerden yapılan metal, emaye ve cam kaplar kullanılmalıdır.
Bir defada birkaç kilogram ip boyanması gerektiği için geniş ve 40 -50 lt su alabilecek kadar büyük olmalıdır. Taşınmasının kolay olması için kenarlarında kulpları bulunmalıdır. Kazanlar kapaklı olmalı, çünkü kaynama sırasında boya banyosu buharlaşıp uçmamalıdır.


  • Süzgeç

Mordanlama işleminden sonra ipleri sudan çıkartarak suyunu süzdürmek için kullanılır. Süzgeç kullanılmıyorsa büyük taşların üzerine koyarak da süzme işlemi yapılır.




  • Maşa

Boya banyosunun veya mordanlı suyun içinden ipleri tutup çıkartmak için kullanılır.





      1. Boya Çeşitleri

Dokumalarda kullanılan lif, iplik ve kumaşlara renk vermek, süslemek ve güzel bir görünüm kazandırmak için kullanılan renk veren maddelere boyarmadde, yapılan işleme de boyacılık denir.


Dokumacılıkta kullanılan lifler ve iplikler boyanarak (renklendirilerek), dayanıklılığı ve estetiği artırılır.



Resim 2.2: Kurutulmuş Bitkisel Boyalar



  • Organik boyalar

    • Doğal organik boyalar

      • Bitkisel (Resim 2.2)

      • Hayvansal

        • Suni organik boyalar

        • Sentez yoluyla elde edilen (sentetik boyalar)

Boya hazırlanırken boyalar dışında mordanlar, eritkenler ve diğer yardımcı maddelere ihtiyaç vardır.




  • Mordanlar : Bitki boyacılığında renkleri sabitleme maddesi olarak kullanılan ve genellikle değişik renkler elde etmeye yarayan yardımcı maddeler.




  • Diğer yardımcı maddeler: Boyanın daha parlak ve dayanıklı olması için asitler, bazlar, tuzlar kullanılır.




  • Eritkenler: Su çok önemli bir eritkendir. Boyama işleminde kireçsiz ve özellikle demirsiz su kullanılmalıdır.




Resim 2.3: Kuru bitkiler (Doğal Boyalar)

3.2.2. Doğal Boyalar

Bitki, hayvan ve topraktan elde edilen boyalardır. Doğal boyar maddeler doğal olarak bulunan maddelerden elde edilmektedir (Resim 2.3).


Doğal boyalar 3 ayrılır:


Madensel boyar maddeler
Toprak boyalarda veya mineral boyar maddeler de denir. Toprak boyalar diğer boyalarla karıştırılarak boyanır.
Hayvansal boyar maddeler
Hayvansal boyar maddeler kabuklu deniz hayvanları ve böceklerdir. Murex ve purpura gibi kabuklu deniz hayvanları çok kullanılır. Boya bu canlıların salgı bezlerinde bulunur, doğal hâlde soluk sarı renktedir. Güneş ışınlarından etkilenerek foto- kimyasal olay sonucu sarı- yeşil, yeşil, açık kırmızı, koyu kırmızı ve mora dönüşen renkler elde edilir.
Boyar madde olarak kullanılan bir böcek türü vardır. KOKİNELLA isimli bu böcek Meksika ve Qtemala’da yaşar. Cochenillifera isimli bitki üstünde yaşar ve onunla beslenir. Böcekten sağlanan boyada kromik asit rol oynar. Böceğin kanatsız olan dişileri bitkinin yaprakları üzerinde toplanır. Sıcak suda öldürülür. Güneş ışığında ya da fırında kurutulur ve kırmızı renk elde eldir.


Bitkisel boyar maddeler
Bitkisel boyar maddeler tabiatta var olan çiçek, yaprak, kök, gövde ve sap gibi bölümlerden elde edilir. Renk veren kısımları önceden bilinen bitkiler toplanıp kurutulup boyacılıkta kullanılır. Bitkisel ve hayvansal kaynaklardan elde edilen renk örneklerinden bazıları şunlardır:
Kırmızı (RUBIA TINTORIA)

Sarı (GENISTA TINTORIA)

Koyu mavi(ISOTIS TINTORIA and INDIGO FERETINTORIA)

Gri ve siyah (OVER LUS)

Kahverengi (JUNGLAND REGIA)

Kızıl (DACNYLOPUS)

3.2.3. Suni Organik (Sentetik) Boyalar
Maden kömürü katranın damıtılması sonucu oluşan hidrokarbonların aniline çevrilmesi sonucu elde edilir. Anilin esmer renkli bir sıvıdır. Anilin başka maddelerle birleşerek çok değişik renkler elde edilir. Kolay bulunması ve ucuz olması sebebiyle boyacılıkta çok kullanılmaktadır. Ancak çabuk solması ve parlaklığını uzun süre koruyamaması sebebi ile el dokumasında kaliteyi düşürdüğünden çok tercih edilmez.
Suni organik boyalar kendi içinde gruplara ayrılır.


  • Asit boyalar: Yün, ipek ve hayvansal liflerin boyanmasında birde jütün boyanmasında kullanılır.

  • Bazik boyalar: Pamuk, suni ipek ve diğer bitkisel liflerin boyanmasında (çoğunlukla tanenli mordan üzerine) seyrek olarakta yün ve ipeğin boyanmasında kullanılır.

  • Subsantif (doğru çeken ) boyalar: Pamuk, suni ipek, (asetat ipeği hariç ) diğer bitkisel liflerin, seyrek olarakta suni ipek ve karışık liflerin boyanmasında kullanılır.

  • Kükürt boyaları: Özellikle pamuk ve yapay ipeğin boyanmasında kullanılır. Lifleri koruyucu madde kullanarak boyamak mümkündür. Yünde bu boya çeşidi lifleri çürüttüğü için kullanılmaz.

  • Küp boyalar: Pamuk ve yapay ipeğin boyasında kullanılır.




  • Lif üzerinde oluşan boyalar:




        • Erimeyen azo boyaları: Pamuk ve yapay ipeğin boyanmasında kullanılır.

  • Anilin siyahı: Özellikle pamuklu liflerin boyanmasında kullanılır.




  • Mordanlı boyalar: Bu gruptaki boyalar lifleri metal oksitleri ve tuzları ile (mordanlar) boyarlar. Mordanlı boyalar pamuğun boyanmasında kullanılmazlar.

Yün ve ipeğin boyanmasında bu tip boyalar kullanılmaktadır. Doğal bitkisel boyalar da mordanlı boyalar grubuna girerler.




  • Asetat ipeği ve sentetik liflerin boyaları: Bu grup boyalar özel boyalardır. Bu boyaların kullanımı kolay ve ucuz olduğundan çok tutulmuş ve bitkisel boyaların yerini almıştır. Bitkisel boyalar kadar kalıcı ve parlaklığını uzun süre koruyamadıkları için çok kaliteli sayılmazlar. Renk zenginliği ve renk uyumu çok fazla sağlanamaz.

Antrasenden türeyen açık sarı kristaller hâlindeki alizarin boyaları sentetik boyaların en çok tanınadır. Alizarin boyalar değişik mordan maddeleri ile güzel kırmızı, mor ve esmer renkler verir.


Bu grupta İNDANTREN içerikli bir boya türü de vardır. Bu boyalar suya, ışığa ve tere karşı çok dayanıklıdır. Pamuk, keten, suni ipeğin boyanmasında çok elverişlidir. Yünlü liflerin boyanmasında kullanılmazlar.
3.2.4. İnorganik Boyalar
Doğal organik boyalar, doğada bulunan taş, toprak, maden ve bitkilerden boyar madde taşıyanlar bu gruba girer. Doğal hayvansal boyalar grubunda da meşe ve kaktüslerde yaşayan böcek ( cocus ilicis) ile bazı yumuşakçalardan elde edilen boyalar yer alır.
Renk çeşitliliği ve kolay bulunurluğu nedeniyle bitkilerden elde edilen boyalar daha fazla kullanılmaktadır. Bitkisel boyacılık dokumanın var oluşundan bu yana devam etmektedir. Türk el dokumacılığında bitkisel boyama çok eski zamanlardan beri kullanılmaktadır ve en etkili yöntem olarak da bilinir. Orta çağda dünya üzerindeki bitkisel boya ihtiyacını 2/3’nü ülkemiz karşılamış, ülkemiz için iyi bir ihraç maddesi olmuştur.
Genellikle boyar maddeler bitkilerin çiçek, yaprak, dal, gövde ve kabuklarından elde edilmektedir
3.2.5Hayvansal boyalar:
Hayvansal boyar maddeler kabuklu deniz hayvanları ve böceklerdir. Murex ve purpura gibi kabuklu deniz hayvanları çok kullanılır. Boya bu canlıların salgı bezlerinde bulunur, doğal hâlde soluk sarı renktedir. Güneş ışınlarından etkilenerek foto- kimyasal olay sonucu sarı- yeşil, yeşil, açık kırmızı, koyu kırmızı ve mora dönüşen renkler elde edilir.

3.3. Boya ve Su Oranı

Boyanacak maddenin ağırlığının 40-50 katı kadar ağırlıkta kireçsiz, demirsiz yumuşak su hazırlanmalıdır. Boyanın hazırlanması için çeşitli araç- gereçlere ihtiyaç vardır. Kazan, kepçe, süzgeç maşa gibi araç gereçler de hazır bulundurulmalıdır. 1 kg yün çilenin boyanması için 40- 50 litre suya ihtiyaç vardır.


Kullanılacak bitki miktarı, bitkinin yaş veya kuru olmasına göre ağırlık yönünden farklılık gösterir. 1 kg yün iplik için 1 kg kuru bitki kullanılır. Eğer bitki yaş ise 2-3 kg kullanılmalıdır. Ama daha net ve parlak bir boya elde edilmek istenirse boya miktarı arttırılabilir. Boya yapan kişilerde zamanla el ölçü ve oranını tespit ederek net boyama

sonuçları alabilirler (Resim 2.4).





Resim 2.4: İpleri Boya Banyosunda Boyama
Su oranı çok, boya bitkisi az olursa renk açık olur. Su az, iplik çok ve boya yeterince karıştırılıp boya banyosu hazırlanmazsa ipler alacalı olur. Boya bitkisi suya göre oran olarak fazla konursa çok koyu renkler elde edilir; fazla boya ve mordan maddesi iplerin ömrünü kısaltıp çürümelerine sebep olur.
3.3.1. Boya Banyosu Hazırlama


  • Boyaya etki etmeyecek kaplar seçilmelidir.

  • Boyanacak madde tartılarak ne tür lif olduğu tespit eldir.

  • Lifin cinsine göre boya, mordan ve yardımcı maddeler seçilir. Lifin miktarına göre hesaplanır ve tartılır.

  • Boya suda eriyorsa boyanacak liflerin ağırlığının 8-10 misli ağırlıkta su ( kireçsiz, demirsiz) hazırlanır. Boya kabının içine konur.

  • Boya banyosunun sıcaklığı ve boyama işleminin süresi saptanır.


3.3.2. İplerin Özelliğine Göre Boyama Şekilleri
Pamuk ve yün gibi lifler taraktan çıktıktan sonra kaba fitil veya tops hâlinde boya banyosuna batırılarak boyanır.
Fitil: Yünün kaba ince uzun gruplanması,
Tops: Taranmış yün grubu


  • İplik hâline getirilen lifler çile, bobin ve masuralar hâlinde boya banyosuna batırılır.




  • Dokumadan önce hangi cins olursa olsun çözgü ipleri boya banyosundan geçirilir.



  • Kumaşlar dokunduktan sonra da boyanabilir.




  • Sentetik lifler üretme başlıklarından geçirilmeden önce, sıvı kütle hâlinde iken boyanır, sonra iplik şekline dönüştürülür.



3.4. Kaynama Süresi
Boya banyosu hazırlandıktan sonra ateş hafif şekilde verilmelidir. Tüm boyanacak ipler ortalama 1 saat içinde boyayı üzerine çeker. Ateş 1 saat içinde kaynama noktasına erişecek şekilde ayarlı yakılmalıdır. Çok hızlı ya da kısık ateşte yapılan boya çok randıman sağlamaz.
Az kaynatılırsa renk açık tonlarda elde edilir. Uzun süre ocak üzerinde bekletilirse de renk istenilen tondan daha koyu hâl alabilir.
Ateş 1 saat sonunda kesilince kazanın kapağı kapalı olarak kendi hâlinde soğumaya bırakılmalıdır. Daha sonra bol soğuk su ile durulanıp gölge, havadar bir yerde kurutulmalıdır.
3.5. Kurutma Şekilleri
İpler boyandıktan sonra yumuşak su ile bol suda durulanır ve çileler halinde asılarak kurutulur. Açık havada ve gölgelik bir alanda kurutulması renklerin özelliğini yitirmemesi açısından önemlidir. Gerilen ipler üzerine atarak kurutulması en sağlıklısıdır. Yere sermek çile içindeki liflerin her yerinin aynı tonda -renk almamasına ve yere temas eden kısımlarının alacalı olmasına sebep olur.

3.6. Haslık

Çeşitli boyar maddelerden elde edilen bir rengin, fiziki ve kimyevi etkilere karşı göstermiş olduğu direncin derece olarak ifade edilişine haslık denir.

Doğal boyaların güneşe, suya, asitlere, bazlara, tere, ütüye, sürtünmeye, ağartmaya, kükürde karşı dayanıklılığı haslık deneylerinde ölçülür.

Bitkisel boyalarla boyanan yün liflerinden dokunan halı, kilim gibi dokumaların uzun yıllar solmaması istenir.

Bitkisel boyalar ile renklendirilen ipliklerle yapılan dokumalar üzerinden uzun yıllar geçse de solmazlıklarını korurlar.

Hatta kullandıkça renklerde parlaklık meydana gelir.


El dokuma sektöründe ve tekstilde boyaların kötü özellikleri bilinmeli önceden tedbir alınmalıdır. Mamullerin kullanılacakları yere göre isabetli şekilde boya seçilmelidir.

Haslık dereceleri ona göre ayarlanmalıdır.

Halı ve kilim gibi ürünlerde en etkili solma nedeni güneş ışığıdır.

Bu nedenle boyanan yün iplerinin “gün ışığına” karşı haslık dereceleri önemlidir.




  • Işık haslığı testi

  • Yıkama Haslığı

  • Asit Haslığı

  • Kükürt haslığı

  • Ağartma haslığı

  • Sürtünme haslığı



4. KİLİM DOKUMA TEKNİKLERİ

Kilim dokumada bir dizi farklı türde dokuma tezgahı ve dokuma tekniği bulunmakla birlikte konumuz itibari ile muhtelif türleri iki grup halinde sınıflandırabiliriz.

İlk grupta temel düz dokuma tekniği veya “kilim dokuma” (Resim 1) yer almaktadır. Kilimde motif belirli renkteki bir ipliği tasarlanan motifin belirli rengi sona erene dek dikey ipliklerin (çözgüler olarak bilinmektedir) üzerinden ve altından geçirip aynı yatay ipliği (ara atkılar olarak bilinmektedir) aynı yolda (bir sonraki sıra) aynı renkteki motifin kenarı boyunca döndürmek sureti ile oluşturulmaktadır. Bu işlem münferit motif tamamlanana kadar sürdürülmektedir. Daha sonra ilk motifin sona erdiği yerde bir sonraki motif başlamaktadır ancak iki iplik rengi hiçbir şekilde birleşmemekte ve bu sayede iki ayrı iplik arasında bir yarık oluşmasına yol açmaktadır. Daha sonra her bir renk bloğu bütün kilim tamamlanana kadar başarılı bir şekilde dokunmaktadır. Bu şekilde dokunmuş bir kilimi ışığa tuttuğunuzda iki motifin bir araya geldiği ancak birleşmediği yarığı kolayca görebilirsiniz.

http://www.siskoosman.com/siskoosmanyeniresimler/techniques/picture3.jpg(Resim 1) Kilim

İkinci grupta ise düz sarma veya brokar tekniklerini içeren yassı dokumalar bulunmaktadır. Çözgü ve ara atkı ipliklerine Cicim (Resim 2), Zili (Resim 3) veya Sumak (Resim 4 türlerinden hangisini dokumak istediğinize bağlı olarak çözgü ipliklerinin etrafına bir çok konfigürasyonda sarılan üçüncü bir iplik eklemek sureti ile bir motif yaratılmaktadır.

picture4


(Resim 2) Cicim

Cicim’de motifler genellikle dağınıktır ya da diziler halindedir, herhangi iki motif arasında hiçbir organik ilişki bulunmamaktadır ve Cicim motifleri ana zemin dokumasının (çözgü ve ara atkı) üzerine nakışla işlenmiş gibi görünmektedir.
http://www.siskoosman.com/siskoosmanyeniresimler/techniques/picture5.jpg (Resim 3) Zili

Zili’de zemin dokumasının tüm yüzeyi Zili’ye onu farklı kılan görünümünü vermek üzere dışarı fırlamış bir nevi sicim gibi, desen iplikleri ve dikey hatlarla kaplıdır.

http://www.siskoosman.com/siskoosmanyeniresimler/techniques/picture6.jpg (Resim 4) Sumak

Sumak’ta ise tüm yüzey normalde desen iplikleri ile kaplıdır. Bu üç teknik istenildiği taktirde tek bir kilim dokumada bir arada kullanılabilir.



5. HALI DOKUMA
Birden fazla katlanmış ve bükülmüş ipliklerin yan yana sıralanması ile meydana getirilen çözgünün her biri çift teline, ipek, yün gibi ipliklerden ilme yapılarak sıra oluşturulması ve enine iki sıra atkı atılıp sıkıştırılarak aynı yükseklikte veya yer yer farklı yükseklikte kabartmalı olarak kesilmiş havlı yüzlü dokumalara halı denir.
5.1.El Dokuma Halıları

El halısı dike yakın konumda çözgü ipliklerinden oluşan gergin tezgâhta desen oluşturmak üzere çözgü ipliklerine sırasıyla hav ipliklerinin çeşitli şekillerde düğümlenmesi ve çözgünün arasından geçirilen atkı ipliklerinin kirkit yardımıyla dokunun sıkıştırılmasıyla oluşmaktadır.





Resim 3,1: El dokuma halısı

5.1.1. Halı Yüzeyinin Bölümleri

Geleneksel Türk halı sanatında Pazırık halısının ve özel sipariş ile yaptırılan birkaç istisna halının dışında genellikle ebatlar dikdörtgen formundadır. Teknik açıdan bakıldığında ise bir el halısı ilmeli ve ilmesiz bölümler olarak ikiye ayrılır.


İlmesiz Bölümler


    • Saçak: En uç kısımda çözgü ipliklerinin serbest bırakıldığı kısımdır. Genellikle saçak uzunluğu 10 cm bırakılır.




    • Çiti: Halı kilimiyle saçak arasında halı kiliminin açılmasını önleyen zincir gibi çözgü ipliklerine sarılan kısımdır.



    • Halı Kilimi (Toprakçalık): El halısının ilmeklerinin başlangıç ve bitiş kısımlarında ilmeksiz dokunan bölümdür.



    • Kenar Örgüsü: İlmelerin dağılmaması için kenardaki 3-5 çözgüye toprakçalığın yanlardaki uzantısı olarak yapılan örgüdür. Kenar örgüsü, baş örgüsü, kıyı örmesi gibi adlarla da anılır.


İlmeli Bölümler


    • Bordür (Su): Halının kenarlarını çevreleyen, çerçeve görünümü veren ilmeli kısımdır.




    • Halıda bir büyük, iki küçük bordür olur.

    • Ancak ebadı büyük halılarda küçük bordür sayısı ikiden fazla olabilir.




    • Zemin: Bordürlerin içerisinde kalan kısım zemindir. Desen durumlarına göre farklı motiflerle doldurulur.


5.1.2. Halı dokuma işleminde kullanılan iki temel düğüm çeşidi bulunmaktadır.

1.Çift düğüm, Türk düğümü ya da Gördes düğümü (Resim 5) olarak adlandırılmakta ve doğal olarak, daha güçlü ve dayanıklı bir halının yaratılmasını sağlayan daha sıkı bir dokuma sunmaktadır.

Türk düğümü, iki çözgünün etrafına sarılan ve gevşek uçları çözgülerin arasından sıkıca geçirilen ipliktir.



http://www.siskoosman.com/siskoosmanyeniresimler/techniques/picture7.jpg(Resim 5) Çift Düğüm, Türk Düğümü veya Gördes Düğümü

2. Tek düğüm, İran düğümü ya da sene düğümü (Resim 6) olarak adlandırılmaktadır.

İran düğümü tek bir çözgü ipliğinin etrafına dolanıp diğer çözgünün etrafına gevşekçe sarılan ipliktir. Gevşek uçlardan biri iki çözgü arasından çekilirken diğer uç birleştirilen iki çözgünün dışına çıkar.

http://www.siskoosman.com/siskoosmanyeniresimler/techniques/picture8.jpg Resim 6) Tek Düğüm, İran Düğümü veya Sene Düğümü


El halıları bulundukları yörenin adıyla anılmaktadır.

Türkiye’deki el halıları;

Uşak halısı, Bergama halısı, Kula halısı, Gördes halısı, Konya halısı, Milas halısı, Niğde halısı, Kırşehir halısı, Hereke halısı, Sivas halısı, Kayseri halısı, Isparta halısı, Yörük halıları, Yahyalı halısı, Yağcı Bedir halısı, Lâdik halısı, Kars halısı, Döşeme altı halısı ve Karakeçili halısıdır.



5.2. El Dokuma Halılarda Kaliteyi Etkileyen Hususlar

Kalite; belirlenen şartlar altında ve belirlenen bir zaman süresi içinde istenilen fonksiyonları yerine getirebilme kabiliyetidir.
Bu bakımdan ürünün yapısal özellikleri önem sıralamasında ilk sıraya yerleşmektedir.
Üretimde tamamen el işçiliğinin ve becerinin hâkim olduğu el dokuması halılarda, desen, renk hammadde ve teknik açıdan kaliteyi etkileyebilecek pek çok unsur vardır. Bu unsurların tamamına dikkat edilmek zorundadır. Ayrıca yöresel halılarımızın tamamı yine bu unsurları içerdiği farklılıklardan çıkmıştır.

5.2.1. El Dokusu Halılarda Kaliteyi Etkileyen Hususlar Şunlardır;


  1. Hammaddeden Kaynaklanan Hatalar

  2. Dokuyucunun Kusurundan Kaynaklanan Hatalar

  3. Desenden Kaynaklanan Hatalar


1. Hammaddeden Kaynaklanan Hatalar

Halı kalitesine etki eden en önemli etkenlerin başında hammadde gelir. Dokuyucunun işçiliği ne kadar güzel olursa olsun, tezgah ne kadar hatasız olursa olsun, hammadde kalitesi bozuk olursa dokunan halı kısa zamanda özelliğini kaybedeceğinden bütün ihtimamlar boşa gider. Bu nedenledir ki hammaddenin kaliteli olması zorunludur.



  • Çözgü ipliği

  • İlmeklik iplikler

  • İnce (üst) atkı



2. Dokuyucunun Kusurundan Kaynaklanan Hatalar


  • İlmelerin el ile koparılması

  • Bıçağın ilmelere soldan sağa vurulması

  • Çözgünün avuç içerisinde toplanması

  • Sıra atlaması

  • Kirkitli halının her yerine aynı tempo ile vurmaması

  • Desendeki renklerin değiştirmesi

  • İlmeleri bir veya iki sırada kesmemesi

  • Halı tür ve cinsine göre, düğüm tekniğini tatbik etmemesi

  • Düğümlerin çözgüye oturmaması

  • Dokunan kısmın sarılmaması

  • Kenar örgüsünü alt atkı ile birlikte örmemesi

  • Alt atkıyı normal atmaması

  • İnce atkıyı normal atmaması

  • Kullandığı kirkiti iyi kullanmayışı ve korumayışı

  • Halı ebadına göre kıyı kolonu(toprakçalık)yapmaması

  • Halının düzgün dokunması için çizgi çizmemesi

  • Nemli ortamda halı dokuması



3. Desenden Kaynaklanan Hatalar

  • Desenin yapılışı esnasında, bordürle zemin deseninin hesaplanmasından kaynaklanan hatalar,

  • Rapor desenlerde bordürle zemin desen hesabı yapılmadan desenin başlatılması

  • Rapor desenlerde bordür ve zemin deseninin kovalamalı olarak dokunması gerekirken bunun tatbik edilmemesi

  • Desenin zemin ve çiçeklerinin koyu boyanmasından dolayı karelerinin çözülmemesi ve dokuyucunun deseni okuyamaması

  • Desen zemininin tam olarak boyanmaması

  • İmal edilen desenin ¼ ünün veya ½ sinin yapılmaması

  • Deseni parçalayıp yapıştırdıktan sonra her paftaya numara verilmemesi


      1. Halıcılıkta Kalite, Kalite Hesapları




    1. Halı Kriterleri

    2. Düğüm Sayımı

    3. Düğüm Sayım Grafiği


5.2.1. Halı Kriterleri

1 metre başına düşen dikey ve yatay yöndeki düğüm miktarı sayılır ve m2‘deki düğüm sıklığı belirlenir. Halı kalitesini belirlemede düğüm sıklığı en önemli kriterlerden biridir.

Halının genel görünümü, renklerin ahengi ve desenin dengesi halının yaşı ve genel durumu kadar önemlidir.
5.2.2. Düğüm Sayımı

Sayım yapmak için halının altından enine ve boyuna 10 cm’lik ölçü alınır. Yükseklik olarak, her bir yumru bir düğüm sayılır ama enine bakıldığında yalnız 90 derecelik yığınlar sayılır. Daha sonra sayımın sonucu 100 ile çarpılır ve böylece metre kareye düşen sıklık belirlenmiş olur. Tüm üretici ülkeler halı kalite bildirilerinde onluk sistemi kullanmaz.


5.2.3. Düğüm Sayım Grafiği

Yukarıda da belirtildiği gibi, üretici ülkeler kaliteyi belirlemede farklı tanımlamalar kullanıyor.



5.2.3.4. Halıcılıkta Desen

  • Yapılması istenen halının, daha önceden düşünülerek kalitesine uygun olarak çizilmiş, milimetrik kareli kâğıtların renkli plan şeklinde hazırlanmış resimlerine denir.

  • Kareli kâğıtlar üzerinde her küçük kare, halıda bir düğümdür.

  • 1 dm2ye atılan düğüm sayısı halının kalitesini gösterir.


1. Kalitelerine Göre Desenler

  • Kare Kaliteli desenler: Bu desenlerde her 10 cm deki tel sayısı ile her 10 cm deki sıra sayısı bir birine eşittir.

  • Dikdörtgen Kaliteli Desenler: Her 10 cm deki tel sayısı ile her 10 cm deki sıra sayısı farklıdır.


2. Altın Kesim

  • Halıların eni ile boyu arasında belirli bir oran vardır.

  • Bu oran gözün en rahat bir şekilde görebildiği 2/3 oranıdır.

  • Halıcılıkta buna altın kesim denir.

  • Yani altın kesim oranına göre, halının en 2 metre ise boyu 3 metre olmalıdır.



5.2.3.5. Desen (Komposizyon) Çeşitleri

Motifler, deseni (kompozisyonu) iki sistemde oluşturur.


1. Serbest Kompozisyon

Kompozisyon yüzeyi herhangi bir rapor sistemiyle bölünemeyerek şekillerde uygulanır.



Örneğin: Portre, manzara, yazı vs.
Rapor Sistemleri


    • ½ Rapor: Genellikle mihraplı dokumlarda kullanıldığı için (mihraplı) olarak bilinir. Kompozisyonun ½’sini çizip renklendirmek yeterlidir.

Şekil 1: ½ Rapor



  • ¼ Rapor: Kompozisyonun ¼’ü ile dokumanın tamamı yapabiliyorsa tüm kompozisyonu çizmeye ve boyamaya gerek yoktur. Köşe göbek bir desen için desenin ¼ çizilmesi yeterlidir.

Şekil 2: ¼ Rapor


  • Tam Rapor: 1 raporun tekrarlarıyla kompozisyonunun tamamını oluşturmasıdır.

Raporda çizgiler aynı renkle farklı ise rapor renkleri de kapsayacak sayıda hazırlanır. Yatay ve dikey olarak çoğalabilen rapor sisteminde çizgi ve renk bütünlüğü varsa 1 rapor hazırlanması yeterli olabilir.

Şekil 3: Tam Rapor


  • Diyagonal Rapor: Halının düz kenarlarından birisine, aynı derecede açı yapacak şekilde çizilen ve birbirine paralel çizgiler üzerinde devam eden motiflerdir.






Поделитесь с Вашими друзьями:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©www.azkurs.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə